"Yazmak, bir yandan da dünyanın ne kadar aptal olduğunu kanıtlama çabasıdır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"

Öykü > Kent

olumsuz

Arabamı Verin Kardeşim!..

İçinden, ‘’Çok güzel bir gün olacak, bu gün dünden de iyi’’ diye geçirdi. Temel felsefesi oydu. Her gelen yeni günün bir önceki günden daha iyi olacağına inanırdı.

olumsuz

O Benim Babam

Annesi onu güneşin yaşam haykıran sabahında kaldırdı.
Oda bu güzel uykuyu hiç bozmak istemiyordu,yaşamı anlamayan benliği kendini sorgulama şansı bile vermiyordu,oda daha 10 yaşındaydı.

karamsar

Ünlü Yazarın Aşk ve Serüvenleri

“Vitrinlerde kitaplar. İmrenerek bakıyorum:
Bir gün benim de kitaplarım vitrinlerde olacak mı acaba?…
Yazar değilim ben; istesem de olamam. Her şeyden önce benim okumam yazmam yok.
Yazmayı bırakın, doğru düzgün konuşmayı bilmem ben. Düşünemem, muhakeme yapamam; hayat acemisiyim, ben hayatı bilmem ki…”

karamsar

Kuş Bakışı/bosna/4

İnsanlar yine yanılıyor!
Kuş bakışını yüksekten bakmak anlamıyla sınırlandırıyorlar.
Belki de bunu kasıtlı olarak böyle değerlendiriyorlardır diye düşünmeden edemiyorum.
Gerçi benim düşüncemin ne önemimi var!
Kimim ki ben?

Şükrün Sırrı

Elli yaşlarındaki Kamil Efendi, Kayseri'nin dar sokaklarında küçük bir bakkal işletiyor. Sabahtan akşama kadar çalışan, veresiye veren bu sevilen esnafın kimsenin bilmediği bir sırrı var. On beş yıl önce iflas etmek üzereyken şehrin tanınan iş insanı Mehmet Bey'in hayatına girişiyle başlayan, içinde taşıdığı bir borç hikâyesi...

karamsar

Mehmet Dede

Gerçek bir yaşam öyküsü Mehmet Dede. Doğumu belli değil. Tifliste doğmuş, Ardahan'ın Alagöz köyünde yaşamış. Köyden göç sevdasına onun çocuklarıda kapılmış. Uzun süre direnmiş köyünden göçmemek için. Sonunda Memmet Dede göçüp gelmiş İzmir'e. Alışamamış gecekonduda tutsak yaşamaya. Köyüne geri dönmek istemiş. Umursamamışlar. Kaldıramamış tutsak yaşamayı ve beyin kanaması

karışık

Kısmeti Kapalı Evler

elalemin dedikodularından kaçıp sığındığı bu odaları, çivi izleriyle dolu duvarlarını,
çarpık kapaklı mutfak dolaplarını,
eşikteki kırık mermeri,
şu anlamsız uzun koridoru bile çok seviyor.

olumsuz

Olaya Farklı Bakış

Başımıza gelen olayları nasıl değerlendiririz? Hepimiz kendi açımızdan bakarız, kendi kültürümüzle değerlendiririz. İşte böyle bir yazı.

üzgün

O Tepelerde

Tepede bulduğu düzlüğe çömelmiş, kıvrılmış bacaklarım yay gibi gerilse de zıplasam boşluğa doğru, gözlerimin önünde, karanlıkta ağlayan küçük çocuğa doğru... O ki hayatta herşeyi ama herşeyi yapabilirdi. O tepede otların üstüne sırtüstü uzanıp ihtişamlı bir geleceğin düşlerini görebilir, yaşadığı o dehşetli güzel günlerin tadına varabilirdi. Bense muhtemelen ömrümün

olumlu

Kandilli, Deniz ve Balıkçı...

Ufku kapatmış dar sokaklar, gözlerin takip etmekte zorlandığı caddeler, kornalar ve ağız bozmadan ilerleyemediğiniz yollara sırt dönüp hür havayı ciğerlere ilk solukta çekebildiğiniz bir yerdir orası. Rumeli Hisarı ile Anadolu yakasındaki kardeşini biri birine bağlayan İkinci Köprünün altından geçip Marmara’ya koşan akıntı; her saniye renklenen ve insana nasıl

üzgün

Kantin Güncesinin Son Harfleri

Okul koridorunun başındaki atık kağıt sepetini metecessin gözlerle karıştıran müstahdem bir dergi buldu."Türkü” yazıyordu üzerinde derginin.Temiz fakat sayfaları kopmuş geriye sadece başlığı “Kantin Güncesinin Son Harfleri” olan bir yazı kalmıştı.Müstahdem başka tarafları karıştırmayı bırakarak,ilgili gözlerle yazıyı okumaya başladı.

üzgün

Züppe

Bomboş...
Bazen biraz sevgiliydim eskiden. Alışık olmadığın mutluluğun olmuştum dönem dönem. Hep yanındaydım ama gizliden gizliden....

karışık

Çocuklar, Sınava Kaç Gün Kaldı?

Bayram, kendisi için bambaşka bir dünyanın kapılarını açacak olan müjdeden habersiz, son zille birlikte defterini, kitabını çantasına doldurdu. Neredeyse bir komandonun dağlarda gezerken sırtında taşıdığı kadar ağır olan çantasını omzuna atarak sallana sallana dolmuş durağına doğru yürüdü. Durakta kendilerini alacak servisi bekleyen diğer öğrencilerin aralarındaki konuşmaları duyduğu her

karamsar

Yıkım

Genç bir, adam kalabalığı yararak yaşlı kadının yanına geldiği anda yere çöktü. Hüngür hüngür ağlıyor bir yandan da

olumlu

İstanbul (Olmak Şehrinde Şey Olmak)

Hadi hep birlikte unutulmamak için, mutlu olmak için bu şehre ve bu yurdun insanlarına layık olmak için bu şehre hizmet etmeye var mısınız? Bu nu bir özür olarak da borçlu değimlisiniz? Şarkıların dediği gibi ‘Ah İstanbul! İstanbul olalı görmedi böyle bir keder’ sözleri bizi kışkırtsın!

Başa Dön