Tûrân mı Etmişsiniz Ağaz Pâşam Siz?şâhan Karac'oğlan'dan,hem Baz İstemişsiniz
Hâh pâşam sukûn,
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
Hâh pâşam sukûn,
Askin yaz yagmuru gibi kisa,
Sonbahar yapragi gibi solmus olacaksa,
Gün kadar kisa,dün kadar uzak olacaksa,
Günes gibi batan,ay gibi sönen olacaksa bana,
Beni sevme.
Eski siyah-beyaz bir fotoğrafın ardına gizlediği küçük çocuk hüznünü aradı, bir yanıyla eski, bir yanıyla yeni ışıklı gece şehrinin içinde. Uykusuzluğu yola çıktı ilkin bu arayışta.
İlk öykü denemem. Mekan ve insan arasındaki akrabalık bağı , somut mekanın insandaki yansıması ,insanın hafıza oyunu yada hafızanın insanla oynaması,hayatın boşluğu yada hayatın n boşluğunun ızdırabı
Bu yazı başka bir kişiyi anlatıyor gözükse de asıl kahramanı tam olarak benim. Edebi değeri vardır veya yoktur; çoktur veya azdır farketmez. Sonuçta bendir, benimdir...
kör kamil , eskişehir tarihinde özel bir yeri olan, bir çok nesil orada anılar yaşamış,anılarını aktarmış, mutluluklarını, mutsuzluklarını paylaşmışlardır.
Pink Martini çalan...Önce Latin çalarken, sonra caz, sonra da alçak gönüllü bir Japon ezgisi çalışıyor... “Kikuchiyo to Mohshimasu” ezginin adı...
Seni seviyormuyum bilmiyorum ama fotoğrafını sevmiyorum. Sevemedim. Ve sevmeyeceğim.
Gözleri sımsıkı bağlı. Elleri arkadan bağlanmış, tedirgin. Suratına güneş ışığının vurduğunun ayrımında, fakat o eski güzel güneşli günleri hatırlatmaktan çok uzakta bir anı yaşıyor o şu sıralar. Ve korku.
Yalnızlığını, idam mangasının tüfeklerinin çıka
“Otuzunu geçtikten sonra en zor iş yeni dostlar edinmek galiba.” diyor. Bir tek atıp ağzını ıslatıyor… “Ama ondan daha zoru sahip olduğun dostlukları koruyabilmek.” diye sözünü tamamlamam gerekiyormuş gibi hızla atlıyorum cüm
Farkli bi veletti basindan beri. Deli ederdi, sabirlarini sinardi adeta. Dedigi dedik oldu hep. Hep baskaldiridi, isyankardi. Dunyayi sevmiyorsa bu haliyle, pesetmege niyeti yoktu, degistirecekti. Denizi kaplara sigdirmak olur muydu. Keske olaydi, komsunun cocugu gibi olaydi da Denizi, ayrilmayaydi yanlarindan. Oturaydi dizini kirip, evleneydi de torun vereydi keske.
En kısa ve yazarken en çok keyif aldığım yazım olma özelliğinden başka bir özellik daha; içinde kadın yok...
yaşamı anlamılı kılan gözlemelerimizdir. göremeyen bir insanın ıstırabını yazarlardan başka kimse dile getiremez. bazen bir çocuğun minicik tebessümü bazen de acıyı gözlemler ve de duygu dünyamızda yoğurup okuyucuya sunarız.
Efkan, Neslihan benim kahramanlarım.Onlarla okuyucuya bir şeyler duyumsatmaya çalışıyorum."Küçük insanlar" diyebileceğim kahramanlarım ne yazık ki mutsuzlar.Bir de kızları var:Nisan.Bir aşk çocuğu Nisan.Ancak Efkan ile Neslihan'ın belki de tek ortaklığı a