"Sabahın köründe uyananlar, günü daha uzun yaşamaz, sadece daha çok yorulur." – Oscar Wilde (kurgusal olarak)"

Öykü

Bir Şehir Hikayesi

umutsuzluğun içine doğru yürüdüm, hava kararmaya başlamıştı. içimde korkunç bir hüzün çöreklenmişti nedense. ağlıyormuydum yoksa. hayır olamazdı. bu utanç verici. parkın içinden geçip minübüse binmek için caddeye çıkacaktım. tam o sırada inanılmaz bir şey oldu. evet oradaydı. yarısına kadar içilip atılmış bir su şişesinin yanında duruyordu. gözlerime inanamadım.

İki

Pencereye doğru yanaştı, kalın perdeyi çekti, içeri ışık girdi, umudu yaptırıyordu bunu ona, biliyordu. Tül perdeyi çekmedi, öyle öğretilmişti. Mahrem hayatlar tül perdelerini hiç açmazdı. Mahrem bir hayatı var mıydı, galiba yoktu ama kimse bundan söz etmek istemiyordu.

KİTAP İZLERİ

Çığırından Çıkmış Bir Dünya: Sosyal Sefaletin, Ekolojik Felaketin, Etik Yozlaşmanın Kökeni

Fikret Başkaya

Düzenin Çivisi Çıktığında: Kapitalizmin Büyük Yargılanması Fikret Başkaya, “Çığırından Çıkmış Bir Dünya” adlı eserinde sosyal, ekolojik ve ahlaki krizlerimizi tek bir kök nedene bağlıyor. Modern
İncelemeyi Oku

Cumartesi Keyfi

Neredeyse hepimiz haftasonu taillerini iple çekmez miyiz? Rüyalar alemi, tutmayın bizi! Çatlasın gerilimler, unufak olup kırılsın zaman göstergeleri, çın çın. Hakikatler imgelerdir, artık, yaşam gerçeğinden uzakta, başka bir çağda, çoğu kez şiir diyarında

Bir Sigara Versene

Yaşanmış olanla yaşanabilecek olan arasında çok belirsiz bir çizgi var; işte yazarken sanırım en çok o eşiği aşabilecek olma ihtimali ürkütüyor bazen beni...
Değerli görüşlerinize sunuyorum saygılarımla.

Dört

Devinimin bu kadar güçlü olacağını kestirememişti kız. Kaç gün olmuştu ki karar alalı? Karar alınır mıydı, verilir miydi, sıkıldı kız bu sorudan da, ne anlamsızdı. Günler mi, asırlar mı? Yine arasını telafuz edememişti işte. Ya gün vardı ya da asırlar, aylar ve yıllar hiç olmamıştı ki.

Tanrının Topladığı Emanet

Bir pazar yeriydi sevda sokağı;farklı tezgahların olduğu,tek giriş ve tek çıkıştan ibaret.Girişte çiçekçi bir kız,çıkışta mendil satan bir erkek vardı.Herkes ömründe bir kez uğruyordu bu pazara.Kiminin elinde tomurcuklanırken,kiminin eline değmeden sokağın ortasında soluyordu çiçekler ve bir çiçeği yaşatabilme ihtimaliyle tekrar dönenler vardı o sokağın başına.Oysa bir çiçek soldu

Üç

Kahve içmeye ara vereli birkaç hafta olmuştu, sağlık için değildi elbette. Sigaranın zihnini açtığını düşündüğü ve yararlı olduğunu düşündüğü gibi kahvenin de onu sakinleştirici bir etkisi olduğunu düşünüyordu. Yine bu akıl dışı tespiti nedeniyle bırakmıştı kahveyi, fazla sakinleşmiş olmaktan kaynaklanabileceğini düşünmüştü durumların, coşkusunu bu denli derin uyutan kahveydi.

Dedemin Aşk Öyküleri

Dedem köyden kente göç etmiş ve yer yer köylülükten kalma yaşam biçimini sürdüren bir fabrika işçiçisiydi. Dolu dolu yaşamış ve yaşadıklarını kendince felfileştirmiş ve çevresinde sevilen, sayılan kendi çapında bilge bir kişiydi.

Esaretten Özgürlüğe

Medresede ilim tahsil etmeye başladı.
Allah’ a kul olabilmek için öğrendi, öğrendikleriyle amel etti, talep edenlere öğretti, başka da bir şey yapmadı.
İlim ile derecesi o kadar yükseldi ki devrin padişahı ayağına geldi.

KİTAP İZLERİ

İyilik

Şebnem İşigüzel

Bir Yalancının Son İtirafları: Şebnem İşigüzel’in “İyilik” Romanında Parçalanan Bir Hayat Şebnem İşigüzel, çağdaş Türk edebiyatının en cesur seslerinden biri olarak, okuru her zaman rahatsız
İncelemeyi Oku
Başa Dön