Öykü > Bireysel
Kaşıntı
Ve yürürken son “engel”ine çarptı istemeden. Kafasını kaldırdı sinirli snirli. “Engel”iyle uzun uzadıya bakıştılar. “Engel”inin sıcak bakışları midesini bulandırdı. Küfretti içinden.
Sel
Evin kuzeyinde dalga dalga yükselen dağlar vardı... yemyeşil dağlar... koyu yeşilden maviye açılan kapı... kızıl çam ormanları... Ufukta yeşil dağların bittiği yerden başlayan masmavi gök yüzüne açılan kapı... Dağın kucağında sanki dünya cenneti...
Yağmurun Ayak İzleri
Uzun bir yürüyüş, içimde bir bunaltı. Yağmurun ayak sesleri geliyor. Susucu sesler içinde kaybolmak, bilmek gidişlerdeki boşluğu ve yalnızlıkla yağmurda bir başına kalmak. Yorgunum. Kendimi sisli bir Pazar sabahı ekmek almak için dışarı çıkmış, kaybolmuş
Güzel
..Senin tek cevabın ondadır, seni doğuracak olan odur, ve \[o da\] senin tek doğuracağındır.
Gece
Her çocuk gibi ben de çok korkardım yalnız gecelerden. Karın ağrılarıyla geçirdiğim, bitmek bilmeyen, uzun, karanlık gecelerden sadece birisi bu. Ne zaman annem odaya yatmaya gelir, işte o zaman ben uykuya kucak açardım sıcacık...
Hafıza
İlk öykü denemem. Mekan ve insan arasındaki akrabalık bağı , somut mekanın insandaki yansıması ,insanın hafıza oyunu yada hafızanın insanla oynaması,hayatın boşluğu yada hayatın n boşluğunun ızdırabı
Babaanne
Ah babaanne. Ne çok çektirdin bize. Hele anneme yaptıkların. Ne yaman kadınmışsın babaanne. Hani şu devlet gibi kadın dediklerinden. Gözlerini söylüyor herkes. Ben de çok korkardım onlardan. Kızdığın zaman bir bakışın yeterdi. Söze gerek yoktu...
Ah be Kaptan!
Kimliğini ve niceliğini sorgulayamadıkların kutsaldır zaten, nedenine ve nasılına hükmedemediklerin... Ve derinlik aslında dipsizliktir ya da en azından görünmeyen bir dip...
Esaret ve Hürriyet Üzerine Mütalâa
Hepsinden önemlisi “hürüz”. Hürriyetimizi kısıtlayacak herhangi bir baskı altında değiliz. Bağımsızız. Şüphesiz; esâreti tatmayan, hürriyetin kıymetini anlayamaz.” Turgay aynı kanaatte değildi. “Üç gündür kafa çekmiyorum...
Geri Dönüş Uykusu...
düşüncelere dalıyorum çoğu zaman. düşünmeyi seviyorum. çözümü bulmak için değil. nefes alırsın ama amacın yaşamak değildir mesela. onun gibi.
Devrimin Öksüz Anne ve Babaları
Devrim tüm kulakları tırmalarcasına yayılıyordu bütün gökyüzünebütün kulaklara ve kalblere
Krizli Yıllardı
Mehmet Akif’in dediği gibi, “Kim kazanmazsa bir ekmek parası/Dostunun yüz karası, düşmanının maskarası,’’ oluyor. İnsanın öz kardeşi bile böyle yaparsa, elin kızı terk etti diye eleştirmeye ne hakkımız var...
sonsuz yalnızlık
insanlar bazen yalnız kaldıklarını sanarlar, halbuki yalnızlıktan haberleri yoktur, çünkü gerçekten yalnız biri, kalabalığı bilemez.
Vapurlardan İnsan Manzaraları
istanbulda yaptığım vapur yolculuklarında gördüğüm insanların betimlemeleri.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20


