..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Yaşamak için topu toplam altı haftam kalsaydı ne mi yapardım? Tuşlara daha hızlı basmaya bakardım. -Isaac Asimov
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - Yûşa Irmak
Yûşa Irmak - yusairmak
Site İçi Arama:


Eleştiri
  Petra Kelly ve Türkiye’de Ayı Oynatıcıları (Yûşa Irmak) 7 Nisan 2011 Toplum ve Birey 

Kimdir bu çevreciler? Ne yer ne içerler? Nelere karşı, nasıl mücadele verirler? Bu bahsi düşünürken Avrupa’nın çevreye bakış açısını ve Türkiye’nin nükleer santral yapmak için çırpındığı şu dönemleri kafamdan film şeridi gibi geçirirken aniden kelimelerin de boğazıma dizim dizim dizildiğini sizlere bilmecburiye söylemek zorundayım…

  One A Day! (Yûşa Irmak) 7 Nisan 2011 Kesinlikle Karşıyım! 

Işıl ışıl “one Saturday” sabahı yatağımdan kalktığım gibi “Nike” terliklerimi giyip “WC”nin yolunu tuttum. WC’ye uğradıktan sonra salondan mutfağa doğru ilerledim. Mutfakta eşimin bana kahvaltı hazırladığını görünce “good morning honey” dedim. O da “good morning bey” diye karşılık verdi. Ehh bu sabah “Holiday” olunca bende onlara biraz zaman ayırırım düşüncesiyle eşime –kızım uyandı mı? diye sordum. –Eşim geç uyudu, biraz daha uyur dedi. “Okay” dedim. Kapıya gelen gazeteyi alıp salonda televizyonu açtım. Digiturk’te; önce show TV, Comedy Max sonra Star, ATV, Fox TV ye takıldım. Derken sıkılıp “computer”in başına geçtim. “İnternet”te “twitter, facebook ve freandfeed’e takıldım. Twitter’de bana “mentions” atanları “reply” yardımıyla cevap yetiştirdim.

  Türkiye’de Erotizmi ve Cinselliği Dünyanın En Doğal Şeyi Haline Nasıl Getirdiler! (Yûşa Irmak) 18 Haziran 2011 Türkiye 

Canım ülkemin insanlarının sevgi ve cinsellik konusundaki ihtiyaçları dillere destandır. Tam da bu noktadan bakıldığında Türk Erkeği’nin dünya literatüründe bu noktada bir şanı ve şerefi dahi vardır diyebilirim. Sizler de bu övgüyü büyük bir ihtimalle çeşitli vesileler ile zaten duymuşsunuzdur! Bu tarz insanların neden bu tutum içerisinde bulunduğunu çözmek ise o kadar da zor değildir. Diyebiliriz ki, erotizmi ve cinselliği tam arzuladığı biçimde yaşayamayan yurdum insanının ciddi bir tatminsizliği onun bu bastırılmış duygusunun burnunun dikine gitmesine sebep oluyor desek ziyadesiyle romantik bir iddiadan öte, realist bir tespitte bulunmuş oluruz… Şöyle birkaç madde ile bu noktayı açmak istiyorum.

  Tacizci İtler! (Yûşa Irmak) 3 Şubat 2012 İstanbul 

İnsanın kendi gözünü kontrol etmesi, gözünü herhangi bir “haram noktaya” dikmeden bir iş yapması ne kadar güç modern dünyada değil mi? Görünen o ki, asrın “görüntü” merkezli medeniyetler dünyasının tam kucağında oturuyoruz. Ve insan da bu asrın kendisine nimet diye sunduğu görüntülerle düşünüp, inanıp, hayatını da görüntülere bakarak devam ettirmekte müthiş ısrarlı. Öyle ki, herkes gözleri ile seçiyor sevdiğini, gözleri ile seçiyor dostlarını, gözleri ile seçiyor düşmanlarını… Sanki bitişin ve başlangıcın sıfır noktasında, olan-biten tüm şeyleri son kez gören “göz”, son sözleri söyleyen ise gönülleri dilgir edici “söz” oluveriyor haddizatında…

  Artık Kendine Gel Tarihçi! (Yûşa Irmak) 24 Temmuz 2012 Tarihsel Olaylar 

Çocukluğumdan buyana ilgi alanıma girer tarih. Görsel zekâ olmam mukabilinde çoğu konuşmalardan, çoğu resimlerden, buluntulardan yola çıkarak bir çok araştırmalarım neticesinde hep hissettiğim istikametin tam merkezine çıkmıştır yolum… Bunun için biraz inat, biraz sabır, biraz da düşünüp sorgulamak yetiyor insana… Evet, bu yüzden hep tarihi kimlerin yazdığını merak etmişimdir.

