"“Şeker pek güzel, ama içki daha tez etki eder.” — Ogden Nash"

Öykü

yazı resim

Oymalı Amca

Onu en son uzun carsida gördüm. Herzaman ki delikanlılıgı,cüssesiyle iftara çok çok olsa 45 dakika vardı. Eve götürmek iftarı birlikte yapmak istedim ama diyemedim. Sanıyorum babamdan hatirladigim en son adamdı Oymalı...

Aldanma

Bugün iyice anladım mevsimin döndüğünü, erkenden attım kendimi dışarılara. Babam arkamdan babacan babacan seslenedursun...

Sadece Bir Dolmakalem...

“Her gün bana mutlu şeyler yazmayı unutma, tamam mı?” dedi, dostça gülümseyip göz kırptı ve kayboldu. Belli ki öyküye yetişmesine az bir zaman kalmıştı. Pelin ise ağzı açık, hala boşluğa bakıyordu ama bir yandan da düşünmeye çalışıyordu…

Kış'a Düş - Tüm

Buzlu camların ardından bakmaya çalıştı yaşama;
gördüğü yalnızca minik kristal taneciklerdi, kokusunu duydu soğuğun, bir kış gecesi rüyasında yaşanıp bitti herşey, karda duran izleri silindi, beyaz ölüm yaklaştı ve fısıldadı kulağına; yarın yeni bir gün

Geleceğini Biliyorum

Şu yol denilen kaderin benimle bir oyunu belki de, umutsuzluğun doğurduğu yüreklilik.Sanki ağlayan çocuk,sanki gülen bir göz…Şu bir vakitsiz süre bir saat vuruşu ile bir sonraki saat vuruşu arasındaki süreden de kısa aslında.Rüzgar renkler ,ufuk bir başka kantin tarafından bakınca…Sisli görünüyor Ankara…Ne de kirli şehir.Yakışıyor ismine “An-“Kara” yani

Başa Dön