Hayal Kırıklığı
O sıralar orhan veli'den "Güzel Havalar" şiiri dilimden düşmüyor. İğde ağaçlarından yayılan rayiha beni mahveden o kaçık havalara yasaklı düşünceler yayıyor.
"“Deprem, insanın dünyayı sağlam sandığı için yazdığı en uzun dipnottur.” — Franz Kafka (kurgusal)"
"“Deprem, insanın dünyayı sağlam sandığı için yazdığı en uzun dipnottur.” — Franz Kafka (kurgusal)"
O sıralar orhan veli'den "Güzel Havalar" şiiri dilimden düşmüyor. İğde ağaçlarından yayılan rayiha beni mahveden o kaçık havalara yasaklı düşünceler yayıyor.
Adını bilmediğim bir sarmaşık lila renginde çiçek açmış, pencerenin bir yanından yukarıya doğru sarılıp tırmanmıştı. İçimde o tanıdık, gittiğim her yerde beni bulan o acıtan boşluk hissi; bu manzaranın içinde de yoktum...
Gitme vakti gelmişti, gitmeliyim...

Yankıyı sevmiyorsanız, yalnızlıktan uzak durmalısınız. Yalnızlıktan uzak durmak ilginç geldi değil mi? Boşluğa el sallayarak , yalnızlığa veda denemesi yapabilirsiniz.
İçinden müzik ve fizik geçen kısa bir öykü. ... ...
Ve sonra ara. ...
Ve sonra işte o müzik... Dı dı dııııı, dıııı rı rınnnn. dıı dı dııııı, dı rı rınnn. Sen anladın da yazamadın, ama işte o müzik. Brahms'ın 3'ünün 3'ü... Ne güzel
Son üç gündür telefonum kapalı, bu kadar rahatlayacağımı düşünmemiştim. Tamam çok iyi bir alet tamam iletişim ama arayanların dırdrından mı, sürekli ulaşılabilir olmaktan bıkmaktan mı? yoksa şu lanet radyasyonun etkisindenmidir bilinmez çok bunalıyor, çok sıkılıyormuşum bu aletten.
Dindar bir aileden gelen Yusuf'un, çocukluğundan itibaren "Hoca Efendi" adlı bir din adamının sözlerinin Kuran'dan bile üstün tutulduğunu fark etmesi ve bunun zihninde oluşturduğu sorgulamaların hikâyesi. Genç yaşta başlayan bu şüpheler, Yusuf'u ilahiyat eğitimi almaya ve inancın gerçek kaynaklarını araştırmaya yönlendirir. Dini otoritenin sorgulanması üzerine düşündüren etkileyici bir
Görmek istediğini görürsün hayatta ve o senin gerçeğin olur. Renkleri gör, iyiyi gör, güzeli gör, aşkı gör, sevgiyi gör. Umut fakirin ekmeği değil, yiğidin zengin menüsüdür. Çiçekleri, gökyüzünü ve aşkı unutma. Gerekiyorsa vefasız sevgilini, adresleri, bir şehri bırak; ama umudu bırakma…
Hayat arkadaşından daha da öte maşukasını arayan bir aşığın öyküsünü anlattığım bu yazım bayağı iltfata mazhar olan ve çok yorumlanan yazılarımdan biridir
Şimdi bütün kokuları aşkın canlandı yüreğimde, şimdi karıştım bir oldum iste evrenle… Yağmur tanecikleri içindeki yüzüne bakmak ve o baş döndüren dişiliğinin kokusunu almak istesem… ne yani ayıp oluyorsa bırakalım olsun, sen bana bahar gibi geliyorsun…
“Sessiz bir törenle uğurlandı cesur kral. Başucunda sadece, onu sonsuz aşkıyla seven sadık Arwen vardı.”
Işık olmayınca suret de olmuyordu.Ama suret olmayınca karanlık oluyordu.Ve karanlık;mavi gül dalları arasında uzun gece yürüyüşleri yapan hayal perisinin kendisinden ne bir eksikti ne de bir fazla.Sadece karanlıktı ve karanlık onun ta kendisiydi.
Uçurum.Taş.Ses.Ses(sizlik).
Bu öyküyü birkaç edebiyat sitesine asmıştım. Çok beğenilmiş ki, "FORMİSTAN; FORUMSAL.NET ve MAİN BOARD siteler de iznimi almadan bu öyküyü kendi sitelerine koymuşlar. Adımı yazdıkları için sorun yapmadım. Öyküm, bu sitemizde de bulunsun istedim.