Bereketliyi Düşünüyorum
bakıyorum marmaraya zınava bakar gibi çıkıyorum yedi tepeli şehrin zirvesine yaylaya çıkar gibi
"Kitap, yaşamın gürültüsünde bir pusuladır. — Stephen King"
"Kitap, yaşamın gürültüsünde bir pusuladır. — Stephen King"
bakıyorum marmaraya zınava bakar gibi çıkıyorum yedi tepeli şehrin zirvesine yaylaya çıkar gibi
–Bu öykü, Maksim GORKİ’nin Soytarı adlı eserinin Seyirciler bölümünden uyarlanmış olup naçizane, kendisine atfedilmiştir…–
Sabaha karşı; kargalar ve yusufçuklar…
Berrak bir pınar vardı, dalgalarında
gümüşler oynaşır.
Narkissos
"Kışın bizim sobamız, bu hayvanlarımız işte oğul. Toplanırız çoluk çocuk, kuru ekmek soğan aşımızı yer, üstüne tas tas kar suyu içeriz.
On beş gün sonra yavrumuz uçuş talimlerine başladı. İki gün sonra masanın üstünde bizimle yemeye başladı
İşsizliğin,Yoksulluğun ve Yozlaşmanın Toplumu bir ahtopot gibi sardıgı bir ülkede Türkü tadında tanışmak dayanışmak ve Umudu paylaşabilmek...Coşku da kaygı gibi bulaşıcıdır..
Beyoğlu arka sokaklarında gezinirken gördüğüm sokak çocuklarına ithafen...
Henüz Yeni̇ Doğmuş Oğlunu Birakarak, 1985 Yilinda Şirnak'a Askerli̇k Görevi̇ni̇ Yapmaya Gi̇den Ve Burada Şehi̇t Düşen Bi̇r Babayi, Seneler Sonra Ayni Topraklarda Vatan Borcunu Ödemeye Gi̇den Oğlu Hakki'nin Da Tipki Babasi Gi̇bi̇ Şehi̇t Düşmesi̇ Konu Edi̇li̇yor.
Yavaşça yutuyorum hapı. Önce bir belirsizlik ve karmaşa hâkim. Bir boşlukta gibisin. Sonra yavaş yavaş terlemeye başlıyorum. Sırtım, kollarım ve bacaklarım Yorgunluk üzerimden çekiliyor ve dışarı sıçramak isteyen bir ateş bütün bedenimi sarıyor. Az önce
PTT’de öylesine bir gün işte… PTT, ne iş yapar diye sorarsanız. Mektup taşır. Telgrafınızı ulaştırır.
...Ve bilin ki eğer bu soğuk, karanlık, Aralık gecesinde gözlerimden Nisan yağmurları boşalıyorsa sebebi ağrıyan, sessiz sessiz kanayan dizlerim değil, o tüm ruhumu acıtarak sızlayan yüreğimdi...
Ama nedense bu aralar kimse benden yer istemiyor. Her otobüse bindiğimde içim içimi kemiriyor. Ön sıralarda bir koltuğa oturup; yaşlı bekliyorum. Gözlerimi dikiyorum kapıya, karayı görmeyi uman kaptan gibi ufukta belirecek beyaz saçlı kafalarla huzur buluyorum. Merdivenlerden zor çıkan bir yüz görünce heyecana kapılıyorum; bu kesin benden yer
Bir kaldırımdan diğerine koşarak geçen yalnızlığı, musalla taşına sahipsiz bir tabut gibi yatırdı. Ellerini can çekişirmişçesine yanlarına düşürüp başını arasına aldı.
Tıkış tıkış otobüsleri ve dolmuşları düşündü. En arkada sıkışarak oturan kendisinin tıpatıp aynısıydı. Yüzündeki giz ifadeye dönüşüp ortalığa soru işaretleri yığıyordu.
"Biraz önce dünyanın en yalnızıydı. Şimdi ise yanında dünya vardı."
Fatma simgesinin altında tüm dünyada terörün elinden çeken insanların kurtuluş, umut ve yeni bir hayat koşusunun hikayesi.