  Seni de Sonunu Göremediğin Lanet Kibrin Bitirecek Nihat Genç! (Yûşa Irmak) 6 Ağustos 2012 Yazarlar ve Yapıtlar 

İnternette, TV kanallarında, gazete ve kendi şahsi sitesinde resimleriyle birlikte Ergenekon davasının tutuklu sanığı İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in dergisinde yazılar yazmaya başlamış Nihat Genç! Allah’ım ne büyük lütuf! Güya bilgili, akıllı, aklıselim, entelektüel görünsün diye o uzun saçlı, gözlüklü, “asık suratlı” fotoğrafını iliştirmişler uygun yerlere! Kontrolsüz bir adrenalin ile geldiği yeri hazmedemeyişi harmanlayan bu kibirli bakışların bir gün bu haberle de taçlanacağını zatı muhteremin o sinir bozan üslubundan biliyor demeye getirmiyorum gerçekten biliyordum.

  Doğu’dan Göçen Dünyalar… (Yûşa Irmak) 18 Aralık 2016 Türkiye 

Bir infial koptu Doğu’dan. Büyük bir isyan gibi, Bir kutlu sefer gibi, Daha yağmurlar yağmadan, Sular yükselmeden, sel olup aktı Doğu..

  Huzuru Batıda Aramayın! (Yûşa Irmak) 18 Aralık 2016 Politik Olaylar ve Görüşler 

Rönesans'la başlayan, antik Yunan ve Roma esintileriyle dolu lâik, dinsiz bir süreçten sonra doyumsuz Batı, tekrar Ortaçağ'a, kiliseye ve ket vurulmuş özgürlüklere dönme eğiliminde. Hangi Avrupa ülkesine giderseniz gidin, kaldığınız otellerin odalarında bir İncil'i pekala bulabiliyorsanz, kiliselereskisinden daha fazla insanı çekiyorsa , İsa daha fazla sevilip, Meryem'e daha çok güveniliyorsa, Batı'nın her sokağında, her köşesinde, her yapıda, her ürününde, insanları inanmaya, yeniden inanmaya çağıran bir figür, bir sembol, bir renk bulabiliyorsanız; Batı Ortaçağ'ın kapılarını yüzyıllar sonra yeniden zorluyor demektir dostlar... Sömürgelerle zenginleşen, zulümle kibirlenen Batı artık bir bedel ödemenin eşiğine gelmiş demek ki şimdi de büyük bir telaşla bu beldeden kaçış yolunu arıyor kendine...

  Her Günkü Konu (Yûşa Irmak) 24 Aralık 2019 Türkiye 

Muhalif-muvafık, yerli-yabancı her seviye ve kademeden, konuya ilişen herkesin müşterek düşünce, tespit ve kanaatine göre, Türkiye’de; Ekonomi, eğitim ve adalet ağır bir buhran veya kriz içindedir. Bütün alametlerini hepimizin gördüğü, bu kriz artık milli çap ve seviyeye gelmiştir. Bu durumu görmeyenlere ne sözümüz olabilir? Ya da görmek istemeyen köre rengi anlatmaya ne lüzum var?  Millet olarak hayatımızın her sahasına ve safhasında şahit olduğumuz olayları görmemek için hepimizin körler ülkesinde yaşaması gerekir diye düşünüyorum...

  Temiz ve İyi Kalpli (Yûşa Irmak) 5 Eylül 2020 Çocuk Yetiştirme 

Yolcum Dr. Cihat Bey bir çocuk doktorudur. Kendisi Batman’lıdır. Zeki bir adamdır ama bir o kadar da asabi…

  Kimin Hayatı Roman? (Yûşa Irmak) 31 Ekim 2020 Toplum ve Birey 

Tüm film yapımcıları insanların ciğerlerini delen hayat hikayelerinin peşinde! Geçen gün tanıştığım “Müslüm” filminin yapımcısı Nurinisa Yıldırım hanım da aynı hikayeyi arıyor olsa gerek ki şimdi yeni filmi “Bergen”i çekiyor…

  The One Day! (Yûşa Irmak) 20 Kasım 2020 Kesinlikle Karşıyım! 

Işıl ışıl “one Saturday” sabahı yatağımdan kalktığım gibi “Nike” terliklerimi giyip “WC”nin yolunu tuttum. WC’ye uğradıktan sonra salondan mutfağa doğru ilerledim. Mutfakta eşimin bana kahvaltı hazırladığını görünce “good morning honey” dedim. O da “good morning bey” diye karşılık verdi.

