..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Özgürlük sevdası insanın başkalarına duyduğu sevgidir; güç sevdası insanın kendine duyduğu sevgidir. -Hazlitt
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Din
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Saye Kadın
Übeyda Nur Karadağ
Şiir > Toplumcu

Farklıdır kaderi Her şehrin Fakat her şehirde Aynıdır benim kaderim Nereye gidersem gideyim Nerede olursam olayım Saye benim adım Ben çok çaresiz, Çok yalnızım Ayten’im bir şehirde Üniversite hayallerimde Düşümde Ayrılmak istedim diye Öldürüldüm Şimdi ne gerçekleştirebileceğim Bir okul hayalim Ne de kaldı bir hayatım Benden kalan tek şey Yarım kalmış test kitaplarım ‘’Dedim ya Saye benim adım Ben çok acı çektim Çok ağ

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > Din
221 
 Resul ve Nebi Farkı/ Resule İtaat Ne Demek?  (Mehtap Gözükan)

Kuran'da Kitap gönderilen peygamber Nebi olarak tanımlanır. Bu bir ünvandır ve ömür boyu bu ünvan peygambere aittir. Resul ise elçi demektir ve sadece ayetleri tebliğ ettiği anda peygamber ''resul'' kimliğinde olur. Tebliğ etmediği anlarda Nebidir. Resullük bir görevdir. Her Nebi aynı zamanda resuldür.
222 
 Nankör İnsanlar ve Akvaryumdaki Balıklar  (Fuat Türker)

Allah’tan yüz çevirerek nankörlük eden kişilerin durumu, akvaryumdaki balıklar gibidir. Balıkların yemlerini ve vitaminlerini veren, sularını değiştiren, akvaryumun bakımını yapan biri vardır. Ancak balıklar akıl sahibi olmadıklarından, bundan habersiz yaşarlar.
223 
 Hayat Üç Perdelik Tiyatro  (Ahmet Müfit Kutlu)

HAYAT ÜÇ PERDELİK TİYATRO “Tesadüf “ kavramı , sırları görmekten gafil olan cahilin görüşünde vardır. Yüce Allah’ın her seçiminde , tercihe dayanan gizli bir “ hikmet “ bulunur. Hikmet’ ( ilim ) de tesadüf yoktur. İlim denince yalnız maddi değil manevi ilimler olarak da anlamak lazımdır. Gerçi “ irade “ aslında bir tercih sebebidir. Ama irade bile Cenab ı Hakk’ın , onu kullanana verdiği “ izin “ ve “ yetki “ ile sınırlıdır. İşte bu ilahi buluşmaya “ tevafuk “ denir. Bu yüzden bazı ibretli olayları ben çok severim.
224 
 Umudun Açtığı Yarayı Umutla Kapatmak  (Büşra Dündar)

Sevgiliyle buluşurcasına heyecanla ve bir titreyişle alnım secdeye konmadan önce dünyaya sevda vardı içimde. oysa şimdi ben Ali gibi aşık, Fatıma gibi sadık sana.
225 
 Gerçek İnanç  (Altuğ Öztürk)

Allah’a inanmak O’na kul olmayı yani ibadet etmeyi gerektirir. Bir anne düşünün. Bebeğini kucağına aldığı ilk andan itibaren annelik görevi başlar. İyi bir anne her zaman ve her koşulda bebeğini korur, onun bütün ihtiyaçlarını titizlikle karşılar ve annelik görevini asla ihmal etmez. Aynı şekilde bir doktor, mesleğinin gereği olarak hastasıyla ilgilenmek, sağlığına kavuşması için her türlü tedaviyi uygulamak zorundadır. Her ikisi de keyfi sebeplerle görevlerini yerine getirmedikleri taktirde ne iyi bir doktordan ne de iyi bir anneden bahsedebiliriz.
226 
 En Büyük Mürebbidir Ramazan  (M.NİHAT MALKOÇ)

