Tez
...demekki insan kendi küçük dünyasını yaratıp, onun çevresine ters bir aynalı camdan duvar örüp, sadece ve sadece görmek istediklerini görebiliyormuş...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
...demekki insan kendi küçük dünyasını yaratıp, onun çevresine ters bir aynalı camdan duvar örüp, sadece ve sadece görmek istediklerini görebiliyormuş...
Yavaşça yutuyorum hapı. Önce bir belirsizlik ve karmaşa hâkim. Bir boşlukta gibisin. Sonra yavaş yavaş terlemeye başlıyorum. Sırtım, kollarım ve bacaklarım Yorgunluk üzerimden çekiliyor ve dışarı sıçramak isteyen bir ateş bütün bedenimi sarıyor. Az önce
Doğuran ana olur, her doğan da zincirin bir halkası. Üç kadının, üç farklı halkanın öyküsü.
Can suyu emilmiş ırgat tarlalarında,
Aldırmaz.
Boğaza yenik düşmüş korkaklığına
Aldırmaz
Sirkeci-Harem araba vapuru. Her gün bu vapura iki defa binmek zorundayım: İşe giderken ve dönerken... İnsanı canından bezdiren, yorucu iş stresinden sonra eve gidecek olma düşüncesi bile rahatlatmıyor bazen. Yaklaşık yarım saat süren bu sıkıcı yolculuğu ç
gerçek yaşamdan alınmış.hikayueden çok denemeye yakın bıor tür
çok oldu taramayalı aynanın saçlarını
yol aşılmaz dağlardan
su söndürülmez volkanlardan geçti
"Bak evladım, boşuna direniyorsun. Burada, senin gibi niceleri direnip, yenik düştüler. bizi yorma, kendini de üzme. Bizim de senin gibi evlatlarımız var. Sana eziyet etmeye hevesli değilz; ama bizi mecbur ediyorsun. O gün toplantıda başka kimler vardı, neler konuştunuz, ne karalar aldınız? Anlat...
Sirkeci- Harem araba vapurunun son seferi. Günlerden Pazar. Birkaç araba ile çok az da yolcu var. Havalar iyice soğudu, kış kapıda.
İki damla çıktı gözlerinden. Biri gözpınarının hemen yanında, diğeri ise yanağında donmuştu...
Devlet ihalelrinde ki ayak oyunlarında daha toydular. Pek anlamazlardı. Kredili pasta nasıl ele geçirilir, devletin malı nasıl incitmeden yenilir, kubbe nasıl habbe yapılır, deveyi hamuduyla yutmanın yolları nelerdir... Para bu! Başka şeye benzemez ki! Aşığa maşukasını unutturur. Sesi çok uzaklardan bile hoş gelir. Damarlarına kadar hissedersin. Öğrendiler... Öğrettiler!
öyküsel olarak yazmış olduğum yazıyı senaryolaştırıp sizinle paylaşmak istedim arkadaşlar yorumlarınızı bekliyorum.
Üretim kurallarını anlatmaya başlamadan önce kuşların yağlanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtmek isterim
Abide etkileyici, çevre çöp doluydu. Tarihimizin dönüm noktalarından birinin yaşandığı yer gerçekten güzel planlanmış ve inşa edilmişti. Ancak İngiliz ve Fransız Mezarlarının temizliğini görünce daha da kızdım insanımıza.
Bez ayakkabılarındaki ıslaklığı hissetti,omzundaki büyük resim çantasının askısını tutuyordu sol eliyle,yürürken sanki destek alıyordu,bir şeye ihtiyacı vardı ama neye ihtiyacı olduğunu o da bilmiyordu,yalnızca acılarını törpülemeye,ruhunu bir an olsun iyileştirmeye çabalıyordu.Sahte gülüşleri bırakıp kahkahalar atmak istiyordu,feri parlayan gözler arıyordu.Oradaydı işte yine,gizemli yerine gelmişti yine.Kimse yoktu üstelik bu sefer,biraz
Mert Başaran