"Yazarın yazma cesareti kalmayınca, eleştirmenin cesareti katlanır." – Umberto Eco (kurgusal alıntı)"

Yüzük Hikayeleri

‘‘Yüzük parmaktan çıktığı zaman geri dönüş yoktur kraliçem’’ Çok aşık bir o kadar da gururlu prens böyle diyordu nişanlısına. ‘‘Emin olmalıyım prens, aşkımdan, sizi sevdiğ

yazı resimYZ
  1. Aşk Ebediyen...

‘‘Yüzük parmaktan çıktığı zaman geri dönüş yoktur kraliçem’’
Çok aşık bir o kadar da gururlu prens böyle diyordu nişanlısına.
‘‘Emin olmalıyım prens, aşkımdan, sizi sevdiğimden... Doğru kişi olduğunuzdan emin olmalıyım...’’
‘‘Sizin emin olmadığınız ben ve aşkınız değil kraliçem, emin olmadığınız ne kadar ileri gidebileceğiniz!’’
‘‘Sizi mutlu edecek şekilde düşünmekte elbette ki serbestsiniz,’’ dedi kraliçe,
‘‘Ama emin olmadığım size sevgim benim.’’
Genç prens çok aşıktı ve acı çekiyordu. Ama kraliçe fazla uzatmadı. Parmağındaki yüzüğü çıkarıp, kurnası dolu çeşmeye attı.
Yüzük battı. Prens elinde aşkının ifadesi kırmızı bir gül tutuyordu.
O da gülü suya attı. Gül batmadı, yüzdü. Prens çaresizce içinden geçirdi: ‘‘Aşk Ebediyen...’’

  1. Nazar

“Bu yüzüğü tak,
Sana nazar değiyor’’
diyerek
bana çevresi mavi taşlı, ortası gümüşten bir yüzük verdi.”

O akşam altı mavi taşın bir taşı –nerede bilinmez- düştü.
Eve gelince yüzüğü dışarı çıkarken tekrar takmak üzere parmağından çıkardı.
[Yüzüğü Veren] bu konuda bir şey söylememişti ama sabah yüzüğü bulamadı.
İki gün sonra yüzük ilgisiz bir yerden ortaya çıktı. Bir hataya uğradığını ve affedildiğini düşündü. Yüzüğü taktı. O gün yüzüğün ikinci taşı düştü.
Üçüncü taşın düşmesini beklerken, kendine bütün taşları düşene dek yüzük parmağımdan çıkmayacak diye söz verdi.

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön