Sevgilim Uyku
Kokumu yaşadığını söylemiştin hani Gökyüzüne bakıyorum. Gün batmış. Ben sokağı terk etmişim.
"Bugün 2 Nisan mı? Tanrım, bu kadar aptalca kararlar vermem için bir bahane daha mı çıktı?" - Mark Twain"
"Bugün 2 Nisan mı? Tanrım, bu kadar aptalca kararlar vermem için bir bahane daha mı çıktı?" - Mark Twain"
Kokumu yaşadığını söylemiştin hani Gökyüzüne bakıyorum. Gün batmış. Ben sokağı terk etmişim.
Abide etkileyici, çevre çöp doluydu. Tarihimizin dönüm noktalarından birinin yaşandığı yer gerçekten güzel planlanmış ve inşa edilmişti. Ancak İngiliz ve Fransız Mezarlarının temizliğini görünce daha da kızdım insanımıza.
Ne yani şimdi sen espiri mi yaptın?... Hadi adamın ismini boşverde, şimdi sen söyle bakalım bana bizim burada ne işimiz var?.... Aman dur sorumu geri aldım
Selim İleri
Gelirken bir gül almıştımda bana gülümsemiştin, hani sana doğru gelirken hayattan ödünç bir nefes almıştım, insanlar vardı çevremde ve hepsi birine veya birşeylere karşı sevgi besliyordu. Duygular vardı aşkın yanında yanlızlık,umutsuzluğun yanında umut...
....Doktor gittikten sonra yan tarafta yatan rus kökenli hasta zannımca kendi dilinde doktor hanımı bir güzel kalaylıyordu eh!! Bende bu kalaylama işinde bu sevecen Rus’a benim nacizane ....
O gün günlerden siyahtı. O gün yas günüydü. O gün ağıt günüydü. Ağıtların yakılması için sultanın bir emrini bekliyordu cellatlar. Yüzü gözükmeyen mahkumun kafasıyla gövdesini bir birinden ayırmak için sadece sultanın gözlerinin birkaç saniye kapanmasını bekliyordu cellatlar. Sultan nemli gözleriyle , buğulu bakışlarıyla mahkuma bakıyordu. Her zaman iki
Bizi ayıran yollar geri getirecek bana seni... O yüzden lanetlenmiyor yollar hiçbir zaman...
Bez ayakkabılarındaki ıslaklığı hissetti,omzundaki büyük resim çantasının askısını tutuyordu sol eliyle,yürürken sanki destek alıyordu,bir şeye ihtiyacı vardı ama neye ihtiyacı olduğunu o da bilmiyordu,yalnızca acılarını törpülemeye,ruhunu bir an olsun iyileştirmeye çabalıyordu.Sahte gülüşleri bırakıp kahkahalar atmak istiyordu,feri parlayan gözler arıyordu.Oradaydı işte yine,gizemli yerine gelmişti yine.Kimse yoktu üstelik bu sefer,biraz
Garip Koyde Yasananlar isimli hikayenin 5. kismi.
Gülümsedi sanıyorum bir an; karşılık vermek istiyorum sevincine, ben de gülümsüyorum. Sonra asılıyor yüzüm; hüzün!
Mucizeler ülkesi de denilebilir... Ülkemizden bahsediyorum. Bana herhangi bir ülke gösterin ki, bizim sabredebildiklerimize katlanabilsin.
Halid Ziya Uşaklıgil