"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"

Öykü > Aşk ve Romantizm

olumsuz

Düşlerin En Güzeli / Yağmur Islaklığında

Dalgaların çarptığı yüreğini toparlıyordu kadın o sonsuz kumsalda… Hüzzam şarkıların nağmesiyle, dilinden dökülen sevda sözleri bağrında yankılanıyordu mehtabın. Gri kayalıklardan kopan rüzgar, kollarını kadının ince beline doladı. Hazanın hüznünü taktı boynuna mercan bir kolye gibi, gözlerini okşadı bakışlarıyla. Gülümsedi arzular, lakin uzaktı ufuklar. Sararıp solsa da hazanı, gül

olumlu

Mutfak Penceresindeki İri Gözlüm

Birkaç saatlik bölük pörçük uykuyla erkenden uyandım. Penceremi açtığımda farklı bir hava odamdaydı. Günlerden Cumartesiydi İşe de öğleden sonra üçte başlayacağıma sevindim. Yüzümü bile yıkamadan ev ahalisini uyandırmadan mutfağa yine fare kıvraklığında sessizce girdim. Karşı pencere yine aralıktı Gözüm dakikalarca orada belirecek küçük bir hareketi bekledi... Hareket olmayınca

üzgün

Sisli Bir Hayaldir Yaşanan

Gerçekler soğuktu ve üşüyordu kadının elleri. Saçlarına dolanırken sevda kokusu, terk edilmeyi öğreniyor mavi bulutlardan. Toprağın ve sonbaharın cesur kızı oluyor “Eylül”… Yanıp tutuşurken hüzünler, adaklar adıyor çocuksu sevinçlere… Düşlerine yanaşıyor, hazana dalaşıyor gül yaprakları. Gözlerinde bir damla yaş olurken özlem; ”Ben Eylül’üm” der genç kadın savrulan hırçın

üzgün

Uzaktan Bakacaktım

Sen bana birazcık bekle dersin,o cümleyi kullandığın anda anlarım göğsümdeki stepne yüreği,benden önce bir sevda uğramıştır limanına ve izlerini taşır iskelen.Sen o izleri silmeye çalışırsın bense sana yardım etmeye.Kabul etmezsin yardım teklifimi,sen etmedikçe uzar gider bekletilmişliğim.

olumlu

St. Antuan

Kişinin şehre katkısı diye bir şey var, yaşayınca anlıyor insan.

üzgün

Uykumda Sevemiyorum Seni

Bir tek uykumda sevemiyorum seni,gözümü açar açmaz resmini arıyorum yatağımda,önce alıp göğsüme basıyorum sonra sayısız buseler.Ayaklarım değiyor yere,iki ayağım birden;o an anlıyorum seni daha da sevebilmek daha da yaşatabilmek için hayata direnmişliğimi...Duvardaki saate takılıyor gözlerim;akrep kaçarken yelkovan kovalamakta,her altmış beş dakikada bir buluşmaları.O buluşmadaki hasretle sarılışları,akrebin başının yelkovanın

olumlu

Bu Mektupta Yazılmayanlar

Vakit çok geç oldu. Bu gecem eskidi ve sen eskimiş hiçbir şeye lâyık değilsin. Yalnız kalmadan önce son bir soruya cevap verecek misin: bu mektupta yazılamayanları da okuyabilecek misin?

üzgün

Mehtaplı Gecelerde

Sevgin yanan gönlüme su, gözlerin talihime pusu, özlemin severek yattığım ölüm uykusu oldu.
Şarkılar yemeğim, şiirler ekmeğim artık.
İçtim sabahlara kadar. Meyhane köşelerinde seni........

nostaljik

Kavusma

Gunes piril piril, var gucuyle yakiyor disariyi. Bembeyaz kumsala cikan salonun kapilari ardina kadar acik.Incecik perdeler, ilik sakin bir ruzgarla kah iceriye kah disariya saliniyor, misk kokularini tasiyorlar iceriye, belli belirsiz duyumsuyorum..

üzgün

Kendimi Kendime Muhtaç Edecek Kadar...

Gök gürlediğinde içime düşmezdi şimşeğin fotoğraf çeken görüntüsü ve toplanmazdı kara kara kümülüsler yüreğime,humus kokardı topraklarım el değmemişçesine,ne de çekerdim üşüyen ciğerlerime bir duman;keşke sen beni sevmeseydin ama ben seni sevdim,kendimi kendime muhtaç edecek kadar çok sevdim işte...

umutlu

Sultan ile Dilenci

"Seni seviyorum." dedi sultan.
"Ben seni öyle çok seviyorum ki.." dedi fakir genç.
"Biliyorum." dedi sultan. "Zaten bunca zaman bilmek için, senin beni gerçekten sevip sevmediğini bilmek için bekledim, öyle zordu ki seni beklemek, ama senin beni sevdiğinden emin olmalıydım."

Adalete Yolculuk

Otuz yedi yaşındaki Meryem, on dört yıllık eşi Tarık'la artık birbirini görmeden yaşar hale gelmiştir. İki çocuklarıyla kurdukları aile hayatında son altı aydır bir uzaklaşma yaşanmaktadır. Bir Pazar günü kaynanası Meryem'e beklenmedik bir haber vermek üzere gelir. Evlilikteki söylenmemiş sözler ve giderek derinleşen boşluk, Meryem'in hayatında yeni bir

karışık

Üvey Sevgili

Sonrasızlığa öncelik tanıyan eksik bir teşebbüs aşkımız.. Bir köprünün iki ayağı gibiyiz; bir araya gelsek, yıkım olur!

Başa Dön