ilk hayatımda oldugu gibi ikinci hayatımdaki dostuma
hayatınızda hic candostunuz oldumu ,cıkarsız ,safca dosluk yaşdınızmı önemini birbilseniz.
"Yazmak, aslında hiçbir zaman yazmamış olmayı dilerken yapılan bir eylemdir." - Franz Kafka"
"Yazmak, aslında hiçbir zaman yazmamış olmayı dilerken yapılan bir eylemdir." - Franz Kafka"
hayatınızda hic candostunuz oldumu ,cıkarsız ,safca dosluk yaşdınızmı önemini birbilseniz.
Günümün büyük bir bölümünü odamda tek başına tembe tembel oturarak geçiriyordum.
Nice mektuplar yazarda yolluyamazsın...İşte bir dizi saklı mektup.
Şaka şuka, şaka şuka, şişi çevir, ilk ilmeği örmeden al....
Attığım her ilmekle bir sıkıntımı, bir bunalımımı arkaya, omuzlarımdan geriye bırakıyordum. İnanamıyordum, nasıl bir terapi bu böyle...
El salladı otobüsün ardından. Gözleriyle “uğurlar ola” dedi. Yüreğiyle sadakat yeminleri etti. Otobüs kaybolunca dağların arasından, bir boş yola bir de şehre baktı. Öylece dimdik durdu bir süre. O olmadan atılacak ilk adımdaydı sıra. Yıllarca birlikte yürüdükleri bu yollar, seyretmekten büyük keyif aldıkları –bazen de talihsizliklerine isyan ettikleri-
Hayatın inceliklerini görmemek için kör olmak lazım, kör değilim ve görüyorum.
Okuldaki arkadaşlarının tepkisi ise çok farklı olmuştu. “Dörtgöz dörtgöz” diyorlardı. Suratında taşımak zorunda olduğu bu fazlalıktan nefret etti. Hatta ilk günler okulda takmadı. Ceketinin cebinde saklayıp, eve yaklaştığında gözüne taktı
Kadim zamanlardan kalma bir ebabil, kafamdan içeri bırakıverdi minik çakıl tanesini ve olacakları izlemek için bir köşeye çekilip bekledi kırk asır.
"aşk, bazıları için yaşam pınarı, bazıları için de uçurum kenarı. acaba bizim gözümüzde nasıl?"
fakat anlayamadığım bir tuhaflık vardı. İstenilen kız karşımızda geçip gönül rahatlığı içinde çayını yudumluyordu.