  Bulanık Suda Yakalanan Her Balık Can’dır! (Yûşa Irmak) 20 Kasım 2020 Türkiye 

Kelamın anlaşılır veya anlaşılmaz oluşunu düşündüğümüz meselelerle sımsıkı bir bağı olduğunu göstermek için bazı yazılar yazmaya niyet etmişken haberlerde okuduğum terör haberlerinin birinde kelli-felli gazetecilerin bazı yorumlarıyla birlikte adeta düşüncemi dumura uğrattı.

  "Yalnızlık" Hastalığına Reçete! (Yûşa Irmak) 20 Kasım 2020 Popüler Kültür 

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki “çalışma”, “çalışan”lardan daha değerli sayılıyor… Özellikle özel kurumların bu anlayışı hem devlet kadrolarında hem de normal iş hayatı dışındaki yaşayış biçimlerimize de sirayet ediyor. Yani evlerimizin düzeni, devletin sunduğu sağlık hizmetleri, şahsi boş zamanlarımız, duygusal ilgi alanlarımız vs… hepsi çalışma şartlarının uyduğu kurallarla yürütülür hale geliyor bir zaman sonra. Öyle ki kurumlar soyut varlıklarıyla tek tek insanları somut varlıklarını hesaba katmaz bir kerteye ulaşıyor…

  Ruhumuzu Kendine Döndürecek Olan: İnançtır! (Yûşa Irmak) 20 Kasım 2020 Dinler, İnançlar ve Ateizm 

Bu ülkedeki her türlü “izm” bir kanser tümörü gibi insanlığı yeyip bitirmeden insanlarımızın kendine gelmesi lazımdır. Her türlü inançsızlığın karşısına inançla çıkılmalıdır. Çünkü bütün “izm”ler inancın zayıfladığı inkâr alanlarında yetişen bir düşünce mantarından başka bir şey değildir. Asıl afyon din değil, “izm”lerdir.

  Maymuna Sahip Olmak mı? (Yûşa Irmak) 20 Kasım 2020 Toplum ve Birey 

“Asya’da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır. Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner, ama kaçamaz.

  Pisliğe Burnumuz Çok Alıştı Abi (Yûşa Irmak) 20 Kasım 2020 Toplum ve Birey 

Gelin – kaynana ve de görümce muhabbetlerinden artık gına geldi… Bir taraftan da doyum olmuyor bu tarz muhabbetlere…

  Sorumluluğa Davet (Yûşa Irmak) 20 Kasım 2020 Politik Olaylar ve Görüşler 

Herhangi bir memlekette aydınlar, devlet ve milletin kaderi söz konusu olduğu meselelerde, her türlü şahsi ve minik hesapları bir kenara iterek milli bir çap ve seviyede düşünebilmelidirler. Çünkü bu taşıdıkları aydın sıfatına layık olabilmelerinin yüklediği asgari bir haysiyet ve şeref borcudur.

  Chp: Eski Hamam, Eski Tas, Eski Nalın, Eski Tarz… (Yûşa Irmak) 21 Kasım 2020 Politik Olaylar ve Görüşler 

Adam twitterdan bana saydırıyor… “Hiç mi suçu yok bu iktidarın” diyor. Yahu yok diyen mi var diyorum. Haksızlığı kim yapıyorsa eleştiririz elbette eleştiriyoruz, eleştirmeliyiz zaten diyorum! Ancak bir Müslüman CHP ve iktidarını savunduğu zaman tüylerim diken diken oluyor…

  Solun Din Kardeşliği Rahibelerle (Yûşa Irmak) 17 Ocak 2021 Politik Olaylar ve Görüşler 

Sanıyorum 2019’un son günüydü ve hava yeni kararmış gecesinde doğum günüm olan bugünde İstiklal Caddesi’ne motosikletimle girmiş uygun bir yere park ettikten sonra biraz dolaşmak ve etrafı izlemek istemiştim…

  Aynaya Bakmak (Yûşa Irmak) 17 Ocak 2021 Politik Olaylar ve Görüşler 

Sadece Türkiye değil, şimdilerde Avrupa da sık sık aynaya bakıyor. Şimdi ciddi ciddi sormak durumunda: ‘Ben kimim?’ Ön kabullerini, ‘eleştirel’ ve ‘demokratik’ yanının deşifre etmeye elvermediği arkaik yanlarını görüyor aynada.

