Öykü > Aşk ve Romantizm
Yağmur ve Aşk
aşık olmak aniden yağmura yakalanmak gibidir. hazırlıksınızdır, sırılsıklam olursunuz titrer bedeniniz, kaçıp kurtulmak istersiniz...ama sığındığınızda bir kuytuya ve dönüp izlediğinizde yağmuru ne kadarda güzeldir oysa...
o bir meçhul
sevmek, kendini adamaktır.Karşılıksız ve beklentisiz.
Aynı zamanda sevmek insanı değiştirdiği gibi geliştirebilmeli de.
Randevu
Zarif ve yumuşak parmaklarıyla kristal, ince kadehe uzandı. Sandalyesinde daha rahat oturup bacak bacak üstüne attı. Beyaz, sıfır kollu, yakası işlemeli bir gömlek ve bordo, diz üstü bir etek giymişti. Parmak uçlarıyla gerdanlığıyla oynuyor ve giden balıkçı gemisinin etrafına üşüşen martıları izliyordu.
Gidişin
bi tek biz vardık sokakta o karanlıkta çılgınca çıplak ayaklarımızda asfaltlarda koşuyorduk
farklı yollara ,sanki kaçarcasına sen beni ben seni düşünüyordum sadece koşan bendim ama içim sen
koşan sendin ama için ben
Sevmek Sence Ne Demek?
Sevmek sana ulaşmak mı ? yoksa...
sen mutluyken mutlu olmak mı?yoksa...
...
Söyle Bana Aşk mı?
-Gözler kalbin aynasıdır; sözler kapı dışarı. Eller aşkın ağları; kördüğüm sarmış gönülleri. Görülen bir gerçek, bir rüyaymış/ ...Siyah saçlı, ceylan bakışlı genç, kızıl ellerini genç kızın yüreğine dokundurduğu geceden sonra an’lar an’ları ta
Özlemlerimin Gemici Düğümü
Umudun Bi̇ti̇ği̇ Yerde Her Zaman Yeni̇ Umutlar Bekler Bi̇zi̇ Yeterki̇ Onu Gömesi̇ni̇ Bi̇leli̇m
Ayrık Otu İle Menekşe Ayrıldı
Ayrık Otu İle Menekşe'nin Aşkı; çok sevildi, çok beğenildi, tebrikler aldı...
Bunun üzerine bu öyküyü kaleme aldım. İnşallah bu bölümü de beğenirsiniz.
Kırmızıysa Tutkuludur...
Gerçekten ne kadar çok istiyordu orada olmayı.
Şehir var olduğu için kaleler vardı, yollar vardı bitmezcesine ve arabalarda varoluyordu böylece...
Bitmiş Yaşanmamış Hayatlar...
kafası o kadar karışıktı ki.. yarın sabah işe o kafayla gitti..hep düşündü; yalnızlığı ve çevrenin bu duruma bakışını..herkesin bir eşi vardı o da bunu hep yaşamak istiyordu ama istediği farklıydı..sonunda kendini bu evlilik oyununda bulmuştu. Bir kız ç
Okyanusta Son Nokta
Bu nokta fiziki bir nokta olmanın ötesinde psikolojik bir nokta idi. Bu noktada zihnim denge içinde olmalıydı. her şeyim bu noktanın çevresinde dönmeliydi. Bu nokta benimde sonsuza dek kımıltısız duracağım, sabit noktam olmalıydı. Bu nokta ile dünyanın tüm zerreleri arasında gizemli bir etkileşim içerisinde olacaktım. Bu etkileşim beni
Ansızlığın Vedası
gidiyorum biliyorsun. uzun bir yolculuk olacak bu… art arda tebdil-i mekanlar yaşayacağım. seni bırakacağım bu şehre. hiç yaşanmamışlıklarımız olacak bizim. hep eksik bir şeyler kalacak bedenimizde.
Sen Benim İçin İmkansızdın
aşık olduğum halde aşık olmadığıma inanmak beni daha çok zorluyor beni daha büyük bir çıkmazın içine sürüklüyordu.
Cumba
.... Yeni aldığı yazlığında ikinci, günüydü adamın. Kahvaltısını yapmış, her sabah vazgeçmediği alışkanlığı olan Türk kahvesini yudumlamaktaydı ağır ağır. Birden gözü denize takıldı, huzur dedi, şekersiz kahvenin ağzında bıraktığı kekremsi tatla. Alabildğine duru, cam kadar şeffaf ve tanıklık ettiği tarihe yakışır bir sakinlik, göz kırpıyor, güneş parıltılarıyla, cunda
Paris
Sanki yıllardır sarılmışım sana gibi hissediyordum, sende yadırgamadın sarılışımı, sana yakınlığımı... "beklediğim an buydu" diye geçti içimden; "beklediğim kadın bu"...
Yürek Vuslatı İsterse
-Mevlevî uzatmış elini dervişin gönlüne. Derviş uzatmış elini Mevlevî’nin gönlüne. Dinlemişler bir süre birbirlerini. Sonra bakışmışlar…-
Siyah Gece
çok kalabalık bir geceydi eglenceli kahkaların çok oldugu
bi gece gülüyorduk kaçamak bakışlarımız dışında
kimsenin görmedigi yerlerde aglıyorduk zamana inat
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20



