Odalarda Işıksızım
Tahta sandalyeye oturarak masanın üzerinden bir kitap aldım..
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Tahta sandalyeye oturarak masanın üzerinden bir kitap aldım..
Aslında akşam çoktan olmuştu , ama genç kadın kabul etmek istemiyordu . Batan güneş , genç yüzündeki çukurlara çoktan gölgeleri doldurmuştu . Hayatın tüm zorluk ve mücadelesine rağmen , hala insanın nefesini kesecek bir güzelliğe sahipti . . .
Bir kelebek kozasinda kivranirken... Umutla...
Füruzan
Hiç hoşlanmadığı, o sarı saçlı, balıketli, çukur gözlü kadın gelmişti akşamüstü. Güzel bir kadın değildi. Onu etkileyici yapan sadece sarı saçlarıydı işte. Dümdüz, sapsarı. Üstelik boya. Kendisinin ondan ne eksiği vardı? Hatta fazlası vardı. İnsanlar neden ona ilgi gösteriyordu peki? En sinir olduğu şeylerden birisi de bu kadının
Yeniyıl yaklaşırken bazı şeyleri artık öğrenecek yaşa geldiğinizi farkettim.
Uğultu yok artık, derin bir sessizlik… Tedirgin nefes verişleriniz… Beyninizde, kuşkunun saltanatı… Yarını bile düşünemeyecek durumdasınız… En büyük acılarınızı, en sığ mutluluklarınızı, herşeyi unutmuşsunuz… Doğruluyorsunuz,
Yarım kalmış bir hikaye belkide sonundan korktuğum için yazmadım, bilmiyorum...
Eli gölgede bir böcek gibiydi tüm sözcükleri değiştiriyordu.
Tek satırlık post modern bir hikaye... üçüncü doğumgünümüzün tatlı hatırasından bizi kim ve ne vazgeçirebilir ki ...
Bir zaman bir yerlerde yasanmis yada yasanabilir bir hikayeden sadece bir bölüm
Hamdi Koç