Bir Mum Daha Söndü Özgürlüğe; Yanarak ve Eriyerek
Göller Bölgesi Şairler ve Yazarlar Derneği Öykü Yarışması Türkiye Birinciliği
"Kitap, yaşamın gürültüsünde bir pusuladır. — Stephen King"
"Kitap, yaşamın gürültüsünde bir pusuladır. — Stephen King"
Göller Bölgesi Şairler ve Yazarlar Derneği Öykü Yarışması Türkiye Birinciliği
Eski İstanbul'un dar sokaklarında, Hasan Efendi evine döndüğünde kızı Zeynep ile mahalle imamı arasındaki dini tartışmaya tanık olur. Türbede şefaat dileme geleneği üzerine çıkan bu anlaşmazlık, geleneksel inançlar ile modern düşüncelerin çatışmasını yansıtır. Yaşlı ama bilge Hasan Efendi, sakinliğiyle tartışmayı dinlemeye hazırlanır. Değişen zamanların getirdiği inanç sorgulamaları bu
gerçek yaşamdan alınmış.hikayueden çok denemeye yakın bıor tür
Yol bitmek bilmiyordu bir türlü, uzadıkça uzuyordu... Ne kadar yürüdüğünü kestiremiyordu Sultan, yalnızca ayaklarının sızladığını hissediyordu. Hava kararmaya başlamıştı, yol bitmiyor aksine uzuyordu gitgide. Gökteki yıldızlar bir bir parıldamaya başladı. Ay gökte asılı bir lamba gibi aydınlatıyordu yolunu. Hızlandı birden, içine tarifsiz bir korku sinmişti.
Elif’i yanıma çağırdım kızım Sali ’yi sen yaşatacaksın varlığına alıştığın gibi onun yokluğun ’ada alışacaksın sanki bunları bana birisi söyletiyordu.
Bu toplumda kadın olmak demek tesadüfen yaşıyor olmayı kabullenmek demek.Tüm canlılara tanınan yaşama hakı bu coğrafyada kadına tanınmaz.Kadının yaşama hakı onun sahibine verilmiştir.Bu da görülmez ve değiştirilmesi dahi düşünülemez bir kuraldır.
…ak yüzlü ,ak elli teyzelerimiz onlarda gitti biten bir plak gibi kesildi sesleri,gülüşleri kesildi… gitti teyzelerimiz düşüp amcalarımızın ardına ,tutup çocukluğumuzu ellerinden…onlarda gitti…
Yaşlı bir imamın tekrarlayıp durduğu vaazla, ilahiyat öğrencisi Murat'ın zihninde oluşan sorular arasındaki gerilimi anlatan bu metin, dini anlatılardaki çelişkileri sorgulayan genç adamın keşif yolculuğunu sunuyor. İblis'in gerçekte melek mi yoksa cin mi olduğu sorusu üzerinden inanç ve sorgulamanın karşılaştığı bu hikâye, alışılagelmiş dini anlatıların ötesine geçme cesaretini
Etrafıma tüm dikkatimle bakıyordum ve o anda yanıma orta yaşlarda,kır saçlı,mavi gözlü bir abi gelip oturdu.Elini omuzuma attı hiç konuşmadan,peşine yüzümü ve saçlarımı okşadı gülerek.O gözlerini ayırmadan beni süzdükçe suç işlemiş ama saklamış ufak bir çocuğun utangaçlığı dolmuştu içime.Ruhların ve boş bakan gözlerin arasında salınımlardaydı yüreğim.Elimdeki su şişesine
O kadar da yalnız değildim canım, sokak tarafından arkadaşlarım vardı. Yine de bazı şeyleri, içten yapmak gerekir.
Bazen öldürür anneler evlatlarını ama önce kendileri ölür. Ve dirilmezler oğulları dirilmeden...
Sızı düştü yüreğine her zamankinden daha acı, her zamankinden daha çaresiz...
Bana deli derler. Hikâyelerini burada kesip biçtiğime inanmadıklarından… Oysa ruhsuzdurlar, ruhları, bedenlerinin kemikleri şu gönyenin ucunda bekler, haberleri yok. Olmaması da muhtemeldir. Bilenler var ama var hocam var… Siz de bilecekmiş gibi yapın, ötesi önemli değil. Kurmaca aklınızda yeni isimler bulun. Buldunuz da. Farkındayım. İnsan denilen şu yaratıklar,
Bulamıyorum... Her yere baktım ama kaybolmuş. Yine birilerine çaldırdım galiba... Hep böyle oluyor, ne zaman bulsam birileri alıp götürüyor. Ya da ben çok hızlı koşuyorum ve onu bir yerlerde düşürüyorum. Ha pardon, ne mi arıyorum? Kendimi...
……Ölmek yeğdir olacaksa senin her şeyim.
……Seviyordu tensiz bir hayali, vücut sanıyordu.... Sulardakini.
Narkissos