Öykü
YZYaban Arısı
Sıcak bir kış günüydü.Ani fren sonrası dev bir homurtu tüm otobüsü baştan sona turladı.İçinde dersine yetişmeye çalışan öğrencilerden sıkıntıdan patlayan ihtiyarlara mesaisi yeni bitmiş memurlardan hastaneden dönen hastalıklı insanlara kadar çeşit çeşit insan bilhassa burunlarından soluyarak içinde bulunduğumuz insan dolu fırını daha da bi harlıyorlardı.Hayatta kalma içgüdüsü doruktaydı.En
KİTAP İZLERİ
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Peyami Safa
İç İhtilalin Anatomisi
"Gözlerim bağlıydı.sesinden tanıyordum.gusto nun kaba sesi.brado kod adlı bu sınıf işbirlikçisi yıllardır...."
Kimse de Bulamadığın Huzuru Yazılarda Bulabilirsin.
Yazı yazarken kalemi değil, duygularımızı kullanırız..
Güçlü Ordu, Güçlü Devlet, Güçlü Millet
Çocukluğumdan bir anım. Gün geldi, gün yüzüne çıktı, aklıma geldi, paylaşmak istedim.
"Yaşlı teyze bizde yirmi gün kaldı. Sonra annem onu memleketine gönderdi. Çocuk aklı nereliydi, nereye gitti hatırlamıyorum. Ama ne önemi var, o güzel insan memleketimin bir yöresinden."
Kontrolü Bırakmak
Ali, hayatının en zor dönemini yaşıyordu. İşini, sevgilisini, evini ve umudunu kaybetmişti. Kendisine yardım edecek kimse yoktu. Ta ki bir gün parkta karşılaştığı yaşlı bir adam ona hayatını değiştirecek bir tavsiyede bulunana kadar. Adam, Aliye ruhsal ailesinden bahsetti. Onlar, Alinin yolculuğunu başarıyla tamamlaması için ona yardım etmek isteyen
Zemheride Koca Dağ"ın Çağrısına Kulak Vermek!
Gece boyunca lapa lapa yağan kar, ufuk çizgisine dek görebildiği her şeyi bembeyaz bir renge mahkûm etmişti. Doğmakta olan güneşin, yoğun bulutların arasından sıyrılarak çehresini gösterebildiği günün şu ilk ışınları altında köy sakinleri bu canlılıkla tezat oluşturmak istercesine derin bir sessizlik içerisinde geceden kalma uykusuna devam etmekteydi henüz.
Korkak
Dikilen heykeller, anıtlar, marşlar, falan filan her neyse kahramanlık propagandaları da beni ikna edemez.Ben O masallara inanacak kadar eşek de değilim.. Neyse efendim öykünün girişinde hava durumu, manzara, doğa gibi şeylerden bahsetmedim. Sanki bunlar insanların çok umurunda. Bu yüzden konuya direk girmeyi tercih ettim. Konuyu fazla dağıtmadan mevzuya
Beklek XIV.
“İnsanların bazıları sadece yalanın nedeni hakkında fikir yürütürler; he? Ah anne... o zaman anlayışlı insan yok mudur? O da öyle, değil mi? Anlayışsız...” diye Chao’yu düşünerek söylendi kendi kendine. Yanından geçen eski bir minibüsün yarattığı toz bulutunun ortasında kalınca gözleri yaşardı. Ağlamak için kendine gereken bahaneyi yaratabildi. Önce
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20
KİTAP İZLERİ
Başka Yollar
Enis Batur








