"Bir hikâye, insan ruhuna bırakılan mektuptur. — Neil Gaiman"

Öykü

Değmezdi Akacak Bir Damla Yaştaki Yas"a

Daha doğmadan başlamış Sıdıka’nın çilesi, annesi dördüncü çocuğu çok diye istememiş, düşürmek için elinden geleni yapsada inatla doğmuş dünyanın bütün dertlerine meydan okur gibi. Doğmuş doğmasına ama ailenin dördüncü kız çocuğu olduğu için annesi bu seferde bakmak istememiş, bir hafta emzirmemiş tombul, siyah saçlı, yeşil gözlü kızı.

Dört Yıl Önce, Dört Yıl Sonra

Buna rağmen, şimdilerde kalbinden şikayeti olan benim. Sık sık daralmaktayım ve heyheylerim üstüme üstüme gelmekte. Kocamın sabahın köründen gecelere kadar işiyle meşgul olmayabileceği çok takılır oldu kafama; “acaba,” diyorum, “beni aldatıyor mudur?

Bir Lokma Düş

Annesi sürekli "kurtulacaksın" diyordu.
Bir süre sonra annesini de duyamaz oldu.
Çok küçüktü o zaman anlamadı.
Kurtuldu.
Büyüdü, büyüdükçe anladı.

Doğum Günü

Unutmaz insan, unutmaz asla, sadece alışır yokluğa ve ne kadar zaman geçerse geçsin alışmış olsa bile yokluk duygusuna, unutmayı istediği her neyse o, oradadır, sadece üşümüştür, soluktur rengi. Unutamamak, insanın en büyük yeteneksizliğidir.

Yıldız Yağmuru, Yüreğim Gökyüzü...

Yıldızlar, soğuk ve uzak değil, neşeli ve sıcaktılar. Ve küçük kız bunun farkındaydı. Onlarla konuşabilirdi, dokunabilirdi, eteklerine toplayıp gideceği yere götürebilirdi onları...

Bâb-ı Âli de Bir Gün -3-

Otelin, karşı caddesi üzerinde bulunan yaklaşık yüz-yüzelli metre mesafede ki fırına normal günlerde iki dakikada gelirdim. Bu gün yol bitmiyordu bir türlü.Koşar adımlarla yürüyordum ama mesafe inadına direniyordu...
" Yahya Kemâl,Yahya Kemâllll!"

Önce Gerçekler, Sonra Özlemler ve Hayaller

Üç yıl kadar önce ne bilgisayarım vardı ne de yazı yazmak gibi bir uğraşım.Köyümüz adına bir sitenin kurulduğunu öğrenince site kurucusu arkadaşım Turgut Temizyürek’in de isteğiyle “KÖYÜMÜ ANARIM” adlı ilk yazımı yazdım

Başa Dön