  Bilgeler ve Balıklar Kitabı Üzerine (Yûşa Irmak) 17 Ocak 2021 Yazarlar ve Yapıtlar 

20’li yaşlarımda kitaba olan ilgimin artması yüzünden çok sıkıntılar çektim. Gerek kitap almaktaki imkansızlıklarım gerek bahşirelerle satın aldığım kitapları vakitsizliğim ve uğraşılarım yüzünden okuyamamışlığım beni hep hüzünlendirmiştir. Hatta çoğu kez satın aldığım ama okuyamadığım kitaplarımla özellikle geceleri göz göze geldiğimde “seni okuyacağım az sabırlı ol” dediğimi, kitabımın da üzgün, solgun bir ifadeyle bakıp; “Sen mi okuyacaksın?” diye sorduğunu hatırlıyorum…

  Cem Yılmaz Neyimiz Olur? (Yûşa Irmak) 18 Ocak 2021 Toplum ve Birey 

Bu yazımdaki fikirlerimden dolayı birçok arkadaşım olayı teknik açıdan incelemeyip duygusal olarak ele alıp direk üstüme gelip beni de Cem Yılmaz gibi linç etmeye çalışacaktır diye düşünüyorum. Ancak doğru doğrudur, yanlış da yanlış. Bunun ötesi yok baştan söylemiş olayım. O halde şimdi doğruları yazma vakti. Kimdir bu Cem Yılmaz? ya da Cem yılmaz neyimiz olur? veya Cem Yılmaz nedir? Soru basit, cevap da basit; Cem Yılmaz bu ülkede futboldan sonra üzerinde ittifak edilen ikinci ulusal değerimizdir…

  Atatürk Üzerine Bir Kaç Kelam (Yûşa Irmak) 21 Ocak 2021 Toplum ve Birey 

Düşünce üretmenin “dost-düşman” kodifikasyonu altına konulması, düşünce üretilmesini çok kısıtlamakta, hatta çok kereler engellemektedir. Bunun günümüzdeki en büyük örneği, “Atatürk” ismi etrafında oluşturulan “cepheleşme”dir. Türkiye’nin siyasi şartları, Atatürk üzerinde zihinsel egzersizler yapılmasını cidden son derece çok zorlaştırmaktadır. Bunun, normal ve sıhhatli bir durum olduğunu söylemek mümkün olamaz.

  Komünist Entelektüel, Şair, Yazar: Kemal Tahir Nemiz Olur? (Yûşa Irmak) 22 Ocak 2021 Yazarlar ve Yapıtlar 

Sanıyorum yirmili yaşlarda Fatih Karagümrük’te Cerrahi dergahında gece zikirlerinden sonra çay sohbetlerinin birinde duymuştum ismini. Hocamız onun için: “Komünist, devrimci, şairdir, yazardır ama en az bizim kadar bu ülkeyi sever” demişti. Nasıl yani diye sorunca: Yuşa yarın git bir kitapçıdan: “Devlet Ana”yı al oku. Öyle konuşalım dedi.

  Acı Aş (Yûşa Irmak) 2 Şubat 2021 Sevgi ve Nefret 

2020 yılında yaşanılan birçok olumsuzluk ve ilahi ikaz milletçe hepimizi perişan etmişken, 2021 yılında “güzel günler göreceğiz” diye düşünenleri 2021 yılının daha ilk aylarında ters köşe yaparak “en iyi savunma hücumdur” taktiği gereğince toplum en hassas sinir uçlarına basmaya, ipleri germeye çabalıyorlar… Ve korkarım ki bu çabalarından da asla vazgeçmeyecekler.

  İman, Şüphe Götürür Mü? Dr. Fırat'a Yanıt (Yûşa Irmak) 2 Şubat 2021 Dinler, İnançlar ve Ateizm 

Pandemi münasebetiyle her hafta sonu sosyalleşme işini biz de birçok insan gibi Zoom’dan gerçekleştiriyoruz. Bu görüşmeler kısa da olsa hem hal hatır soruyor, hem de arkadaşlarla fikir teatisinde bulunuyoruz. Bu görüşmelerin bize kattığı çok şey olduğunu düşünüyorum. Hem bağlarımız kopmuyor, hem de cidden yeni ve güzel konuların açılmasına vesile oluyor. Ben böyle düşünüyorum fakat bazı abilerimize sıcak evde film seyredip, kitap okumak veya çoluk çocuklarına vakit ayırmak daha iyi geliyor olabilir.