En büyük mürebbidir Ramazan… Gün dolanır, aylar geçer, vakitlerden ramazan düşer payımıza. İçimizdeki buzları söker ramazan güneşi. Rumuzun karanlıkları ışığın gücü karşısında silinir gider. Ruhumuzu okşar ramazan esintileri. Gönlümüzün kıyılarına vurur esrik düşünceler. Hayatta her şeyin yeniden başlamasına, ömür defterinden tertemiz bir sayfa açılmasına zemin hazırlar bu zaman dilimi. Yemeden içmeden kesildiğimiz bu mübarek günlerde ruhumuz tıka basa doyar manevî lezzetlerle. On bir ay boyunca uykuda olanlar bile bir aylık uyanıklık devresine girerler. Ramazanın bitişiyle yine gaflet uykusuna dalarlar. Bu kıymetli misafiri kusursuz karşılamak için aylar öncesinden hazırlıklara girişiriz. Herkes kendince hazırlanır ramazana. Bu sayılı günlerin kadrini bilmek ve bu zaman dilimini dolu dolu yaşamak için iç dünyamıza çekidüzen veririz. On bir ayın başıboşluğu oruç günlerinde yerini düzene bırakır.
227 
 Size Ne Oluyor; Nasıl Hüküm Veriyorsunuz?  (Fuat Türker)

Allah’ın sınırları içinde yaşayanlarla, insanların koyduğu kurallara göre yaşayanlar arasında yaşamlarının her anında derin ayrılıklar vardır. Kur’an, bu önemli farklılığı, “Şimdi Rabbinden apaçık bir belge üzerinde bulunan kimse, kötü ameli kendisine ’süslü ve çekici gösterilmiş’ ve kendi heva (istek ve tutku)larına uyan kimseler gibi midir? (Muhammed Suresi, 14) ayetiyle vurgular.
228 
 Aşk'ın İlkbahar Cenneti  (Mustafa Kemal İzgi)

Dünya'da iken, kendimizi cennete hazırlamak ve manevi anlamda cennette olabilmek için, öncelikli olarak manevi değerlere yönelmemiz gerektiğini anlatan bir yazı. 'Cennette olmak' ile anlatmak istediğim: Huzurlu, mutlu, sağlıklı olabilmek, hakikatle ilgili, bizimle ilgili duygusallıklara önem veren bir insan olmaktır. Hayatlarımızdaki en güzel baharlara yolculuklar hep bizimle olsun.
229 
 Namaz Kıldığın Zaman...  (M.NİHAT MALKOÇ)

Toplum olarak kendimizi hep iyiler zümresi içinde görürüz. Kimse kendini kötü görmez. Peki, iyiliğin ölçüsü nedir? Bazılarına göre namaz kılmak, bazılarına göre yardımsever olmak, bazılarına göre de temiz kalpli olmak(ölçüsü nasıl hesaplanıyorsa!... ) Bizim inancımızda iyiliğin ve üstünlüğün ölçüsü Allah’a yakın olmak, yani takvadır.
230 
 O'nun Önünde Bütün Kainat Eğiliyor Biz Eğilmişiz Çok Mu  (Ahmet Zeytinci)

Yaratıcımız, Rabbımız Allah'ın önünde bütün kainat, yerdeki solucandan, gökteki kartala, denizde ki balıklardan, koşan atlara ve tabi eşrefi mahlukat olan insanlara kadar her canlı, cansız varlık boyun eğmiştir... Kul olma şerefi ise sadece ve sadece insanlara verilmiş bir üstünlüktür... İnsanda bunun, kul olmanın gereğini yapmak durumundadır...
231 
 Sav'e Mektup  (vuslat)

