KIZILDERİLİ EROS
Ateşli silahın icadından sonra Aşk Tanrısı Eros kırık oku ve görünmez pegasusu ile sokaklarda avare avare dolaşmaya başladı. Artık okunun ucunda ki aşkı insanlara aşılayamayacaktı. Artık insanlar aşık olamayacak, birbirlerine şiir yazamayacak hale gelecekti.
Aşk Tanrısı Eros kırık oku ve görünmez pegasusu ile sokaklarda avare avare dolaşmaya bir süre daha devam etti. Gözlerinin gördükleri, göreceklerinin sadece başlangıcıydı. Namluları soğuk silahlar, umut vadeden sıcak yüreklere dayanmış, patlamaya hazırlanıyordu. Patladıktan sonra namlu yüreklerdeki sıcaklığı sömürüyor, geriye sadece verdiği acımasız soğuğu bırakıyordu. Daha önce elleri kalem tutan insanlar, şimdi ise patlamaya hazır silah tutuyorlardı. Aşk Tanrısı Eros, her şeye rağmen umut tazeliyor, kırık okunun ucundaki aşkı insanlara aşılamaya çalışıyordu. Hele ki aşık ettiği insanları bir arada gördükçe daha da mutlu oluyordu.
Aşk Tanrısı Eros, kırık oku ve görünmez pegasusu ile sokaklarda avare avare dolaşmaya devam ettikten sonra; soğuk namlular tarafından durduruluyor, hala sıcak olan yüreğine soğuk namlu dayatılıyordu. Soğuk namlu Eros un yüreğindeki sıcağı sömürürken, Eros davası adına canını vermeye hazır bir Kızılderili edasıyla gözlerini yumdu. Ve ardından dünyada az da olsa var olan aşkın celladı bir ses: Bam!
]
![yazı resim](/storage/cache/images/0b06e73af3ff1d76e0268da8f901f668_119708-00001.webp)