Aşk Bencili
Askin yaz yagmuru gibi kisa,
Sonbahar yapragi gibi solmus olacaksa,
Gün kadar kisa,dün kadar uzak olacaksa,
Günes gibi batan,ay gibi sönen olacaksa bana,
Beni sevme.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Askin yaz yagmuru gibi kisa,
Sonbahar yapragi gibi solmus olacaksa,
Gün kadar kisa,dün kadar uzak olacaksa,
Günes gibi batan,ay gibi sönen olacaksa bana,
Beni sevme.
Sonra bir ara benimle aynı kaderi paylaşan kişinin kim olduğunu öğrenmek istedim. Kimsin? diye tekrar sordum. Adımı söyledi. Soyadımı söyledi.
"...sanki beni fark etmis, hatta basından beri orada oldugumu biliyormus gibi oldugum yere dönüyor. “Ne oldu? Ne var?” diyor. Cevap veremiyorum. Benim kendime sordugum soruları bu kez o bana soruyor. Hiç” diyorum. “Hic birsey olma
Böyle imiş hayat oyunu, zalim kurallı kara kaşlı bir siyah gelin, evlendiği gün dul kalan ve bu yüzden acımasız olan. Acımasız ve gaddar, bir ölüm eşliğinde izlermiş küçük yaratıkları......
Hayatla başbaşa kalmaktır amacım; beni saran kurgulu hayatın içinden sıyrılarak özü bulmak, denize yürekli
açılmaktır .. yakaladığım her karede.
İlk sigara sıla için yakılır, ikincisi sılada bekleyen yar için, üçüncüsü yakılamadan uyku bastırır... Sabah olduğunda yeni günün heyecanı kaplar benliğini, heyecanı gidermek için yakılır sigara bu kez de...
Hoparlörden cızırtılı bir ses yayılır ansızın:
İzmir'den Ankara'ya gitmekte olan Anadolu Turizm'in değerli yolcuları, Kula terminaline hoş geldiniz, kaptanınız yarım saat yemek ve ihtiyaç molası vermiştir. Çaylarınız şirketimizin ücretsiz ikramıdır.
Bu coğrafyanın tüm dokularını seviyorum. Travestisi ve fahişesiyle de dost olabilir; anarşisti ve komünistiyle de rakı içip yaşamı didikleyebilirim. Ne kadar çok renkle bezenirsem, o kadar çok ve verimli yaşayacağıma inanıyorum.
yaşlı insanları anlatmaya çalıştığım bir öyküyü sizinle paylaşmak istedim. " bir bayram sabahıydı. kalkmış üstüne yeni aldığı elbiselerini giymişti." bir bayramı yaşlılar nasıl geçirirler? nelerden mutlu olurlar? yazımda bunları aradım.
" Soguk bir odanın, ortamı ısıtmak için pembe renge boyanmıs duvarlarına yaslanmak zorunda kalacak olacagımı bile bile gitmek istiyorum. "
Rakip, atını yolladı filini korusun diye. Atın ise aklına gelmedi sormak:
-“bu seçim neye göre?”
-“Neden at?”
-“Neden fili korumak?”
Durdu ve ayağa kalktı. Gözlerimin özetini hikayelerimden çaldığımı bilmeni isterim dedi. Tek kelimeliktir. Uzun bir hikaye dinlemediyseniz kaybetmişsinizdir demektir dedi ve yürümeye başladı
bir zaman önce yazdığım ama çok sevdiğim bir hikayeydi bu. hayatı bilmeyen birine hayatı anltamak gerekseydi neleri anlatırdım diye düşünürken çıkıveren bir hikaye...
Kerem Eksen