Bereketliyi Düşünüyorum
bakıyorum marmaraya zınava bakar gibi çıkıyorum yedi tepeli şehrin zirvesine yaylaya çıkar gibi
"Yazar olmak, hayatın sana fısıldadığı dedikoduları yüksek sesle haykırmaktır. Tabii, kim dinlerse..." – Dorothy Parker"
"Yazar olmak, hayatın sana fısıldadığı dedikoduları yüksek sesle haykırmaktır. Tabii, kim dinlerse..." – Dorothy Parker"
bakıyorum marmaraya zınava bakar gibi çıkıyorum yedi tepeli şehrin zirvesine yaylaya çıkar gibi
Sirkeci-Harem araba vapuru. Her gün bu vapura iki defa binmek zorundayım: İşe giderken ve dönerken... İnsanı canından bezdiren, yorucu iş stresinden sonra eve gidecek olma düşüncesi bile rahatlatmıyor bazen. Yaklaşık yarım saat süren bu sıkıcı yolculuğu ç
..Zayıf,güçsüz ve yoksul bir işcinin hayatındaki mihebnk taşlarından birinin başına getirdikleri...
...demekki insan kendi küçük dünyasını yaratıp, onun çevresine ters bir aynalı camdan duvar örüp, sadece ve sadece görmek istediklerini görebiliyormuş...
Beş kardeşin birbirinden ayrılmamasını tüm klabimle bütün dünya için dileğiyle
Milletin vekiline ayda 800 milyon zam, emekliye ise tüfe endekslerine göre yüzde 1.8 yani iki milyon ile üç milyon arası zam yapılmış oluyor.
Özel bir gayret olmamakla birlikte bir de bakıyorum ki kadınları yazmışım.
Ne yana baksam, bir başka yere gidiyorum. /
İçimdekiler, içime sığmıyor. Ben de bu yere sığamıyorum. /
Büyüttüklerim, korkularım beni yalınlaştırıp giyindiklerimden soyunduruyor. /
Kendimle yenişemiyorum içimde ki ben ile ben arasında bir savaş açmak istiyorum. Bu savası ancak böyle soyunarak kazanabileceğine
Ama nedense bu aralar kimse benden yer istemiyor. Her otobüse bindiğimde içim içimi kemiriyor. Ön sıralarda bir koltuğa oturup; yaşlı bekliyorum. Gözlerimi dikiyorum kapıya, karayı görmeyi uman kaptan gibi ufukta belirecek beyaz saçlı kafalarla huzur buluyorum. Merdivenlerden zor çıkan bir yüz görünce heyecana kapılıyorum; bu kesin benden yer
"Biraz önce dünyanın en yalnızıydı. Şimdi ise yanında dünya vardı."
Fatma simgesinin altında tüm dünyada terörün elinden çeken insanların kurtuluş, umut ve yeni bir hayat koşusunun hikayesi.
Gözden kaybolan yaşlı kadındaki bir damla sevinç; yürümek, güneşte ısınmak, insanlarla konuşmak, geçmişin güncellenmiş kaydını orada-burada dile getirmek, gökyüzüne bakmak, az önce olduğu gibi azıcık dinlenmek gibi bir şeydi. Bir damla su gibi. Salt var o
Üretim kurallarını anlatmaya başlamadan önce kuşların yağlanmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtmek isterim
Durdu; soluğu kesilecek gibiydi. Çevresine bakındı, yürüyüşe çıkanlar yavaş yavaş azalmış, tek tük işlerinden geç geldikleri belli bir iki kişi birbirlerinden habersiz, aynı amaçla tempolu yürüyorlar. “Bunların dertleri var mıdır?
Sirkeci- Harem araba vapurunun son seferi. Günlerden Pazar. Birkaç araba ile çok az da yolcu var. Havalar iyice soğudu, kış kapıda.
doğuda bir köyde yaşayan ve hayatında hiç okuyamayan zeynebin yolu teröristlerin yuvası olan dağlarla nasıl kesişiyor? Zeyneb Türk askerini hiç okula gitmediği halde nasıl tanıyor ve Türk askeriyle nasıl bir ilişkisi oluyor? Tüm bu soruların cevabı dağların çilesinde...
Her mahallenin bir delisi olur değil mi? Yerine göre bazan o mahalleleyi güldüren, eğlendiren, bazan da hüzünlere boğan...Tezatlıklarla dolu bu mahallenin delisi de Memo işte.
çok oldu taramayalı aynanın saçlarını
yol aşılmaz dağlardan
su söndürülmez volkanlardan geçti