Rüya
Çok yoğun duyguların yaşandığı bir akşamın kırıntılarının uyku içerisne serpiştirilmesi gibi bir şey
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
Çok yoğun duyguların yaşandığı bir akşamın kırıntılarının uyku içerisne serpiştirilmesi gibi bir şey
Gerçekten ne kadar çok istiyordu orada olmayı.
Şehir var olduğu için kaleler vardı, yollar vardı bitmezcesine ve arabalarda varoluyordu böylece...
Bizim ailede; ihtirasları yüzünden etrafını muzdarip eden çoktur. Ben; beklide bu yüzden hislerimden ziyade aklımla yaşamak istedim.
İnsanın sevdiği bir ev olunca kendisine mahsus bir hayatı olur. Etrafımdaki her şeye kendi içimdeki saadet duygus
Yazıyı yazan bir "aşık" olunca, baktığında neyi gördüğünü, gördüğünde neyi sevdiğini bilince "aşk"ı anlatan kaleminden de mürekkep yerine "aşk" damlar. Bu defa Aşk'a dair bir-iki satır da benden...
gidiyorum biliyorsun. uzun bir yolculuk olacak bu… art arda tebdil-i mekanlar yaşayacağım. seni bırakacağım bu şehre. hiç yaşanmamışlıklarımız olacak bizim. hep eksik bir şeyler kalacak bedenimizde.
Neredeyse hepimiz haftasonu taillerini iple çekmez miyiz? Rüyalar alemi, tutmayın bizi! Çatlasın gerilimler, unufak olup kırılsın zaman göstergeleri, çın çın. Hakikatler imgelerdir, artık, yaşam gerçeğinden uzakta, başka bir çağda, çoğu kez şiir diyarında
İçki almak ister misiniz? Şermin Ahmet'in gözlerinin içine dikti gözlerini
siz hiç aşkı yaşayıp aşkımmmmm diyemediginiz oldu mu
siz hiç bi sabah uyandgınızda en sevdiginizin haykırışlarını çok uzaklardan duydunuz mu ,sen benim ruh ikizimsin sen bensin diyip çekip gittiniz mi
İnternet, her zaman işimizi kolaylaştırmıyor veya önce kolaylaştırıyor sonrada sanki onu keşfettiğimize bin pişman ediyor bizleri
Size birşey söyleyeceğim Sevgili, ben en az sizin kadar seviyorum sizin hayalinizi...
Aşk öyle bir kördüğümdür ki; sardıklarını siler, bitirir. Tıpkı Eylül ve Alp'e yaptığı gibi.
Çatlamaya yakın,yıllanmış bir şişeyim.Ruhum ise sonsuzluğundan sonra ki ilkbahar kadar sensizliğe muhtaç...
Sevmek sana ulaşmak mı ? yoksa...
sen mutluyken mutlu olmak mı?yoksa...
...
Bu nokta fiziki bir nokta olmanın ötesinde psikolojik bir nokta idi. Bu noktada zihnim denge içinde olmalıydı. her şeyim bu noktanın çevresinde dönmeliydi. Bu nokta benimde sonsuza dek kımıltısız duracağım, sabit noktam olmalıydı. Bu nokta ile dünyanın tüm zerreleri arasında gizemli bir etkileşim içerisinde olacaktım. Bu etkileşim beni
Rüzgar yanlız gözlerin ıslalıklarını dondumak istememişti, bulutlar yanlızlığına kırgınlaştı tuzlu hüzün damlalarının. /
Bırakmadı yanlız,ağladı... /
Küçük Kız : Melekler rüzgarı hisseder mi?
Melek : Hisseder ama sizin hissettiğiniz
anlamda değil.
Yarın dönüyorlardı. Sessizliğin hakim olduğu bir hayat nasıl da güzel olabiliyormuş diye düşündü.
Başı ve sonu belli olmayan bir düş. Görülmeyen çıplak gözle. Tutulmayan elle. Paylaşılamayan kimseyle. Ve acı. Ve gözyaşı dolu. Ve sensiz bir düştü, uçtu, hepsi bu...