"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"

Öykü

Ben/ Benlik Kılavuzu - II -

imdi seyrine doyulmaz kentte/ sıcacık gece, çöller yakıyor soğuğuyla başka bir coğrafyanın eteğinde .
ben yanlızca üşüyorum ve tarif edemiyorum.
ellerimde sıkı sıkı bağlı, uçan balon gibi buhran.
kessem elimde kan (da)mı kalacak/ günün biri özgürleştiğim anda bitiverirse yaşam? / tükendiğim anın

Öte Dünya

Abdullah Harmancı’nın öykü kitabı Ertesi Dünya elimde tramvaya biniyorum. Eve en kolay, en kestirme, en kısa sürede ulaşmayı düşündüğümde hep tramvayı kullanırım. Nedense bana hep çabuk ulaşacağımı fısıldayan bir ses tramvay durağını işaret eder.
Akşama yakın bir zaman, hafta sonu; cumartesi çarşı merkezi kum gibi insan

Sandık Sandıklar İçinde

Sandıkların içine sandıklarını koymuş bir adam sıkıca kilitlemiş her bir sandığı. Kimse açmasın kimse görmesin kimse bilmesin diye. Sandıklar gün geçtikçe ağırlaşmış, ağırlaşmış ve bir gün başedemez olmuş bunlarla adam.

Deli Tavık...

İki büyük gölümüz vardı, adları böyük ve güccük devane.
Kışın balık tutar, yazın hemi yüzer, hemi çimerdik... Bir de çocukluk ya işte, kurbağaları şişirir yarışitırırdık.
Balıklar ve kurbağalar küstüler, çekip gittiler, zaten göllerimiz de kurudu... kuruttuk...
Herbirimize ait lakaplarımız vardı, en azından

Bahar Gibi Geliyorsun

Şimdi bütün kokuları aşkın canlandı yüreğimde, şimdi karıştım bir oldum iste evrenle… Yağmur tanecikleri içindeki yüzüne bakmak ve o baş döndüren dişiliğinin kokusunu almak istesem… ne yani ayıp oluyorsa bırakalım olsun, sen bana bahar gibi geliyorsun…

Reddediyoruz!

Telefondaki alarmın sesiyle irkildi. El yordamıyla telefonu bulup alarmı kapattı. Yüzünü yorgandan dışarıya çıkardığında odanın soğukluğunu daha iyi hisseder oldu. Dönüp uyumak istiyordu ama servisi kaçırırsa işe yetişme şansı yoktu.

Başa Dön