"“Bazı insanlar asla delirmez. Ne korkunç hayatlar sürüyor olmalılar.” — Charles Bukowski"

Öykü

Yanan Ev!

İhbar gelmişti. Santralde ki telefonların hepside çalıyordu.
Santral memuru sıkışmıştı, adres doğrulatıyordu.
Nihayet alarm butonuna basarak, çıkış talimatı alınmıştı.

yazı resim

Topal Karga

Yalnızlık demiştin değil mi?
Yalnızlığına çare olabilirim.
Kendi yalnızlığımı katar da içine çeşni bile yaparım, ama dindirir miyim arttırır mıyım işte orasını bilmem.

Son Söz...

İş saatlerimin dışındaki vaktimin tamamını Nuri ile geçiriyordum. Kendisine bir elektronik solo gitar ile elli wattlık bir amfi almıştı. En büyük hayali bir orkestra kurmaktı. Kambersiz düğün olmayacağına göre, orkestrasında benim de bir yerim vardı elbette. Ben, orkestranın bas gitaristi olacaktım. Başlangıçta, bas gitarın ne menem bir şey

Yüzelli

2008'de Türkiye Bilişim Derneği'nin Bilimkurgu Öykü Yarışmasına bu öykü ile katıldım. Kısa listeye kalmıştı. Bu öykünün arkasında chip.com.tr'deki blogumda önceki bir sene boyunca yazdığım Kamil Asma serisinin derin etkisi var.

Geniş Zaman

Senin güzel dudaklarının her yerinin tadını alacak kadar da esnek. diye geçirdim içimden, o içle bir sigara çektim ama, nasıl öksürük bastı anlatamam. İlk aşkımla ilk karşılaşmamız ve ilk rezalet. Tüm şükürlerimi geri aldım;
Şükrüm geri!

Sessiz büyüyen çocukların masalı

Çocukların sessizce yaşadığı yalnızlığın içsel dünyasına dokunulan bu metin, görünmez olmanın acısını ve duyulmayan seslerin çığlığını anlatıyor. Kalabalıklar içinde bile tek başına büyüyen bir çocuğun hayali arkadaşlarla kurduğu dünya, yetişkinlerin göremediği bir gerçekliğe dönüşüyor. Gecenin sessizliğinde herkesin biraz yalnız olduğu anlarda teselli bulan çocuk, hâlâ umutla bekliyor; birileri

Keriz

Ben çıkıp hava alır,beklerim düşüncesiyle dışarı çıkmıştımki “Gel lan buraya” biri beni yakamdan yakalayıp karanlık bir yerde diz üstü çöktürüp başımada silahı dayadı.

Başa Dön