"Ölümden korkmuyorum; sadece orada olmadığım zamanı kaçırmaktan korkuyorum." - Woody Allen"

Öykü > Kent

Nötr

Hayat ve poker

Bu yazı, duyguları açıkça yüzüne yansıtan kişilerin hayat oyununda nasıl savunmasız kaldığını anlatıyor. Dünya bir poker masasıdır; duygularınızı gizlemeyi öğrenmezseniz, insanlar zayıf noktalarınızı bulup kullanacaktır. Kendinizi herkese anlatmak yerine, dayandığınız değerleri göstermenin önemi vurgulanıyor. Dürüstlük ile savunmasızlık arasındaki ince çizgiyi ve duygusal maskeler takmanın bazen hayatta kalmanın anahtarı

olumsuz

Beklek XIII.

“Tüm numaralar telefonunda Muazzez olarak kayıtlıyken sen beni nasıl arayabiliyorsun?” diye sordu şaşkınlıkla.
“84. sıradasın.”
“Peki annen?”
“7.”
“Kardeşin?”

karışık

Açık Hava Tımarhanesi

O yıllarda özellikle camiye namaza gitmek her babayiğidin harcı değildi...Bir kaç tana doksanlık sevimli dedeye izin verilmişti.Günümüzün azılı müslümanları henüz sahnede yoktu.Zaten o yıllar da o fırsatı da hiç kimseye vermezlerdi..Aniden genç veya orta yaş seviyesinden birinin avluda yer alması hemen dedikodulara, eleştirilere neden olurdu..."Bu adam kendisini çok

üzgün

Beklek XI.

Aradan geçen üç aylık süre içinde Sevşan'la iki kez görüşmüştüm ama Soft'un ölümünden bahsetmemiştim. Sordukça iyi olduğunu söylüyordum. Ona eski kedime ait hikayeleri Soft 'muş gibi anlatıyor kahkahayı da basıyordum. Oysa kediler komik hayvanlar değillerdi. Neden bütün hikayelerimi abartılı kahkahalar eşliğinde anlattığımı bilmiyordum.

üzgün

Varlık - 2

Varlık, yokolacak olandır insanda. Yokolmayacak bir şeyi varsa o da 'Onur'udur.

olumsuz

Beklek XV.

Sustu. Gözlerini önce kaçırdı sonra dışarı baktı. Ara ara omuzları sarsılıyordu. Ağlıyor olmasını umursamadım; benim söylediğim sözlerle bir ilgisi olamazdı. Ona göre Muazzez hayal ürünüydü. Birilerinin ağlamaları kolay kolay umurumda olmuyor. Fakat ne zaman ki o gözyaşlarına sebep olduğumu farketsem, işte o an kendimi çıldırasıya çaresiz hissediyorum. Sanki

Kargalar bilir

Rüzgar neredeyse fırtınaya çevirmiş, havada artık yalnızca yapraklar değil küçük dallar, at kestaneleri uçuşuyor. Her yandan sesler geliyor. Ağaçların gevezeliği tutmuş yine. Birbirlerine sesleniyor, birlikte şarkılar söylüyorlar. Parkın ortasındaki en kocaman ağaç bir orkestra şefi gibi salladığı uzun dallarıyla ağaçlar korosunu yönetiyor.

olumsuz

Yamyamların Şafağı - 2022

Boğaziçi'nde okuyan Orhun ile mahallenin ağabeyi Yasin arasındaki sokak sohbeti, yazarlık kursundan doğan absürt bir hikâyeye dönüşüyor. Patronaj, sınıf farkı ve yaratıcı yazarlığın mahalle gerçeğiyle karşılaşması.

olumlu

Yazar ve Bir Bardak Soğumuş Çay

Tepside iki tane bardak var: Demek kadın da çay içecek... Doldurup içiyorlar, içiyorlar. Birbirlerine gülümsüyorlar. Tek kelime etmiyorlar... Kadın hâlâ kocasının kucağında oturuyor. Kadın hâlâ limon kokuyor.

karışık

Bırakma Umudu

Görmek istediğini görürsün hayatta ve o senin gerçeğin olur. Renkleri gör, iyiyi gör, güzeli gör, aşkı gör, sevgiyi gör. Umut fakirin ekmeği değil, yiğidin zengin menüsüdür. Çiçekleri, gökyüzünü ve aşkı unutma. Gerekiyorsa vefasız sevgilini, adresleri, bir şehri bırak; ama umudu bırakma…

üzgün

Plajda Bir Gün

Halim bu yılki dinlencesinin bir haftalık kısmını Antalya’da ailesinin yanında geçirmeyi kararlaştırmıştı. Nesibe ise önce hafta sonunu yalnız kalıp kitap okuyarak geçirmeyi planlamıştı, ama Halimden beklemediği telefon gelince yaşadıkları güzel günlerin hatırına onunla plaja gitmeyi kabul etmişti. Lara Plajına giden ilk otobüse bindiler.

düşündürücü

Güzel İstanbul

Balat sahil yolunda, Eyüp istikametine doğru yürüyorum. Eski tarihi binaların arasında görünüyor bazı karanlık yüzler. Sanki insanlar çevresine çok fena bakıyor. Dua ediyorum. Allahtan hava karanlık değil. Ellerim cebimde,olduğu halde ıslık çalarak yürüyorum.

nostaljik

Harmanlı

4 kuşak sonrasının bile sahiplendiği bir dağ köyü. Turkcell reklamındaki, yamaçtan görünen minare, karla kaplı yamaç. Orda bir köy var uzakta şarkısı. İşte benim köyüm...

karışık

Ben İstanbul"luyum!

Bu dünyada anam olsa beğenirdi beni çünkü ben onun kuzgun yavrusuydum! O halde ben de içimi, sevincimi, hasretimi, korkularımı, hayallerimi cesaretle İstanbul’a ve doktoruma anlatacaktım. Benim adım Saadet Şefikay’dı. Ve dedikleri oldu. Darüşşafaka’ ya teslim etmiş beni doktorum.

Başa Dön