"Yazmak, bir yandan da dünyanın ne kadar aptal olduğunu kanıtlama çabasıdır." - Terry Pratchett (Kurgusal)"

Öykü > Aşk ve Romantizm

dramatik

Hayal

Birden bire köprünün korkuluklarına doğru bir kız yaklaştı. Üzerinde siyah bir manto, başında hoş bir şapka vardı. Onu gördüğü andan itibaren titremeye başladı. Heyecandan yüreği sıkışıyordu. Nastenka’sı gelmişti sonunda.

olumsuz

Aşk Nedir

Onu ilk kez arkadaşının nişan töreninde görmüştü. Oldukça güzel bir kızdı. Yeşil gözleri, olabildiğince düzgün vücudu ve bembeyaz teniyle onu, onca kız arasında fark etmemek olası mıydı

üzgün

Hangisiydi?

Yalnız Bir adamın,geride bıraktıgı o heycan dolu ve kalp sancılı aşkları anlatır.

karamsar

Zindan

William, kendisine bu adı takmıştım, William’ı birkaç kez bu gündüz uyuklamalarım sırasında beni izlerken yakalamıştım. Bir keresinde her zaman öğlenleri gittiğim cafe’nin camından dışarıyı izlerken, daha doğrusu dışarıyı izler gibi uyuklarken

üzgün

Bir Düş.. Sadece Bir Düş(tün)

Başı ve sonu belli olmayan bir düş. Görülmeyen çıplak gözle. Tutulmayan elle. Paylaşılamayan kimseyle. Ve acı. Ve gözyaşı dolu. Ve sensiz bir düştü, uçtu, hepsi bu...

karışık

Rüya Tadında

Ege' de bir efsane vardır; " Hilal' in gözüktüğü ilk gece, yıldızların altında denize dileğinizi iletirseniz, deniz size mutlaka geri döner ve dileğinizi yerine getirir... "

umutlu

Okyanusta Son Nokta

Bu nokta fiziki bir nokta olmanın ötesinde psikolojik bir nokta idi. Bu noktada zihnim denge içinde olmalıydı. her şeyim bu noktanın çevresinde dönmeliydi. Bu nokta benimde sonsuza dek kımıltısız duracağım, sabit noktam olmalıydı. Bu nokta ile dünyanın tüm zerreleri arasında gizemli bir etkileşim içerisinde olacaktım. Bu etkileşim beni

karamsar

Kırmızıysa Tutkuludur...

Gerçekten ne kadar çok istiyordu orada olmayı.
Şehir var olduğu için kaleler vardı, yollar vardı bitmezcesine ve arabalarda varoluyordu böylece...

olumlu

Cumba

.... Yeni aldığı yazlığında ikinci, günüydü adamın. Kahvaltısını yapmış, her sabah vazgeçmediği alışkanlığı olan Türk kahvesini yudumlamaktaydı ağır ağır. Birden gözü denize takıldı, huzur dedi, şekersiz kahvenin ağzında bıraktığı kekremsi tatla. Alabildğine duru, cam kadar şeffaf ve tanıklık ettiği tarihe yakışır bir sakinlik, göz kırpıyor, güneş parıltılarıyla, cunda

üzgün

Ayrılık Mektubu

Merhaba, yine ben. Hani artık nefret ettiğin o kişi. Sana verdiği değerden daha fazla kötülük eden kişi. Hatırlamışsındır umarım. Uzun zaman oldu belki de görüşmeyeli ve yine hissettiriyorsun kendini derin yazılarda.

üzgün

Küçük Bir Sevda Masalı

İşte son olarak da az önce aramıştı Ali. Onu yazlık evinde bir hafta sonu geçirmeye davet ediyordu. Reddedememişti Elif. Sanki aynı çatı altında geçirilecek bir gece,

karışık

Unutulmayan acı

İş dönüşü canı eve gitmek istemiyordu. Nedense bu gün olabildiğince yalnız akalmak istiyordu

karışık/üzgün

Hülya

...Bir anda odaya görevli doktor ve hemşireler doluştu. Bazısı Hülya'nın başucunda duran monitöre
göz atıyor, bazısı tansiyonunu ölçüyor, bazısı muayene ediyordu. Her şey yolunda gözüküyordu.
Solunum, nabız, tansiyon, kalp ritmi hepsi

karamsar

Kalem

Yazıyı yazan bir "aşık" olunca, baktığında neyi gördüğünü, gördüğünde neyi sevdiğini bilince "aşk"ı anlatan kaleminden de mürekkep yerine "aşk" damlar. Bu defa Aşk'a dair bir-iki satır da benden...

Başa Dön