O Anılarını Yaşarken Öldü
Biliyorsun nişanlıyım. Peki de, hemen bu yüzüğü bir zarfa koyup postalayayım
"Dünya vardı ki kitaplarda yaşadım. — Orhan Pamuk"
"Dünya vardı ki kitaplarda yaşadım. — Orhan Pamuk"
Biliyorsun nişanlıyım. Peki de, hemen bu yüzüğü bir zarfa koyup postalayayım
Aşkların, dostlukların, parçalanışların, kaybedişlerin en çok yaşandığı yer ömrün ortası. Hayatın belki de en önemli parçası olan aşklar da çoğunlukla bu dönemde yaşanır. Tıpkı İris’in yaşadığı gibi…
Tanrıların en sevdiği kul yoktur; bütün kullarını eşit severler. Kulların şapşallığıdır; en sevilen olduklarına inanmak isterler...
Aşka ulaşırsın bazen ama karşındakine söyliyemezsin çünkü o aşk hep imkansız olmuştur... Ve olmaya devam edicektir...
Sen varken tenimi acıtan sakallarının sen gidince yüreğime batması daha acıymış. Şimdi yoksun, ve ben sakallarını daha çok hissediyorum.
Altunizade’ye varmadan bir üst geçit,
Haber verir yokuş aşağı gidişi.
Bu en sevdiğim köprüden taa öbür kıtaya kadar,
İstersen boşta bile gider araban.
Hayat ta böyle olsa keşke.
Yaşadığı toplumun sancılarını hisseden, yüzyılların değiştirilememiş kaderini, çaresizce çareler arayarak yaşayan bir yürekte, yeni filizlenen bir aşkın hikâyesi bu...
Saat mişli geçmiş zamanın hikayesini iki geçiyordu seni ilk gördüğümde. Şimdi gelecek zamanın herhangi bir evresinde seni bekliyorum ...
Beklenmedik bir anda gelen ayrılık insanı sarsıyor. Ama bundan daha zor olan bir şey var ki, o da ayrılığı kabullenmek...
Sevmek, aşık olmak, sevilmek bir olmak ne güzeldi seninle...
Şimdi yoksun ,yoklugunla bir oldum.
Senmişsin gibi sevgili.
Pusulasını yitiren bir sandalım açık denizlerde. Tekmeleyerek ilerliyorum önüme çıkan engelleri. Yitirmenin acısıyla o asil rotaları...
Korsan karasularının dehlizlerinedir artık yolculuğum. Ve prangasızlık
yalnızlığıdır bu. Yalnızlık acısıdır.
Birdenbire bastırırsa yokluğum, karanlık gibi,
tipi gibi, sis gibi. Korkma devrilmekten kaldırabilirim seni.(\*)
...Bir anda odaya görevli doktor ve hemşireler doluştu. Bazısı Hülya'nın başucunda duran monitöre
göz atıyor, bazısı tansiyonunu ölçüyor, bazısı muayene ediyordu. Her şey yolunda gözüküyordu.
Solunum, nabız, tansiyon, kalp ritmi hepsi
Uzakta olmanı isterken en yakınım ol diye dua ediyorum...
Beni sevdiğin zaman senden uzak,yokluğunda senle yaşıyorum..
Belki çıstak çıstak kutlamazlardı yılbaşını ama sessiz ve keyifli bir ortam hiç de fena bir fikir değildi. Şarapevi'nden yer ayırttı ikisi için ve ev arkadaşı İpek'le ayarladıkları saatte buluştular. Herşey umdukları gibiydi ya da artık bir şeyler ummayı
Sana geliyorum ey sevgili! Hayata inat vazgeçeceğim yaşamımdan... Sana geliyorum...
Senin de benim gibi pencere kenarına oturup mehtabı seyrettiğin oldu mu?Hiç düşündün mü seni ölesiye sevenin varlığını?