Poşetlere Sarılmış Yalnızlık
Bütün renklerin ve duyguların ortasında insan renksiz kocaman bir yalnızlık içinde. Poşette. Çöp poşetinde.
"Yazarlar, ölümsüzlük arayan ama genelde sadece kitap raflarında toz toplayan zavallı ruhlardır." - Terry Pratchett"
"Yazarlar, ölümsüzlük arayan ama genelde sadece kitap raflarında toz toplayan zavallı ruhlardır." - Terry Pratchett"
Bütün renklerin ve duyguların ortasında insan renksiz kocaman bir yalnızlık içinde. Poşette. Çöp poşetinde.
Mucizeler ülkesi de denilebilir... Ülkemizden bahsediyorum. Bana herhangi bir ülke gösterin ki, bizim sabredebildiklerimize katlanabilsin. Hiç sanmıyorum.
Yıllarını geçirdiği yerden, işinden ayrılmak üzere olan Sadi Efendi'den... Öykü, etrafımda gördüğüm onlarca güvenlik görevlisi ve bekçinin zamanlarını nasıl geçirdiklerini düşünürken ortaya çıktı.
Yalnız Bir adamın,geride bıraktıgı o heycan dolu ve kalp sancılı aşkları anlatır.
Her mahallenin bir delisi olur değil mi? Yerine göre bazan o mahalleleyi güldüren, eğlendiren, bazan da hüzünlere boğan...Tezatlıklarla dolu bu mahallenin delisi de Memo işte.
Üç Numaralı odada balını yapmaya çalışan arı gibi çalışıyordu genç kadın. Ceyda diyorlardı ona. Henüz yirmi yaşlarındaydı. Servi boylu, ince belli, uzun kumral saçlı, ela gözlü bir afet. Kaşları yay, kirpikleri sanki bir ok. O servi boylu vücuttaki ince belin altında dolgun bir kalça, üstünde ise diri ve
Pencereye doğru yürüdü. Çocukluğundan kalma bir alışkanlıkla bahçedeki ceviz ağacına odaklandı gözleri. Sanki o günlerden bu günlere her şey değişmiş ama bu bahçe, bu ceviz ağacı ve bu ağacın üzerinden cilveli ışıltılar yayan güneş hiç değişmemişti.
Bazen saçlarındaki beyazlıklar ve yüzündeki kırışıklıklar dışında kendisinde bile çok
.....Ergun ailesinin salonlarındaki çerçevenin içinde geçirdiği tüm süre boyunca, el ayak çekildikten sonra, bunun neden başına geldiğini düşündü durdu.....
Okul yarı yıl tatiline girmişti. O günkü uygulamalarla MEB sekiz ay içinde öğretmen mezun edebiliyordu (hızlı eğitim). Bizim yarı yılımıza denk gelen tarih Erginler için yıl sonu oluyordu. Ergin’i Kars’taki garajlardan toz bulutu içinde yolcu ettik
Bu masal Şükriye Şükran Karahan tarafından Didem Çiftçi’ ye ithaf edilmiştir.anlattığım ilk masalımdan bu yana kendine ithafım 2.masalım olmuştur.zevkle okumanız dileğiyle….
mutluluk sizlkerle olsun
Öğretmenler odasına girdiğinde sandalyeye oturup dumanlı havadan bir nefes çekti. Sigarasını yaktı. Velilerin çocuklarıyla ilgilenmemelerinden yakındı. Öğretmenlerin üçü katıldı. Dördüncü pek tepki vermedi. Emekliliği yaklaşmış yani alışmıştı