"Bugün Perşembe miydi? Yoksa ben mi ölüme bir gün daha yaklaştım?" - Dorothy Parker"

Muhammed Rıdvan Kaya

Hadis Literatürünün Epistemolojik Bir Eleştirisi: Uydurma, Gerçekleşme ve Yanılsama Üzerine

Bu metin, İslam geleneğinde hadislerin rolünü sorgulayan eleştirel bir bakış sunuyor. Hadislerin öngörü olarak yorumlanmasındaki mantık hatalarına değinerek, post hoc ergo propter hoc (sonra oldu, demek ki ondan dolayı oldu) yanılgısını vurguluyor. Ayrıca, günümüzde de psikoloji, jeoloji gibi bilimlerle benzer "kehanet" mekanizmalarının nasıl üretilebileceğini tartışmaya açıyor.

Taşların Altında

Medine'de bir sabah, deneyimli Kadı Halid'in karşısına çıkan sıra dışı dava. Genç anne Leyla hakkında şüpheli tanıklıklar ve kadı'nın vicdanı arasında kalan adalet. İslam hukukunun katı kuralları ile insani değerler arasında sıkışan bir yargıcın iç çatışması. Kadı, hayatında ilk kez sorguluyor: Gerçek adalet nedir?

Toprak ve Alev Arasında

Şehrin bitmeyen gürültüsü içinde, uykusuz gecelerin pençesinde kıvranan Meryem'in hikâyesi. Küçük dairesinin penceresinden dışarı bakarken, soğumuş çayı elinde, zihnini durduramayan genç kadın üç aydır düzgün uyuyamıyor. Annesi ise çözümü "hoca"da arıyor. Modern şehir hayatıyla geleneksel inançlar arasında sıkışmış bir ruhun sessiz çığlığı.

Şeytan'ın Adımları

Yaşlı bir imamın tekrarlayıp durduğu vaazla, ilahiyat öğrencisi Murat'ın zihninde oluşan sorular arasındaki gerilimi anlatan bu metin, dini anlatılardaki çelişkileri sorgulayan genç adamın keşif yolculuğunu sunuyor. İblis'in gerçekte melek mi yoksa cin mi olduğu sorusu üzerinden inanç ve sorgulamanın karşılaştığı bu hikâye, alışılagelmiş dini anlatıların ötesine geçme cesaretini

Kelimelerin Ağırlığı

Meraklı on yedi yaşındaki Ahmet, kasabanın cami kütüphanesinde, iki kitabı aynı anda okuyan yaşlı bir adamla karşılaşır. Emekli ilahiyat hocası Hüseyin, Kur'an'ın yanında İncil okurken görünce şaşıran Ahmet'in dünyası genişlemeye başlar. "Soru sormayan adam, körle aynıdır" öğretisiyle büyüyen gencin, farklı inançlar arasındaki köprüleri keşfetme yolculuğu başlar.

Bir Umut Kapısı

Genç Amish kızı Naomi, Pennsylvania'nın karlı manzarasını izlerken hayatında ilk kez derin sorgulamalar yaşamaya başlar. Büyükbabası Eli'nin cenazesinde aklına düşen "Ya başkaları? Başka yerlerdeki başka iyi insanlar?" sorusu, kapalı topluluğundaki yaşamını sorgulamasına neden olur. Bu küçük soru tohumu, Naomi'nin dünyasında beklenmedik değişimlerin habercisidir.

Tohumun Sesi

Şafak vakti tarlada toprağa dokunan Zeynep'in hikâyesi... Kırk üç yaşındaki kadın, yıllar önce annesi Hatice'den aldığı bilgeliği hatırlıyor: "Toprak her şeyi bilir." Toprağın bir anne gibi alıp verme, saklayıp ortaya çıkarma ve asla unutmama özelliğini kendi hayatında keşfeden Zeynep'in iç dünyasına dokunan, doğa ve kadın arasındaki derin bağı

Dabbe'nin Sesi

Kahire'nin eski bir mahallesinde, her sabah olduğu gibi çay ocağında kitabını okuyan Şeyh Abdurrahman, bu kez karşısında hiç tanımadığı, sade görünümlü ama berrak bakışlı bir adam bulur. Adam kendisini "Bir hatırlatıcıyım" diye tanıtınca, Şeyh'in zihninde mahallede kendini "hatırlatıcı" olarak tanımlayan vaizler ve fetva verenlerin görüntüsü canlanır. Gizemli bir

Örtünün Sırrı

Sabahın ilk ışıklarıyla uyanan Elif, İslam hukuku ve kadın hakları üzerine konuşmacı olacağı önemli bir güne hazırlanıyor. Aynada saçlarına bakarken, çocukluğundan beri başörtüsü takması için yapılan telkinleri hatırlıyor. İçinde her zaman bir soru, bir merak var - kendisine söylenen şeylerin ardında gizlenen gerçekleri keşfetme arzusu. Bugün, kendi sesiyle

Yusuf'un Gölgesinde

Rüzgârın eşliğinde, Abdulkadir pencereden bakarken içsel yorgunluğuyla boğuşuyor. Ekranında beliren Selin'in mesajı, onu ahlaki bir ikileme sürüklüyor. İş arkadaşlığından öteye giden bu ilişki, iki evli insanın yasak sularında ilerliyor. Telefonu masaya bırakırken, odayı saran sessizlik, vicdanının ağırlığını yansıtıyor. Bir karar vermek zorunda...

Başa Dön