  Cumhuriyet ve Laiklik Atanmışları Tartışmak Değildir! (Yûşa Irmak) 6 Şubat 2021 Politik Olaylar ve Görüşler 

Boğaziçi üniversitesi ile başlayan ve İzmir’e kadar uzanan protestolar bir zamanlar yine aynı illerimizde yapılan “Cumhuriyet mitingleri”ni hatırlattı hepimize. O dönem bu eylemlere Cumhuriyet mitingleri denilmesini beni oldukça rahatsız etmişti.

  Sevgili Arkadaşlar Dersimizin Adı; Sekülerleşme (Yûşa Irmak) 7 Şubat 2021 Özgürlük ve Eşitlik 

Efendim bendeniz hala bir felsefe öğrencisiyim. Bu alanda okumalarımı da kendimi geliştirmek ve doğru olanı tercih etmemde bana ışık tutması için yapıyorum. Bu nedenle Felsefe bölümünü bitirmeyi hiç düşünmedim. Zira kendimi öğrenci görmek ve hissetmek daha özgür düşünmemi ve daha özgür ifade etmemi sağlıyor.

  Dr. Fırat’ın Haşiyesine Haşiye (Yûşa Irmak) 8 Şubat 2021 Dinler, İnançlar ve Ateizm 

Sanıyorum şubat ayının 1. gününde İman, Şüphe Götürür Mü Dr. Fırat’a Yanıt? başlığı altında hafta sonu büyüklerimizle sosyalleşme işini Zoom’dan gerçekleştirdiğimizi, burada Dr. Fırat hocamızın, Erol Güngör’e atfederek öne sürdüğü “bilim şüphedir” ilkesi üzerinden “Hayatın içinde yaşadıklarımızdan, alışkanlıklarımızdan, inançlarımızdan, hatta iman ettiklerimizden şüphe duyarak bakmak etrafa, sorgulamak, sorgulamak…” mevzusu üzerine itirazlarımı dile getirip fikirlerimi söylemiştim.

  14 Şubat + 14 Şubat = 28 Şubat (Yûşa Irmak) 10 Şubat 2021 Özgürlük ve Eşitlik 

Bu ülkede canım medyanın “14 Şubat Sevgililer Günü” hassasiyetini ve konunun ne kadar popüler oluşunu artık hepimiz biliyoruz… 2021 yılı Sevgililer Günü’nün pazar gününe denk gelişi, pandemi münasebetiyle sokağa çıkma yasağı hem yurdum medyasında malzeme eksikliğine hem de tüm sevgililerin canını sıkmış olabilir. Aslında “14 Şubat” değil de gelin 14 gün sonra gelen “28 Şubat” sürecini konuşalım hep birlikte ne dersiniz? Hem millet olarak gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine, okumuşundan, okumamışına, elektüelinden, çobanına kadar herkes hazır siyaset bilimcisi iken bu süreçte yaşanan, yaşatılan, yaşanmış, yaşanmamış ne var ne yok masaya yatırıp konuşalım…

  Sistematik Yalnızlık (Yûşa Irmak) 13 Şubat 2021 21. Yüzyıl Gençlik Kültürü 

Hitler Almanya’sının yaptığı canavarca katliamların bir diğeri de Yahudilerin “Holokost” dediği: “Engellilerin Öldürülmesi” hadisesiydi… Üstün Alman ırkı için; fiziksel, zihinsel açıdan bir takım özelliklerini yitirmiş insanlar ve özellikle de yaşlılar, yararsız oldukları düşünülerek Nazilerce yaşama hakkı tanınmamıştı. Bu yüzden üstün Alman ırkı için tüm kurbanların cesetlerini “krematoryum” denilen büyük fırınlarda yakılması emri verilmişti.

  Servet-i Fünûn Romanlarında Yarın (Yûşa Irmak) 26 Şubat 2021 Politik Olaylar ve Görüşler 

İki parmağımın arasında duran sigarayı dudaklarımın arasına götürmeye mecalim yok! Ama bir taraftan da yazma isteğim parmaklarımın ucunu karıncalandırıyor. İçimdeki bu yazma arzusunun bir lanet mi yoksa bir lütuf mu olduğunu hala anlamış değilim…

  Kim Suçlu? (Yûşa Irmak) 23 Mart 2021 Toplum ve Birey 

Bu ülkede son yirmi yıldan bu yana muhafazakârların ne kadar muhafazakâr olduklarını gördük! biliyoruz da peki muhafazakâr olmayan laik kesimin muhafazakâr olup olmadıkları hakkında ne biliyoruz acaba? Türkiye’nin bir karşıtlıklar ülkesi olduğu hakkında hemfikiriz. Hatta XIX. yüzyılın başından itibaren, entelektüel tarihini bile bu ikili karşıtlıklar üzerine kurduğunu söyleyebiliriz.

