"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"

Öykü > Kent

Toprak ve Alev Arasında

Şehrin bitmeyen gürültüsü içinde, uykusuz gecelerin pençesinde kıvranan Meryem'in hikâyesi. Küçük dairesinin penceresinden dışarı bakarken, soğumuş çayı elinde, zihnini durduramayan genç kadın üç aydır düzgün uyuyamıyor. Annesi ise çözümü "hoca"da arıyor. Modern şehir hayatıyla geleneksel inançlar arasında sıkışmış bir ruhun sessiz çığlığı.

olumsuz

Derya Kuzusu

Biraz mizahi lisan katmaya çalıştığım, evvelinde Çanakkale'de yaşanan gerçek bir gemi kazasını temel alarak yazdığım öyküm...

nostaljik

Harmanlı

4 kuşak sonrasının bile sahiplendiği bir dağ köyü. Turkcell reklamındaki, yamaçtan görünen minare, karla kaplı yamaç. Orda bir köy var uzakta şarkısı. İşte benim köyüm...

heyecanlı

Tansiyoncu

Bir gün farkına vardı: İnsan en çok ihtiyaç duyduğu sürprizin ne olduğunu en iyi kendisi bilirdi. İşte o günden sonra karar verdi kendi hediyesini yapıp bir köşeye saklamaya ve sonra onu bulmaya.

Şükrün Sırrı

Elli yaşlarındaki Kamil Efendi, Kayseri'nin dar sokaklarında küçük bir bakkal işletiyor. Sabahtan akşama kadar çalışan, veresiye veren bu sevilen esnafın kimsenin bilmediği bir sırrı var. On beş yıl önce iflas etmek üzereyken şehrin tanınan iş insanı Mehmet Bey'in hayatına girişiyle başlayan, içinde taşıdığı bir borç hikâyesi...

nostaljik

Bir Tasvir Ya da Efsanenin Ölümü

Homojen tiplerin hüküm sürdüğü ve “fert”ten önce “grup”un geldiği “mahalle” denen yerleşim yerlerinde efsane olmak kolay iş değildir. Bir genç adam için bunun tek yolu vardır: delikanlı olmak. Burada delikanlılığı tanımlayacak ve bunun kurallarını öğretecek değilim. Ancak yine de açıklamak için söyleyeyim ki bu, köklü milletimizin ta Orta

Kayıp Ses

Elif, erken saatlerde uyanan genç bir kadının iç çatışmalarını anlatan etkileyici bir hikaye. İstanbul'da tek başına yaşayan Elif, sabah namazı kılmak için hazırlanırken zihninde dönen şarkı sözleriyle manevi huzuru arasında sıkışıp kalır. Konya'dan büyük şehre taşınmanın getirdiği yalnızlık ve kimlik arayışı, modern hayatla geleneksel değerler arasındaki dengeyi bulmaya

nostaljik

Müjdat Abi ve Bizim Mahalle

‘80’ler...
Bu satırları neden yazdığımı sormuştum kendi kendime. Belki de işim olmadığı günlerde, kasa başında can sıkıntısından yazmışımdır. Haydi çocuklar gayret, savsaklamak yok, satın birşeyler! Bu hafta ciromuz düşük kaldı, merkezden hesap soracaklar gene...

nostaljik

Lan İsmail!

Dışarıda yani sokağın dışında bu kadar korkunç ne olabilirdi ki, hiç anlam verememiştim. Tamam biz fakirdik. Başka insanların bize Çingene dediklerini de işitmiştim büyük ağabeylerden...

olumsuz

O Benim Babam

Annesi onu güneşin yaşam haykıran sabahında kaldırdı.
Oda bu güzel uykuyu hiç bozmak istemiyordu,yaşamı anlamayan benliği kendini sorgulama şansı bile vermiyordu,oda daha 10 yaşındaydı.

olumsuz

Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte!

Patronunuz kötü bir gün geçiriyorsa, olabildiğince alçak sesle ve yavaş yanıt verin. Ilımlı tonlarda konuşmak, sizi bir yetişkin gibi gösterirken, kavgacı patronunuzu çocuk yerine koyacaktır

olumlu

Sokağın Piyanisti

Kıyıdan biraz gerideki dar sokağın üç dört katlı, eski binalarında oturanlar genellikle birbirlerini tanıyan insanlardı. Aralarında burada doğup büyümüş olanlar bile vardı ki İstanbul gibi hareketli bir kent için bu pek de sık rastlanan bir durum değildi.

iyimser

Hata

Bir sabah Ekrem kalktı karısı yanında yatıyordu “herhalde erken uyandım” dedi yine gözlerini kapadı

olumlu

Dikiz Aynası

Ben on beş yıldır Ankara'da taksicilik yapmaktayım. Genelde geceleri çalışırım. Doğrusu işimi de çok seviyorum. İşim sayesinde bir çok heyecan verici veya tatlı maceralar yaşadım...

karamsar

Zorunlu Görev

Onu günlerdir takip ediyorum: gizliden ve açıktan, yakınlardan ve uzaklardan, yükseklerden ve alçaktan, sessizce ve bazen çığlıklar atarak... Gözüm hep onun üzerinde. Benim görevim bu.
Gerçeklerle birbirine karışmış hayallerle geçen bir ömür; ah, zavallılar...

olumsuz

Arabamı Verin Kardeşim!..

İçinden, ‘’Çok güzel bir gün olacak, bu gün dünden de iyi’’ diye geçirdi. Temel felsefesi oydu. Her gelen yeni günün bir önceki günden daha iyi olacağına inanırdı.

üzgün

Şartlı Tahliye

Yok, yine bir kabahat işlemiş olmalıyım mutlaka. Ama yeterince çekmedim mi cezamı ben? Şartlı tahliye yerine müebbede çarptırıldım da haberim mi yok acaba?

Başa Dön