"Bir klasik, söyleyeceklerini söylemeyi hiç bitirmemiş kitaptır. — Italo Calvino"

Öykü

Değerliymiş aslında..

Gelirken bir gül almıştımda bana gülümsemiştin, hani sana doğru gelirken hayattan ödünç bir nefes almıştım, insanlar vardı çevremde ve hepsi birine veya birşeylere karşı sevgi besliyordu. Duygular vardı aşkın yanında yanlızlık,umutsuzluğun yanında umut...

Yalnızlığı Okuyorum Gözlerinde -2-

Bu kent; her geçen gün bizi bizden uzaklaştıran bu kent, bir dilim ekmek için çalışıp didinen insanların doldurduğu, kirli,gürültülü bu lanet kent hepimizi esir ediyordu da biz farkında değildik... çocuklarımızın gözlerinde parıltılı gülücükler yoktu, gen

o bir meçhul

sevmek, kendini adamaktır.Karşılıksız ve beklentisiz.
Aynı zamanda sevmek insanı değiştirdiği gibi geliştirebilmeli de.

Hayatın Hikayesi

hayat hikayedir. hayatın yazdıkları yaşamımızdır. iç içe geçmiş yaşayan binlerce hikaye.. bu hikaye hayatın hikayesidir. ve bir çok hikayenin hikayesi..

Sarı Sıkıntı

Hiç hoşlanmadığı, o sarı saçlı, balıketli, çukur gözlü kadın gelmişti akşamüstü. Güzel bir kadın değildi. Onu etkileyici yapan sadece sarı saçlarıydı işte. Dümdüz, sapsarı. Üstelik boya. Kendisinin ondan ne eksiği vardı? Hatta fazlası vardı. İnsanlar neden ona ilgi gösteriyordu peki? En sinir olduğu şeylerden birisi de bu kadının

Sen Ben ve Sensizlik

El salladı otobüsün ardından. Gözleriyle “uğurlar ola” dedi. Yüreğiyle sadakat yeminleri etti. Otobüs kaybolunca dağların arasından, bir boş yola bir de şehre baktı. Öylece dimdik durdu bir süre. O olmadan atılacak ilk adımdaydı sıra.

Bodur Tevfik

Devlet ihalelrinde ki ayak oyunlarında daha toydular. Pek anlamazlardı. Kredili pasta nasıl ele geçirilir, devletin malı nasıl incitmeden yenilir, kubbe nasıl habbe yapılır, deveyi hamuduyla yutmanın yolları nelerdir... Para bu! Başka şeye benzemez ki! Aşığa maşukasını unutturur. Sesi çok uzaklardan bile hoş gelir. Damarlarına kadar hissedersin. Öğrendiler... Öğrettiler!

Başa Dön