Uymadım Hayatımın Yazım Kurallarına
Ünlem, virgül,üç nokta...
Ne fark eder ki ben noktayı koyduktan sonra.
Nokta nokta nokta...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Ünlem, virgül,üç nokta...
Ne fark eder ki ben noktayı koyduktan sonra.
Nokta nokta nokta...
Keşke demeden önce olmalı her şey insanın hayatında
Öyle yaşamalı ki hayatı keşkelere yer olmamalı...
Yasakları daha çabuk öğrendik çünkü!Bu yüzden meyillendik yasak aşklara...Olsun ya!.. Kime ne? Bir kuş o!Tutulabilir mi hiç?Aslında ömrümüz aşk denen kuşun....
"farkına varacaksın kimse kimseyi sevmiyor aslında seviyor-muş gibi yapıyor"
Çevre kirliliğinden daha vahimdir insan kirliliği....!!!!
Kimliği meçhul sesler ve girdaplar içinde biçare bir görüntü hissiyatı veren sahipsiz ve kimsesiz bir duruşun, ruhun içine hapsedilmiş olan ben, susuyorum.
"Dün ile bugün arasında bir kavga çıkarsa yarını kaybederiz." Churchill
'Cinnet Türküleri' ruhla bedenin sürtüşmesinden meydana gelen kıvılcımlar tufanıdır. Yakında kitaplaştırmaya çalıştığım eserden bir şiiri sizlerle paylaşmak istedim. Eğer yorum alabilirsem memnun olacağım. Ancak unutulmasın ki bu şiir kitaptaki diğer şiirve düzyazılarla birlikte bir anlam bütünlüğüne sahiptir. Teşekkür ederim.
Dünyanın en eski ve köklü milletlerinin başında Türk Milleti gelmektedir.
Çok zengin ve köklü bir tarihimiz vardır.
Tarihte nice büyük zaferler kazanmışız.
Ecdadımıza yeryüzü dar gelmiştir.
On altı büyük Türk Devleti kurmuşuz.
....her çeşit şey var(!) hele sağ olsun uydular; onların sayesinde neler seyretmiyoruz ki, neler!...en özel durumlarımız bile film olmuş(!)...
Ama neticesinde fikren daha bir verimsiz geçmekte. Otuz ikinci baharımın sonlarına doğru geldiğim yer; henüz bir yer düşlememiş olsam da ,olmayı düşleyeceğim hatta gelmiş olmaya razı bile olabileceğim bir yer gibi görünmüyor bana hiç.
Kıvranıyoruz sancılar içinde.. Çığlıklarımız hapsolmuş ruhumuzun derinliklerinde duyulmuyor. Demir parmaklıkların arkasına hapsolmuş hayatlarımızla, özgürlüğün meşalelerini yakmaya çalışıyoruz. Kelime dağarcığımız yetmiyor duygularımızı haykırmaya.. Suskunluğun pençesinde kıvranıyoruz sancılar içinde.. Mutluyuz; mutsuzluklarımızla..