Bitmeyen Veda – 2
Biribirne kavuşmak için türlü zorluklara göğüs geren, ancak kaderin oyununa her seferinde yenik düşen Serap ile Ekrem'in öyküsü..
"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"
"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"
Biribirne kavuşmak için türlü zorluklara göğüs geren, ancak kaderin oyununa her seferinde yenik düşen Serap ile Ekrem'in öyküsü..
Zamanla oynayıp durmak, onu ele geçirmeye çalışmak insanlara asla ele geçiremeyecekleri bir şeyi göstermişti. Kendi zamanları sınırlıydı. Ancak yaşamları kadar zamanları vardı.
El salladı otobüsün ardından. Gözleriyle “uğurlar ola” dedi. Yüreğiyle sadakat yeminleri etti. Otobüs kaybolunca dağların arasından, bir boş yola bir de şehre baktı. Öylece dimdik durdu bir süre. O olmadan atılacak ilk adımdaydı sıra. Yıllarca birlikte yürüdükleri bu yollar, seyretmekten büyük keyif aldıkları –bazen de talihsizliklerine isyan ettikleri-
insan hayatta kaç kez gerçek sevgiyle karşılaşır?yada kaç kez gerçek sevgiye yaklaşabilir?sevginin, paylaşmanın,aşkın değeri neyle ölçülebilir?yada kim sevdiğini sonsuza kadar bekleyebilir?bitmek tükenmek bilmeyen bir sevginin öyküsü bu...
Bu sefer giderken içinden geçtiğim bütün şehirler bana inat ıslak ıslak bakıyorlardı yüzüme. Neden sorusu vardı sollamak serbest çizgilerinin üzerinde.
Geri dön diyordu bir U dönüşü yapılmaz levhası bile.
Ben giderken hep ama en çok seni bırakırdım ge
Sensizlikti senden kalan, bir de deniz mavisi gözlerin.
İnsan bir başkasını sevebilir, ancak bulunulan zamanın tadını çıkarmaktan çok, sevilen kişiyi kaybetme korkusuyla yaşayıp durmak, aşkı ıstıraba dönüştürüverir. Sevgi duygularla beslenip aşka dönüştüğünde maşuku kaybetme korkusuna kapılan kişi karşısındakini yaralamaya başlar. Onu, sevdiği ve sonsuza dek ayrılmayacağını düşündüğü kişiyi kaybetmemek için elinden geleni yapmak ister.
Ormanla bakıştık bir süre. Ondan da bir ses çıkmadı, üzerime yırtıcı hayvanlar göndermedi, ya da uysal hayvanlar. Ben de ona saldırmadım, bir baltam yoktu ama yine de saldırmadım, bir baltam olsaydı da saldırmazdım. Belki sırf halim yok diye, belki hala yaşarken yalnız kalmamama giden tek seçeneği parçalamamak için
İnsan aklının sesini dinlediğini söyleyenler şeytanın sözlerine kulak vermeye birazcık daha yatkın oluyor. Yine de durumu çok hafife almaya gelmez, meleğin de kafası fena çalışmaz aslında.
Akşam geç saatte geldi evine adam,yorgundu.Tüm gün yoğun geçen işlerinin ağırlığı yormuştu bedenini.Önce sıcak bir duş almalıyım dedi kendi kendine,sonra sıcak bir yemek,ardından da sıcacık bir yatakta önce hayaller sonra rüyalar olmalı dedi.İçinden,belki
Çevresi daha açık renkti, ortasına doğru koyulaşıyordu. Rengini tam olarak söylemek zordu. İlk bakışta siyah gibi görünüyordu ama bir süre sonra içinde gökkuşağının yedi rengini de ayırdeder olmuştum.