Ben Bu Yoldan Dönerisem
Kılıç boynumu kessinBen bu yoldan döner isemKör olsun gözlerim benimBen bu yoldan döner isem
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
Kılıç boynumu kessinBen bu yoldan döner isemKör olsun gözlerim benimBen bu yoldan döner isem
insan sevince ,aşık olunca nereye baksa sevgilisini görür ve zaman sevgilisi ile arasına kara kedi gibi girer isterki sabahtan akşama kadar onunla olsun isterki akşamdan sabah kadar sevgili ile olsun doymaz yanı doyumsuz bir şii
Çok çarpıcı olduğunu düşünerek sizinle paylaşmak istedim.Okumakta yarar buluyorum.
Bu diyarın mahsulü salgın. Küçük, veba tuttu, babasına dargın.
Sahildeki yarısı parçalanmış bankın sağlam tarafına oturdu. Neden sonra bir iki metre ilerde yatan adamı fark etti. Kalkıp çevirdi. Yüzü yoktu. İrkilip sol elini yüzüne götürdü. Biraz ıslaktı ama derisi yerindeydi. Rahatlayıp yerine döndü. Islaklığın sebebini düşünmemeyi yeğledi
Her şeyin bu kadar ucuz olduğunu ancak o gün başıma gelenlerden anladım.Aydınlık gecelermin nasıl da çok kısa bir zamanda karardığını ancak o gün gördüm.Küçücük umutların koca bir yaşamı saracak kadar büyüdüğünü an an yaşamıştım. Derken, yıldızlar sıradanlaştı, Geceler tekrar eski duyarsızlığına soyundu. Çevremdeki herşey nasıl da birden öyle
Onu hayata bağlayan Serap’tı. Sanki adının gizemiyle bir hayal gibi hayatına girmiş ve sonra da apansızın çıkıp gidivermişti. Buhar olmuştu adeta…
Hava güneşli olmasına güneşliydi ama, Ilgaz dağlarının eteklerinde bulunan iki katlı ahşap evin bacası tüm endamıyla dumanını savurmaya devam ediyordu.
Bir anda olmuştu herşey… Şimdi şehrin etrafında kapkaranlık ve bunaltıcı bir duman dolaşıyor ve yanmış cesetlerin kokuları tüm binaların içlerine doluyordu. Bur bir felaket olmuştu… Şehri sona erdiren bir şey…
...soruların her birini tek tek cevaplaması gerekiyordu. Bunun içinde bir şekilde o karanlığa dalıp, kaybolması şarttı.
Uzak, çok uzaklarda boşlukta bir yıldız (belki de yıldızlar arasında boşlukta bir nokta) aniden parlıyor ve sönüyor (küçük bir parıltı bu, ancak bir yıldız kadar).
Bunu dünyanın beş köşesinde birbirinden habersiz beş kişi görüyor...