"Kitaplar, sessizliğin çocukları ve belleğin anneleridir. — Umberto Eco"

Öykü

Küçük Anların Büyüklüğü

Gülbahar'ın korktuğu soru gelmişti. Sanki kelimeler çile olmuş, harfler birbirine dolaşmış gibiydi. Dilinin ucunda çözebilse cevabını verecekti ama bir türlü olmuyordu. Duyguları ıslanmış da düşünceleri ondan okunmuyor gibiydi.

yazı resim

2012: Ölülerin İntikamı (3)

Zombiler mi?" diye kahkahayla gülerek konuşuyordu loncanın afacan çocuğu, "ya saçmalamayın abi ya bu ne böyle? Birisi interneti mi komple hekledi? Kim yaptıysa helal olsun. Olm bu çok iyi ya! Her yerde bunlar var. Yalnız zombiler çok klişe olmuş. Efektler de biraz zayıf, pek gerçekçi durmuyo zaten.

Anne Cennette Yemek Var mı?

" Anne babamla abim nereye gittiler?"
Anne ağıtını dudak uçlarında donduruyor:
" Onlar gitti kızım, onlar gittiiii..."
" Nereye gittiler anne?"
Anne yutkunuyor. Nasıl dese yavrusuna da onu ikna etse? Kendince en mantıklı yanıtı seçiyor aklının havuzundan:

Yazıklar Olsun Türk Edebiyatına

Yazıyı kaleme almamda ki en büyük etken edebiyatımızda şair ve yazarların toplumda ki suç işleyen insanlara mahkumlara, yani hırsızlara, katillere, esrarkeşlere bakış açılarında ki acımasız duruştur. Üstelik onları bir vebalı gibi görmeleri, sefil iğrenç yaratıklar diye yaftalayıp toplum dışına iterek adeta tekme tokat dışlayarak sanki bu insanlar yokmuşçasına

Acı Esintiler

İzmir 1 Nolu Sıkıyönetim Komutanlığı'nda süren davamız nihayet bir karara bağlandı. Hakkımda istenilen 5 yıllık ceza da onaylanmış oldu. Ama avukatlarımız temyize başvurdular. Sonuçlanması birkaç yıl sürer dediler.

Kara Masal

Günümüzde uğruna savaşlar açılan, kan dökülen, en kutsal değer addedilen demokrasi... Demokrasi böylesine övgüyü hak eden bir şey mi? Ya da demokrasi denilen şey gerçekten de bugünkü gibi bir şey mi?

Sergüzeşt-i Hoyrat

Ana babalarından evlatlarına miras kalması güneşin gökyüzü saltanatını akşamları aya devretmesi kadar doğaldır. Birde tersine bir durum olur bazı. Ölüm ana babasından önce evladına yol verince miraslarda değişiverir. Ben hoyrat, genç yaşında ölen babamın ana babasına bıraktığı yegâne mirasıyım.

Toto 1

O yıllarda neredeyse bütün çocuklar yoksuldu. Aramızda varsıllar olmadığından belki bizler deryadaki balık misali yoksul olduğumuzu bilmezdik. Yoksul olmanın en kötü tarafı elbiselerinizin eski ve yamalı olması, sofranızda lezzetli yemeklerin bulunmaması değildir. Yoksulların anne babaları çok sinirli olur. Ve onların çocuklarının payına ekmekten çok dayak düşer.

12 Eylül ve Babam

Binlerce ev, iş yerleri, sokaklar, binlerce asker tarafından basılıyordu. Ahşap binaların kapıları dipçiklerle kırılıyordu.Yine kadınların, çocukların feryatları arasında erkekler pijamasıyla sürüklenerek sokağa fırlatılıyordu. On beş yaş üzeri bütün erkekler gruplar halinde toplanıyordu. Yerde tekmelenenler, postallarla, joplarla, dipçiklerle, dövülen insanlar eller havada olduğu halde yürütülüyordu. Kimse ne oluyor diyemiyordu.

Blackened

Eşinden ayrılmış yalnız yaşayan biri olarak odayı kaplayan sersemletici gitar sesine bir anlam veremedi.irkilmişti ama kıpırdayacak hali yoktu.

Başa Dön