İki Vesikalık
\- Anne, bu böyle mi oluyordu? dedim.
O temkinli:
\- Sesini çıkarma. Bunlar yeni makina, herhalde güllü çekip gülsüz çıkarıyordur. Sorup irezil olmayalım.
"Sabahın dokuzunda şiir yazan adamdan hayır gelmez, hele bir kahvaltı etsin de bakarız." - Orhan Veli Kanık"
"Sabahın dokuzunda şiir yazan adamdan hayır gelmez, hele bir kahvaltı etsin de bakarız." - Orhan Veli Kanık"
\- Anne, bu böyle mi oluyordu? dedim.
O temkinli:
\- Sesini çıkarma. Bunlar yeni makina, herhalde güllü çekip gülsüz çıkarıyordur. Sorup irezil olmayalım.
"Zaman istikamet yemiş askerlere yön vermeyi akıl bile etmiyor artık."
Aynanın karşısında, saatlerce hiç bıkmadan o korkunç çirkin yüzünü seyretti...İç dünyası adeta yüzüne yansıyordu. Aynanın hemen üstünde yer alan geniş çerçeveli gençlik fotoğrafı aslında çok yakışıklıydı.Be eski sararmış resim onu mutlu ederken, aynada gördüğü yüz ise bu mutluluğu alt üst ediyordu. İki karar arasında bocalıyordu...
Ahmet Ümit
Bu soğuk nereden çıktı bilmem ki? Bu akşamüstleri bir tuhaftır buralarda. Ağaç dalları sizinle konuşur...
"yollar tuzak,bulutlar önemsiz,gitarlar fırtına"
Okulda her tip insan bulunur ama bunun farkına birçok şey gibi sonraları varırsınız tembeller mutsuzlar çalışkanlar orta düzey zenginler...
"orson welles söylüyordu "ı know what it to be young" dönerken bir kediye benziyordum."
Yedi yaşındaydım ilkokula yeni başlamıştım. Evimiz ile okul arası oldukça yakındı. Ben o güne kadar sürekli sokakta oyun oynayan eve hava kararırken giren haylaz bir çocuktum.
Yaşama çok şey katıyorlardı. Hoş kokulu su köpürerek burgaçlandı. Anayoldaki çığırtkanın ezgili sesi güçlenip ses yalıtımını aşmayı başarmasın mı : ‘Muslukçu!.. Muslukçu!’ İşte bu da olanaksızdı. Olanaksızdı. Olanaksızdı...
İşte o sıralarda hiyerarşik yapıyla tanıştım güzelliğin nasıl şehvet için kullanıldığıyla erkeklik olgusunun şiddetle yıpratılışıyla...
Bir ayçiçeğinin gerçek öyküsüdür bu. Sarılı, siyahlı ve işveli bir ayçiçeğinin yalnızlık dolu, yüklemsiz öyküsü.
Peyami Safa