Yalnızlık Üzerine Bir Yanılma/yanılsama
Eski bir yazım... Yalnızlık ve diğer bazı soyut kavramlar hakkında, hiçbir yerde geçen bir öykü...
"Yarınlar, bugünün dünleri gibidir; sadece biraz daha pahalı." - George Bernard Shaw"
"Yarınlar, bugünün dünleri gibidir; sadece biraz daha pahalı." - George Bernard Shaw"
Eski bir yazım... Yalnızlık ve diğer bazı soyut kavramlar hakkında, hiçbir yerde geçen bir öykü...
Karmakarışık! İçine düştüğüm durumu başka hangi sözcük daha iyi anlatabilirdi? Biraz önce milimetrik hesaplarla eve ulaşmaya çalışırken telefon çaldı, bir saat boyu beklediğim dolmuş sırasından ‘halk kararıyla’ atıldım, o aradı, Oktay, dönmüş.

Noktalama işareti olsaydım mutlaka üç nokta olurdu adım. Hani, başı belli, sonu bilinmeze açılan.
Sana geliyorum ey sevgili! Hayata inat vazgeçeceğim yaşamımdan... Sana geliyorum...
Kadın da biliyordu adının (gar)dolap değil de gardrob olduğunu ama her yolculuktan önce oraya başvurup eşyalarını toplayarak ilk mecazi otobüse burada atladığı için ona bu adı takmıştı.
Dolandım üzerinde yüreğimde sevdalar
her taraf çalı diken, gidilecek yolu yok.
İşte son olarak da az önce aramıştı Ali. Onu yazlık evinde bir hafta sonu geçirmeye davet ediyordu. Reddedememişti Elif. Sanki aynı çatı altında geçirilecek bir gece,
Ahmet'in iş bulamayıp aç kaldığı günler olurdu. Yanıma gelirdi iş var mı diye
...karanlıkta gözüktüğü kadarıyla düzgün yüz hatlarına sahipti.
“zır, zır, zır”
-Patlama geldim.
-Uyandırma servisi, saat 6:30
-Yok. Bu dünyada bize uyumak yok. Ancak mezarda…