Düş Kadını Gördü
Eski siyah-beyaz bir fotoğrafın ardına gizlediği küçük çocuk hüznünü aradı, bir yanıyla eski, bir yanıyla yeni ışıklı gece şehrinin içinde. Uykusuzluğu yola çıktı ilkin bu arayışta.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Eski siyah-beyaz bir fotoğrafın ardına gizlediği küçük çocuk hüznünü aradı, bir yanıyla eski, bir yanıyla yeni ışıklı gece şehrinin içinde. Uykusuzluğu yola çıktı ilkin bu arayışta.
Asla yaşayamayacağın ve imreneceğin sevdalar, nerelerde ve kimlere özgüler bir bilsen...
Bazen en yakin dostunuzdur, icinizde buyuttugunuz yalnizliginiz...
Kimse tarafından sevilememek ihtimalinin yarattığı bunalımla örttü üstünü ve uykuya daldı. Ama bu her zamanki uyku halinden daha farklıydı. Bilincinin açıklığını hissediyordu. Sadece bedeni sessizliğe gömülmüştü. Dışarıdan bakan biri uyuduğunu sanırdı. Ama içerideki kişi uyumadığını biliyordu.
Tam küçük bir sahil kasabasında uzun ve sıcak bir günün ardından kahve falına bakan kızı ve anlattığı sönmüş yıldızlara ait hikayeyi anımsamaya başlayacaktı ki, içi geçti ve drin bir uykuya daldı.
O gün hiç farketmediği şeyleri farketti Sezgin. Ama farkın farkında olan bir tek kendisiydi...
Takip edebilirsin yeniden güleceğim emin ol kardeş.Bu belki birkaç dakika sürebilir.Peki sabredebilir misin,beklemeye dayanabilir misin,bir delinin saçmalıklarını dinleyecek kadar cesaretli misin?Kendince elbette diyorsun ama kimse eremedi bu nihayete ve bil ki sen de eremeyeceksin belki de.Merhaba birader,merhaba kardeş,merhaba canan,yaren…ne kadar çok tanıdığım varmış bu yerde ve herkes merhaba
Mutfak kapısıyla, salonun kapısını ayıran duvarda kendimi enine boyuna verebildiğim bir ayna vardı. Yatak odasından salona giderken, koridorda tam karşımda, salondan mutfağa yürürken sağıma döndüğümde yanıbaşımda hep bakılmaya hazırdı.O aynaya baktım.
Bu yazı başka bir kişiyi anlatıyor gözükse de asıl kahramanı tam olarak benim. Edebi değeri vardır veya yoktur; çoktur veya azdır farketmez. Sonuçta bendir, benimdir...
Rakip, atını yolladı filini korusun diye. Atın ise aklına gelmedi sormak:
-“bu seçim neye göre?”
-“Neden at?”
-“Neden fili korumak?”
Evimizin çatısındaki bacaya yuva yapmış leylek ailesinin gökyüzünde helezonlar çizerek bana veda bile etmeden güneye kanat çırptıklarını gördüğümde gözlerim dolu dolu olur, ve içimi büsbütün kaplayan yalnızlığın verdiği sıkıntıyla yatağıma girip...
Uzaklar, özlem duyan sürgün yüreklerin sığınakları uzaklar. Uzak düşlere bir demir attın mı hüzün meyvelerini toplamaya başlarsın hemen. Uzaklar, hüzün getirirler sürgün yüreklere. Her yaşadığın şehri sürgün şehre döndürmek istersen eğer, uzakların şarabı
Her yer birbirinin bütünü gibi. Tamamlandığında daha da büyüyen bir bulmaca. Dar sokaklar, yine içimi boğarcasına üzerime geliyor. Yetilerimi her geçen gün kaybediyorum. Mukavemetim kırılıyor. Hava nedense daha da soğuyor. İnsanlar, gittikçe
" Soguk bir odanın, ortamı ısıtmak için pembe renge boyanmıs duvarlarına yaslanmak zorunda kalacak olacagımı bile bile gitmek istiyorum. "
Hayat yaşam değildir Bazen insan yaşarken de ölebilir Ümitler düş değil ümittir İnsan sadece sevmeyi bilir