Bizim Muhtar Yine Kazandı
Baktık bir tapu. Cennetin en mutena köşesinden bir dubleks daire tapusu.
"Kitaplar, sessizliğin çocukları ve belleğin anneleridir. — Umberto Eco"
"Kitaplar, sessizliğin çocukları ve belleğin anneleridir. — Umberto Eco"
Baktık bir tapu. Cennetin en mutena köşesinden bir dubleks daire tapusu.
Bir varmış bir yokmuş eski zamanda çok zengin bir ailenin hizmetine koşan çok güzel bir kız varmış. Evin hanımı romatizma olduğu için bu kızcağız evin hanımına hizmet eder, kulunçlarına masaj yaparmış. Bir gün masaj yaparken evdeki aynada kendini ve masaj yaptığı evin hanımını birlikte görüvermiş.

Karanlık ve Aydınlık ve Yeryüzü
Bir gün "Ben sizce güzel miyim ?" diyen bir kadın sesi ile de karşılaştım.
Görmüyorum ki seni...
Nereden bileyim dedim.
"Sesimi dinle benim" dedi sonrasında kapattı telefonu.
Dinledim.Güzelsin diyecektim halbuki.Dememe fırsat kalmadan kapattı.
"Söyleyecek Sözü Az Olan Adam" yaklaşık olarak 1997 den beri, aklımda olan üç perdelik bir tiyatro eseridir aslında. Fikir olarak filizlenmesinden bu yana, iki sefer birinci perdesi yazıldı; ancak bir türlü adına yakışan tokluk duygusunu hissettirmedi bana.Derken, derken günlük yaşam ve her zaman baskın olan şiir yazma eğilimi
Babamı hiç tanımadım ben. Kokusunu duymadım. Kulaklarımda asılı değil sesi. Resmi de yoktu duvarımızda. Olsaydı bakardım
Ruh hekimi Fehmi,uyku mahmurluğunu henüz üzerinden atamadığı için bir yandan esnemekte,diğer yandan elleriyle gözlerini ovuşturmaktadır.Bu arada gözlerinden gömleğinin üst kısmına düşen bir iki çapağı üfleyerek def etti.Önüne dumanları çıkan çayı koyan hastabakıcısını bile fark etmemişti.
Bir deney sonucunda mutanta dönüşen üniversiteliler, ilk bölümüyle karşınızda.
"Sana bir silah mı yahut uyuşturucu mu lazım, yapacağın iş için adam mı lazım, bulunduğun vilayetteki en yakın bir roman mahallesine git, orada bir kahvehaneye gir otur çay söyle. Seni kimsenin tanımasına gerek yok, yeterki paran olsun, daha çayını bitirmeden yanına gelirler.Merak etme sen adamım"
Hep başkalarının hikayesini okursunuz. Peki ya bir gün, okuduğunuz hikayenin kendi hikayeniz olduğunu anlarsanız sonunu okur musunuz ? Ya da sonu tekrar yazmak için mi uğraşırsınız ? İşte bu böyle bir hikaye.
"Yıl uğursuzun heriiif" dedi karısı, "Yıl uğursuzun!"
Hiçbir teslimiyet çağrımızı dikkate almadılar