Anlatabilsem
Küçüğüm çocuğum bir çoğuna göre
tarfi olmayan ve anlatıldıkça anlam kazanan bir sevdaya merhaba diyormuşum meğer....
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
Küçüğüm çocuğum bir çoğuna göre
tarfi olmayan ve anlatıldıkça anlam kazanan bir sevdaya merhaba diyormuşum meğer....
Altmış beş yaşlarında, hayatının boşa geçmişliğinin verdiği bunalım ve ölüm korkusu ile acı çeken bir doktorun iç dünyasına açılan, okurken kendinizden birer parça görebileceğiniz, karamsar temalı biröykü...
(yazı ile ilgili yorumlarınızı yazarsanız sevinirim)

Başkalarına şans gibi gözüken sizin içinde şansmıdır acaba?
Uzaklarda bir yerlerde hatırlanıyor olmanın verdiği mutluluk var üzerimde. Kilometreler ötesinden gönderilen sevgi selini haber veren melodi heyecanın en duygulusunu yaşatmaya yeterli. Buralarda karanlık ürkütücü, doğduğum şehrin sokaklarına benzemiyor köşe başları. Elimdeki küçük kitabın sayfalarına saklanıyorum beni de götürsün en şiddetli aşkların yaşandığı o ülkeye diye.
Kapı sesine ve köpeğin havlamasına uyanmıştır çoktan anne. Kapıda belirir; gözlerinde sabah mahmurluğu, yüzünde yılların yorgunluğu. Son görüşünüzden bu yana saçlarındaki beyazlar artmış, yüzündeki çizgiler mi derinleşmiştir yoksa sana mı öyle gelmektedir bilemezsin.
İş dönüşü canı eve gitmek istemiyordu. Nedense bu gün olabildiğince yalnız akalmak istiyordu
öyle şeyler giriyorki insanın hayatına zaman zaman; elde tutmak, dilde tutmak, gönülde tutmak öyle zorki ;
zoru başaran insanlara ithaf olunur.
Pencereye doğru yürüdü. Çocukluğundan kalma bir alışkanlıkla bahçedeki ceviz ağacına odaklandı gözleri. Sanki o günlerden bu günlere her şey değişmiş ama bu bahçe, bu ceviz ağacı ve bu ağacın üzerinden cilveli ışıltılar yayan güneş hiç değişmemişti.
Bazen saçlarındaki beyazlıklar ve yüzündeki kırışıklıklar dışında kendisinde bile çok
Seyre dalıyorum tam önümdeki bahçenin geçmişe karışmış yüzyıllık nadide ağaçlarını... Kimi sararmış, kırılmış anılarla dolu dallarını rüzgara satmış, kimi dimdik, kimi de yaslanmış aslında olmayan duvara.
Bu masal Şükriye Şükran Karahan tarafından Didem Çiftçi’ ye ithaf edilmiştir.anlattığım ilk masalımdan bu yana kendine ithafım 2.masalım olmuştur.zevkle okumanız dileğiyle….
mutluluk sizlkerle olsun
Tamam bu gömleği siz istediğiniz diye giydim fakat gömleğin kollarını neden arkadan bağladınız onu anlamadım??? Heyy bir dakika durun bakalım, bana yapmaya çalıştığınız iğnenin kullanma tarihini görmek istiyorum... Sizin de diplomalarınızı görmek istiyoru
damımda kediler korosu, ilk tanışma merasimi bunlar...