Diğer Tarafa Kirişi Kır 2. Koşmak Zamanı
"Yaşam bizlerin eseriydi.onu bunaltımızdan sağan ışıklarımızın eseriydi."
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha yıpranmış ve daha çok 'keşke' ile dolu." – Mark Twain (kurgusal)"
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha yıpranmış ve daha çok 'keşke' ile dolu." – Mark Twain (kurgusal)"
"Yaşam bizlerin eseriydi.onu bunaltımızdan sağan ışıklarımızın eseriydi."
Önündeki çakıl dikenleri arasından küçük kıpırtı hissetmesiyle kendini toparladı! Zıplayarak kendisinden yana yaklaşmakta olan bir canlının varlığı belli olmuştu İç cebindeki küçük el fenerini yakarak durumu tam anlamak istiyordu. Üs tüste iki kurbağaydı bu! Alttaki kancık olmalı, diye düşündü… Dişi olanı iriceydi, erkeğini rahatlıkla taşıyabiliyordu… Vay anasını, dedi!
"Ana." demiş ablam gülerek "Gözlüğünün bir camı yerinde yok. Düşmüş galiba."
İlber Ortaylı
Sinsice gülerek ”Nasılmış? Ne demişler damat efendi,” Dinsizin hakkından imansız gelirmiş.”
Zabıt Katibesi Hâkimin söylediklerini yazdı ve yeni komutları beklemeye başladı. Duruşmada iki taraf vardı ve onca yılın deneyimli hakimi bu kez davalı tarafa yani adamın avukatına söz verdi. Avukat savunmasını vermek üzere hazırlanırken Hakim;
Bilinçaltımızı hayatımıza yansıtırken dikkatli ve tedbirli olmalıyız.
Hiç birini istemeyince “Canın ne isterse ondan alayım” dedim; hiçbir şey istemem anlamında elinin dışıyla öte götür işareti yaptı. Ardından uzunca bir “off!” çekti; “Batsın bu dünya!” diye de ekledi.
Ama bu da olmadı ki:
\- Dur anacığım, dedim, dur. O dediğin arabeske girer. Hiç
“Ya ana ayıptır!” dedi. “Bir teneke için dernek basılır mı? Hem de halkımızın derneğini.”
“Öyle mi?” dedi anam. “Benim inşaat da zaten sizin malınız değil mi? Öfkesi taşmıştı bir kere anamın.
Yatak odasının açık unutulan kapı eşiğine ulaştığında Agâh Bey’in bakışları gayri ihtiyari komedin üzerinde durmakta olan valize kaydı. Evet, eşi yine her zamanki gibi çıkacağı yolculuk öncesinde hiç üşenmeden titizlikle hazırlayıp şimdi bulunduğu o yere bırakmıştı onu. Fakat nedense bu kez valiz olduğundan daha bir şişkince görünüyordu gözüne.
İçime kök salmış bir ağacın büyüdüğünü hissetmek gibi bana olanlar... Derinimden dayanılmaz bir sızı dalga dalga dışıma çıkmaya çalışıyor. Yutkunamadığım nefesimin toprak kokusunda boğulacağımı düşünüyorum. Kilitliyorum kapımı ve anahtarı gömüyorum sessizliğime. Bekliyorum. Olacakları bekliyorum... Bir adım ötemde ışık. Gözlerim kamaşıyor, kör oluyorum. Sadece bekleyişi hissederek yaşıyorum, yaşıyorum... İçimde
Gizli gerçekler ve Ölü katilin babasından kurtuluşunun öyküsü...
Mert Başaran