  Yeniden Sev Beni (Reconstruction 2003) (Yûşa Irmak) 30 Mart 2021 Sinema ve Televizyon 

Aşk üzerine elbette binlerce film yapıldığını biliyoruz. Velhasıl kimilerine göre basit aksiyon filmlerinden tutun da korku filmlerine kadar aşk birçok filmin temelini oluşturuyor. Bu filmlerden bazıları romantizmin suyunu çıkardı, bazılarıysa aşkın kendisini her zaman daha büyük ‘idealler’ için harcamayı tercih etti. Esasında büyük aşk filmlerinin merkezinde bile çoğu zaman aşk yoktu. Aşkın yerini alacak bir acı, savaş, cinayet, ‘dava’ ve daha onlarca yan anlatı hep vardı. Aşkı izlediğimizi sanırken illâ ki arka plandaki konu birden öne geçip, anlatının hakimiyetini ele geçiriyordu.

  Her İşte Bir Hayır Vardır (Yûşa Irmak) 30 Mart 2021 Toplum ve Birey 

Bu makale, teknoloji, uygarlık ve kültür olgularının toplumları etkileme ve dönüştürme gücü üzerine çeşitli kaynaklardan alınmış ansiklopedik bilgilerle dolu, bir yazı olabilirdi…

  Küçük Kızlarımızı Biz Öldürüyoruz (Yûşa Irmak) 12 Nisan 2021 İş Dünyası ve Aile Yaşamı 

On bir katlı, her katında 4 dairenin olduğu A ve B ismiyle iki bloklu, toplam 88 çekirdek ailenin yaşam sürdüğü sitemizin otoparkı dahil, her tarafında küçük ceylan yavruları gibi seken, yeni icat ettikleri oyunları oynayan küçük kızların neşesi tüm dünyayı aydınlatacak, gökyüzüne attıkları kahkahaları buz tutmuş yürekleri elbet bir gün ısıtacaktır…

  Yatakodasında (In The Bedroom 2001) (Yûşa Irmak) 12 Nisan 2021 Sinema ve Televizyon 

Hiçbir sorun yokken, hayatımız rayında ilerlerken; eşimiz, çocuğumuz, arkadaşlarımız ve bir işimiz varken; herşey gerçekten yolunda gidiyorken; gerçekleri konuşmayız pek. Konuşmadığımız için her şey yolundadır belki; konuşmak için “farkında olmak” gerekir, konuşabilme riskini göze alacak güçteyse “farkına varır” insan.

  Çit Filminin Düşündürdükleri (Rabbit - Proof Fence 2003) (Yûşa Irmak) 12 Nisan 2021 Sinema ve Televizyon 

Beyazperdeye gerçek bir hayat hikayesinden aktarılan filmin kitabını ne zaman okudum hatırlamıyorum. Dün gece uykum kaçtı, sırf uykum gelsin diye seyrettiğim filmi iki kere arka arkaya not alarak seyrettim. Bir baktım tam 4 sayfa el yazımla not almışım… Filmin de kitabın da üzerimde etkisini yadırgamıyorum, ancak bu üç tatlı kızın hikayesi gerçekten insanın yüreğini burkuyor…

  25. Saat Filmi (Yûşa Irmak) 18 Nisan 2021 Sinema ve Televizyon 

Şehirler ve insanlar, ancak keder ve acı ile inşa olurlar; ama, fakat ve lakin önce tahrip olması gerekir tıpkı Anka kuşunun küllerinden doğabilmesi için önce yanması gerektiği gibi… Keskin duruşların iyi kalite politik bir bakış açısının, insanlık hallerinin yuvarlak ve yumuşak hatlarıyla iç içe geçebildiği, başarılı bir film olan 25. Saat’i yıllar sonra tekrar seyredip kritiğini yapmak ancak bugüne nasip oldu…

  Affeder Misiniz? (Yûşa Irmak) 24 Nisan 2021 Toplum ve Birey 

Bazı insanlar kolayca affediyor, bazı insanlar ise zor affediyor. Ama hemen herkesin kabul ettiği bir gerçek var: Aftan her iki taraf da bir fayda sağlıyor…

  Scenes Of A Sexual Nature (Aşk Manzaraları) Filmi Üzerine (Yûşa Irmak) 6 Mayıs 2021 Sinema ve Televizyon 

Bir okuyucumun “çok iyi” ve “etkilendim” dediği ve benim de izleyip fikirlerimi söylememi istediği “Aşk Manzaraları” filmini nihayet ben de izledim. Peki nasıldı film? Kısaca söyleyeyim: İticiydi!

