Kördüğüm Bir Kabus
Öyle ki şimdi iki düşman ülke gibi bir hat çekili kendimle aramda. Yargısı olmayan bir infaz var benliğimde; öylesine savunmadan yoksun bırakılmış.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Öyle ki şimdi iki düşman ülke gibi bir hat çekili kendimle aramda. Yargısı olmayan bir infaz var benliğimde; öylesine savunmadan yoksun bırakılmış.
Evet arkadaşlar herzamanki gibi bu gibi önemli gezilerin öncesinde önünüzde duran dosyada gezi ile ilgili kural ve hatırlatmalar var... eğer sayfa 805’e
William, kendisine bu adı takmıştım, William’ı birkaç kez bu gündüz uyuklamalarım sırasında beni izlerken yakalamıştım. Bir keresinde her zaman öğlenleri gittiğim cafe’nin camından dışarıyı izlerken, daha doğrusu dışarıyı izler gibi uyuklarken
Mehmet Rauf
Bu yazıyı annemin evinde hala asılı duran ve anneanneme ait olan taş aynaın hatırasına yazmıştım bir zamanlar...
Dikkat edin dostlar, melekler her zaman korumayabilir, her zaman zevk almak için dünyaya geldiğinizi ve bunun için yaşadığımızı düşünmeyin…
Karanlığa saklanan içi sıcak, dışı buz bedenlere...
Güneşin orada olduğunu biliyordum. Asık suratlı, gri mizaçlı bulutların ardında... Bizim onu özlememizi bekliyordu sanki. Hava bile kendi soğukluğundan rahatsız olmuştu. Buğulanmış camlar, içerinin sıcak olduğunun en güzel kanıtı, benim de huzur kaynağımdı.
"Şizofreni mi? Paranoya mı? Ne tür manyaklık bu? Bu görüntüler ne zamandır
şekilleniyor? Bu düşünceler sanki benim değil!
Düşünemiyorum...Düşünemedikçede yabancılaşıyorum bu dünyaya...Afazi...Evet
bu hastalığı duydum..."
Yalnızlığını kendi seçmişti ve bundan sonra da yoluna yalnız devam edecekti.
Belki de bundan sonra tek aşkı deniz olacaktı.
Bir tek o karşılıksız sevebilirdi. Yüreğinde milyonlarca canlıyı barındıran engin deniz...
Şebnem İşigüzel