Naçizane Fikrim, Kalmandı Ama
Azaltarak bırakmalı dedi doktor... Azaltarak aşka dair her ne varsa...
"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"
"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"
Azaltarak bırakmalı dedi doktor... Azaltarak aşka dair her ne varsa...
Babam birazdan uyanacak. Annem kapıyı açıp hafif bir çığlık atıp bizi gördüğüne şaşırmış gibi yapacak. İçine doğmuştur çünkü gelişimiz, rüyasında görmüştür. Tatlı bir telaş yaşanacak, kahveyi babam pişirecek, sofraya ne var ne yok çıkarılacak, ille de elmalı pay olacak.
Şimdi sessizliğe bizi katma zamanı, İstanbul bir
İtiraf ediyorum!
Bu öyküyü İhsan Oktay Anar'ın vermiş olduğu ödev üzerine yazmıştım ve o öykümü yeterli görmemişti; çünkü öyküm bir Dede Korkut öyküsüne yeterince benzemiyor.
Hepimiz şanslıydık. Göreli olarak...
Ne güneşin doğuşunu görebilmişti nede yatağında huzurlu bir uyku uyuyabilmişti, öylece kalakalmıştı pencerede, yalnız yapayalnız, yorgun, çaresiz, uykusuz, mutsuz, huzursuz ama rüyalar aleminde düşler perisiyle birlikte en güzel rüyaları görecekti belkide
denizler dibinde eski bir balikcinin curumus agina takilmak icin beklerken
gelen her kayiktan medet umarken
kucaginda guller kalbinde en temiz sevgilerle gelen
canim kadinim
Buzul çağı tekrar gelirse dünyamıza sebebi sensin ey insan evladı
Zihninin bilinçli seviyesinin yanı sıra bilinç altı seviyelerini de farklı sanal mevcudiyetleri yönetmek için kullanabilen kişilerin çok yaratıcı şeyler yapacağı öngörülebilir. Oysa sanal mevcudiyete ilk adım atanlar çok büyük bir çoğunlukla ya bir eş bulmak, ya bir eşi atlatmak ya da bir eşi takip etmek için kullanıyorlar yeteneklerini.
Milletvekili de, bürokratı da, zengini de, köylüsü, hırsızı, şüpheli şahısı, inşaatçısı da bu takım elbiseyi giydiğinde eşit konuma geçebilir. Bu yüzdendir belki takım elbise insanı insan yapan, insanın kendisine de, karşısındakine de güven veren bir elbise türüdür
bembeyaz bir gemiydi çocukluğumuz, mavi bir denizde…tahterevalliden yelkenleri, kaykaylardan güverteleri, atlı karıncalardan tayfaları… bayram sabahlarının esintisi dolardı yelkenlerine ,dönme dolap gibi dolanır dururdu bayram panayırlarında…