  Yılan ile Musa; Süleyman ile Karınca (Yûşa Irmak) 10 Mayıs 2021 Tarihsel Olaylar 

Şair Nailî’nin (ö. 1666) bir gazeli şu beyitle başlar: “Mârız ki asâ-yı kef-i Musâ’da nihanız Mâr anlama mûruz ki teh-i pâda nihânız.” Yani, “Biz yılanız; Musa’nın elindeki asada gizli bir yılan… Belki yılan da değiliz; ayak altında ezilen bir karıncayız biz.” Allah Musa’ya “Asanı yere at!” buyurdu. Sihirbazların yılanlarını yutan bir ejderha oldu asa. Ardından, “Asanı eline al!” emri geldi ve eşya aslına döndü. Tuva vadisinde yed-i beyza ile birlikte kendisine verilen bu asa, Allah elçisinin mucizesi oluvermişti bir anda.

  Yapay Zeka (Artificial Intelligence 2001) Filmi Üzerine Birkaç Kelam… (Yûşa Irmak) 17 Haziran 2021 Sinema ve Televizyon 

Grafiker bir arkadaşınız varsa başına çöküp bilgisayarda bir vazo yapmasını isteyebilirsiniz. Sonra onu İ.Ö. III. binde yapılmış bir Sümer vazosuna dönüştürmesini de isteyebilirsiniz.

  Ağır ve Hafif Erkekler! Biraz da Adalet (Yûşa Irmak) 17 Haziran 2021 Toplum ve Birey 

Pazartesi günü haber merkezinde arkadaşlarla birlikte çay – sigara muhabbeti yaparken bir arkadaş zamanında Kenan Işık’la yapılan bir röportajın giriş yazısında, (sanırım Kenan beye genç kızların gözdesi olduğunu söylemiş olmalılar) “ben emin değilim” diye yazdığını, “genç kızlar Tarkan’a yaptıkları gibi bana dokunmak için üzerime atlamıyorlar” filan diye demeç verdiğini söyledi…

  Memelerin Sürprizi (Yûşa Irmak) 17 Haziran 2021 Toplum ve Birey 

Üç-beş erkek bir araya gelince ve konu bir yerde kadınlardan açılmışsa erkeklerin kadınlarda konuşmayı tercih ettiği ilk organ memeler oluyor…

  Dünyanın Bütün Sabahları (Tous Les Matins Du Monde 1991) Filmi Üzerine Birkaç Kelam… (Yûşa Irmak) 24 Haziran 2021 Sinema ve Televizyon 

Nedenini bilemiyorum ama ne zaman bir film seyretmek istesem 18 bine yakın film arşivimde; seksenli, doksanlı ve ikibinli yıllara ait filmleri seyretmeyi tercih ediyorum… Bu his bilgisayarımın başına oturduğumda kendiliğinden oluşuyor ve hiç kimsenin seyretmeyi tercih etmeyeceği veya etmek istemeyeceği eski filmlere takılıp kalıyorum.

  "Geçiş Dönemi Kadını" Olmak Kader mi? (Yûşa Irmak) 12 Temmuz 2021 Güven ve Güvensizlik 

Bu da nereden çıktı abi? Diye soranları anlıyorum. Ancak okulda çoğumuz “yükselme ve gerileme” dönemlerini filan duymuşuzdur da bu o “geçiş dönemi”ne benzer bir konudur desem başlık için kafi olur herhalde…

  Teknik Yaklaşımı Kullanamayan Erkeklere İthafen… (Yûşa Irmak) 12 Temmuz 2021 Toplum ve Birey 

Taşrayı çok fazla bilmiyorum lakin İstanbul’da özellikle teknik konularda eğitim almış birçok arkadaş, eğitim alıp öğrendikleri bilgileri gerek normal hayatta gerekse aşk ilişkilerinde nasıl uygulayacağını bilmiyor.

  Aldatmanın Cezası Nasıl Kesilir? (Yûşa Irmak) 29 Temmuz 2021 Güven ve Güvensizlik 

Bir arkadaşım yaklaşık dört ay önce; “kadın – erkek” ilişkileri üzerine bir grupta tartıştıkları tüm yazışmaları bana gönderip fikirlerimi merak ettiğini ve konu hakkında ne düşündüğümü sormuştu.

  The Black Dahlia 2006 / Cehennem Çiçeği (Yûşa Irmak) 6 Ağustos 2021 Sinema ve Televizyon 

Siyah Dalya, polisiye türün ‘sıkı’ romanlarındandır. 40’lı yıllarda, Los Angeles polis departmanında çalışan iki eski boksör-yeni polis Bucky Bleichart ve Lee Blanchard’ın hayatlarını mahveden bir cinayetin öyküsüdür bu.

