100 Dolara Dizüstü
Her Çocuğa Bir Laptop adlı uluslararası yardım organizasyonunun bende yarattığı yazı yazma isteğinin meyvesi. Hadi yiyin!
"Gerçek şu ki, dünya zaten yalanlarla dolu, benim bir tane daha eklememe ne gerek var?" - Oscar Wilde"
"Gerçek şu ki, dünya zaten yalanlarla dolu, benim bir tane daha eklememe ne gerek var?" - Oscar Wilde"
Her Çocuğa Bir Laptop adlı uluslararası yardım organizasyonunun bende yarattığı yazı yazma isteğinin meyvesi. Hadi yiyin!
Neden bu denli sevmiş ve bağlanmıştım?Tüm hayal gücümü onunla geçireceğim hayatı tasarlamakla harcamıştım, neden?

Senin ki bilmem kimdedir aslolan anlamı değil Ardına bakma göremezsin Seni yaşamak istiyorum uyan dedi kalk ve git..
Caracalla yüksek bir tepeden vadiye bakıyordu.Uzun boylu oldukça yakışıklı sayılırdı.Kayalıklarda iç hesaplaşmasını yapıyordu.Domna onu pers prensesiyle evlendirmek istiyordu ama onun gönlü İyonun kardeşi Nerva daydı.Bir çok kez onunla evlenmek istediyse de Nerva tarafında reddedildi.Nerva Makedon kralı makrekus ile evlendi.
2009 TBD Bilimkurgu Öykü Yarışmasına bu öyküyle katılmıştım. Kriz kavramı üzerineydi yarışmanın konusu. Domuz gribinin nemenem bir şey olduğunun henüz anlaşılmadığı bir dönemdeydik. O günlerin çağrışımlarıyla yazılmış bir öykü...
\- Bana ihtiyacı olanlar, bilirler nasıl ulaşılacağını. Ama yine de ben vereyim kartımı. Al, al, çekinme. Belki senin de ihtiyacın olur, bir gün.
Yabancı kartı alır ve okur:
Dağay Günay-Eş Seçici
Bende “Sıhhatler olsun” derdim. “Sağ ol delikanlı” der demez elini cebine atar bir on kuruşu elime sıkıştırırdı...
bu kısa öyküyü atatürk söylediği sözlerin felsefi değerinin olduğunu ispatlamak
"Düşündükçe derinleşiyor senden geriye kalan yara. Anladım. İnsan bir kere reddedilince anlamalı. Ama keşke daha önce anlasaydım beni bu kadar önyargılı dinlediğini. Görseydim bana ördüğün duvarları. Sarılacak yeni şeyler bul demiştin. Çok ağrıyınca sol bacağıma ve ağrımadığı zamanlarda ağrısız zamanlarıma bile sarılıyorum. Bilmiyorsun. "
"Ben, şimdi yanlış bir uçağa mı ağladım?" demez mi anam.
“İnsan, yeryüzünde, sığ ve bulanık sularda yaşar. Yetileri böylesine elinden alınmış, kısılmış, minimalize edilmiş bir yaratık asla bir sanat eserinin tespitinde belirleyici rol oynayamaz. Bir eserin takdiri, insanların bayağı zevklerini uyandırıp uyandıramaması ile değil, onun bir sembole dönüşüp dönüşememesi ile ilintilidir. Bir şaheser kalabalıklara değil yalnızca tek ve
Anladım ki, bu memlekette çalışmayana, üretmeyene her yerde ekmek var.