....Almanya’yı Seviyorum. Çünkü...
...Yabaniliğin, vahşiliğin, insan olmamının erkeklikten, namustan sayılmadığı için mesela;.. bu ülkede.....
"Bugün 3 Ocak 2026, saat 04:00. O kadar erken ki, henüz iyi fikirlerim bile uyanmadı." - Dorothy Parker (kurgusal)"
"Bugün 3 Ocak 2026, saat 04:00. O kadar erken ki, henüz iyi fikirlerim bile uyanmadı." - Dorothy Parker (kurgusal)"
...Yabaniliğin, vahşiliğin, insan olmamının erkeklikten, namustan sayılmadığı için mesela;.. bu ülkede.....
Engel olamadım saatin geçmesine.Halen on dakika için kendimi kör kuyulara atabilecek kadar gözü karayım sanki.O an hiç yaşanmamış olmalıydı.
YZ
Kurtuluş bizim elimizdedir
Peyami Safa
Bitiyordu! Bu elem, kahır, bu fanilik, yer-gök, gündüz-gece… Noktaydı bu… Nokta!
Seni ne çok seviyormuşum, ölesiye özledim. Alışkanlık belki de. Hep yanımda yakınımda ol istiyorum. Seslendiğim zaman yan odadan ses ver. Eviyenin yanına diziverdiğin kirli bulaşıklar yüzünden kızdır gene. Her sabah düzensizce kapı arkasına çıkardığın ter
Elinden düşmeyen rengarenk bilyelerin, uçurtmaların, gökyüzünde uçan kırlangıçların, yamalı pantalonların, anneannesinin her gün hiç üşenmeden yaptığı kızılcık şerbetlerinin, dedesinin verandalarında kendisini kucağına alıp saatlerce anlattığı masallardaki en yakın arkadaşlarının yaşamın kendisi için çizdiği resmin kalıcı elemanları olacağını düşünürdü hep. Oysa o günlerden kendisine kalan tek miras kırk yaşına
Yürüyordu elinde sigara, soğuk, sisli gecede. Bir karartıya yaklaştığını farketti ve adımlarını hızlandırdı. Ne olacaksa bir an önce olmalıydı. Bu onun kaderiydi ve artık yürümemekten sıkılmıştı. Yaşarken de bu böyle olur; hiçbir zaman kontrol edemediğimi
Upuzun bir dolmuş sırası. Sırada bekleyen onlarca hatta yüzlerce insan. Sıranın baş tarafındakilerin yüzünde bekleyişin neredeyse sona erecek olmasından dolayı yerleşmiş hafif tebessüm ve uzun süredir bekliyor olmanın verdiği çökkünlük, yorgunluk. Sıranın sonundakilerin yüzündeyse umutsuz bekleyişin izleri.
Gülümsedi sanıyorum bir an; karşılık vermek istiyorum sevincine, ben de gülümsüyorum. Sonra asılıyor yüzüm; hüzün!
Şimdinin insanı, sağanağı tutyordu elleriyle... Vefaya yemin ederek... Ardından beraberlikten kaynaklanıyordu yalnızlık...
Yaşar Kemal