  Asıl Afet, İnsanoğlunun Kuraklaşmasıdır! (Yûşa Irmak) 19 Ağustos 2021 Yazarlar ve Yapıtlar 

İş yerinde her gün ve her an hareketli saatler yaşıyoruz. Malum bu ülkede gündem ışık hızında değişebiliyor. Tabii ki benim vazifem biraz daha farklı. Yani, yaptığım işler yüzünden ne gecem, ne gündüzüm belli… Kendime ayırdığım bir zaman yok maalesef.. Hal böyle olunca her fırsatı sonuna kadar kullanmaya çalışıyorum. Yine böyle yoğun bir günün öğle arasında arkadaşlarla sigara muhabbetinde laflarken söz dolaştı: “çok satan eserler”e geldi. Bu listelerdeki kitapların hangi özelliklerinden dolayı çok sattığını, insanların örneğin gerçeklikten uzak, apaçık iftiralarla dolu kitapları niçin 'satın aldığını' tartıştık. Bir arkadaşım, bu listelerde edebiyat eserlerinin yer almamasından yakındı. Emre abi: “çok satanlar” listesinin neden bu kadar “ucuz” kitaplardan oluştuğunu ve edebiyat eserlerinin ki özellikle romanların listelere neden giremediğini tanıdığı üç beş yazara da sormuş.

  Tartışma Edebiyatı veya Adabı (Yûşa Irmak) 31 Ağustos 2021 Dostluk ve Düşmanlık 

Martin Heidegger’in, Kastner ile olan yazışmalarında kullandığı güzel bir sözü var. Söz aslında Paul Valéry’nin. Der ki: “Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır.” Çok doğru ve yerinde bir söz. İnanın söyleyecek sözü kalmayanın yumruğu sıkılır, dili küfürlü konuşur ve nihayetinde son çare kavga etmeye başlar.

  Modern Külkedileri ve Meşhur Pabuçları (Yûşa Irmak) 9 Eylül 2021 21. YÜZYIL 

Hele hele, Külkedisinin sarayda çalışmaya başladığını, üstelik sunulan hizmetin eskisinden daha iyi olduğunu fark ettiğinde kendini daha da berbat hissediyor. Ara sıra duygulanıp cam pabucu okşuyor. Külkedisinin evlenmek isteyeceği gibi biri olsaydım diye hayıflanıp duruyor. Bu arada Külkedisi de aşktan zerre kadar anlamayacak şekilde işine kaptırmış kendini eşek gibi çalışıyor… Cam pabucun sunduğu hayatla gelecek prestiji ise öyle umurunda filan değil… Sarayda yetenekli bir yönetici olmak ona daha güvenli geliyor. Üstelik kazandığı paralarla kendine cici cici ayakkabılar alabilir nasıl olsa. Bütün zamanı saray içinde geçtiğinden orada yaşıyor; bir de prensle mi uğraşacak? o kadar işin gücün arasında… Özgür yani yalnız kalmayı istiyor ve masal burada pattadan bitiyor.

  Penis Bilgeliği (Yûşa Irmak) 12 Eylül 2021 Toplum ve Birey 

Kadın soyunduğu zaman, üzerinden çıkardığı her giysi parçasıyla biraz daha soyunur, oysa erkek üzerindeki donu çıkarana dek soyunmuş sayılmaz. Bu işlemi yaptığı zaman da sahnede olan kendisi değil aslında penisidir. Çıplak bir kadın vücudunu izleyen göz, cinselliği vücudun bütün noktalarından algılayabilir, ancak çıplak bir erkek bedeninde ister önden isterse profilden bakılsın, göz sadece bir noktada odaklanır ve bu noktada değerlendirmeye yönelik artık iki kriter kalır sadece.

  Sorumluluklarda Sağın da Solun da Payı Var! (Yûşa Irmak) 29 Eylül 2021 Tarihsel Olaylar 

Türkiye’de siyaset üzerine yazılan çoğu yazılar; kulis yazısıdır, yani ucuz kahramanlık yazısı… Çoğu insan siyaset arenasında neler olup bittiğini, kahvehanelerden bile öğrenebilir.. Oysa önemli olan, bugünlerin bizi yarınlara nasıl götüreceği değil midir? Burada aydın denilen kişiler, taşın altına elini sokmalı değil midir?

 

 





 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Yûşa Irmak, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 18.10.2021 07:38:17