Görgüsüzlüğün Sonu
Müşterilerine nişanlısının nişanını niye attığını anlayamadığını söylüyordu
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Müşterilerine nişanlısının nişanını niye attığını anlayamadığını söylüyordu
Neden hep bana zamanımın yetmediğini soruyorsun? Ah, aşkım bilmiyorsun, senin daha çok vaktin var.
YZ
Etrafına bakıyordu, akşam için hazırladığı masaya. Ahşap masayı papatyalarla süslemişti. Goncagül papatyaları çok severdi. Bir tane de gelincik bulmuş, onu da ortaya yerleştirmişti. Gelincik kıpkırmızı, nazlı nazlı sallanan, kınalı gelinlere benzeyen çiçe
Ahmet Ümit
Astarının yüzünden pahalıya malolduğu şu günlerde artık uzun vadeli
yaşamı anlamılı kılan gözlemelerimizdir. göremeyen bir insanın ıstırabını yazarlardan başka kimse dile getiremez. bazen bir çocuğun minicik tebessümü bazen de acıyı gözlemler ve de duygu dünyamızda yoğurup okuyucuya sunarız.
Kayaların bulunduğu yamaca vardığında başını kaldırıp kayaları dikkatle izledi. Belki de oraya çıkıp çıkamayacağını kestirmeye çalışıyordu.
Bir akşam üstü hikayesi...
O'nu düşünüyordum.Telefonun sesiyle irkildim
Türk târihinin önemli isimlerinden Timur oğullarından Bâbûr Şah ile Cengiz oğullarından Özbek Şaybak Han arasındaki Semerkand mücâdelesi ve Timurluların, şehri Özbeklere terk edişinin hikâyesi...
"Şibânî soyundan Şaybak Han, Semerkanda doğru yürüyüşe geçmişti. Tahtı istiyordu. Şibânîler, Cengiz Han soyundan oldukları için taht üzerinde hakları vardı ve bu
Bazen düşünceler insanı boğar ve ne yapacağınızı bilemezsiniz.Çivi çiviyi söker diye daha derinlere dalarsınız.Sonrada saçmasapan bir sonla herşey biter...
Kasada para üstü çevirirken, müşteriye biraz para veriyor, sonra “Oldu mu?” diyordu. Müşteri “Eksik” deyince biraz daha veriyordu. Kasada sık sık açık çıkıyordu.
Güneşin batmasına yakın, esen lodosla birlikte şımaran dalgalar sahile vurmadan şahlanıyor, sonra sinsice sahile uzanıyor, küçük kızın ayaklarında köpük köpük olup duruluyordu. Küçük kız her dalga gelişinde nefesini tutup sabırsızca o coşkun dalgaların ayaklarında diz çöküşünü çığlıklar atarak karşılıyordu. İleride, banklardan birine iyice kurulmuş dedesi, torunun her çığlık
Halid Ziya Uşaklıgil