Velhasıl-ı kelam, elimizdekiler bunlar Efendim ve Selamün aleyküm ben ahirzaman genci! Ha bir de ben varım işte. Seni çok sevip ''canan '' olamasam , dünyanın oyuncağı haline gelip ''zahid'' olamasam da Sen'in Haticen olabilsem olur mu ey sevgili?Haticen olmak istiyorum çünkü biliyorum ki sen en çok onu seviyorsun. ''ne haddine ? '' mi diyorsun . Tamam kabul ediyorum namazımı aksattım . Ama her seferinde içim yandı ve namazdayken dünyası duran ömer'in geldi aklıma .Harama da baktım kabul , ama her bakışımda ''ey dünyalı' sen böyle güzelsen , kainatın gülü nasıl güzeldir '' deyip seni merak ettim
232 
 Müminler Bir Binanın Taşları Gibidir  (Fuat Türker)

Mümin rüzgarda eğilen fidan gibi değil, fırtınada dik duran çınar gibidir. Müminler birlikte olduklarında ise ormanı oluştururlar. Ormanlar gibi oksijeni artırır; ’göğsü sanki göğe yükseliyormuş gibi dar ve sıkıntılı kılınan’ kişilere şifa olurlar. Ormanlar gibi yağış getirir; kupkuru çorak kalpleri -Allah’ın izniyle- bereketlendirirler.
233 
 En Büyük Keşkem  (Büşra Dündar)

Nurullah Genç'in Yağmur isimli güzel şiirinin büyük etkisiyle kaleme alınmış mektup tadında bir deneyiş...
234 
 Siz Kuran'ı Araplardan Daha mı İyi Bileceksiniz?  (Mehtap Gözükan)

İslam dinine mensup olmayan kişiler için Müslüman kelimesinin karşılığı çoğunlukla Araplardır. Arap ülkelerindeki uygulamalar ve Arap halkının yaşam tarzı İslam'la bağdaştırılır. Kuran dili Arapça olduğu için Kitabı en doğru anlayan ve uygulayanların Araplar olduğu zannedilir. Bakalım gerçekten öyle mi?
235 
 Gurbette Ramazan Hüznü  (M.NİHAT MALKOÇ)

Bütün dünyada bir ay boyunca ramazanın doyumsuz atmosferi gönüllerimizi şenlik yerine döndürecek. Diğer zamanlara göre hayata can ve heyecan gelecek. Yürekler maneviyatla dolup taşacak. Zaman nehirlerinden akıp giden her gün, hüzün tortusunu da geride bırakacak. Gönlümüzdeki hatıralar kalacak geriye. Yaşanmışlıklar bu hatıra sarmalı içinde yarınlara aktarılacak. O unutulmaz iftar sofraları, teravih öncesinde ve sonrasında demli çaylar eşliğinde edilen sohbetler gönül köprülerimizi daha da sağlamlaştıracak. Böylece zaman akacak, bizler de zamanın akışına uyup onun bıraktığı derin izleri takip edeceğiz.
236 
 Cennette Gibi Oluşlarımız  (Mustafa Kemal İzgi)

Bizim söylediklerimiz gönlümüz gibidir. Güvenelim hislerimize, bitmeyen umutlarla bakalım geleceğe... Bitmeyen bir öğreniştir vâr oluşlarımız, fani hayatta ve cennette.
237 
 Hayata Değil Allah'a Tutunmak  (Fuat Türker)

Ölümün yakınlığını hissedip Allah’a yönelmek yerine, "ben güçlüyüm", "bunu yenerim", -haşa- "bu benim kaderim olmamalı, bunu değiştireceğim" gibi akıl dışı sözlerle Allah karşısında ne denli acz içinde olduklarını unutur, kendi güçleriyle bu durumu değiştirebileceklerini zannederler. Zor zamanlarda bu kişilerin en çok söyledikleri söz de, "hayata tutunmaktır."
238 
 "Çocuklar Duymasın" Hatta İzlemesin  (Fuat Türker)

Özellikle çocukların severek izledikleri “Çocuklar Duymasın” adlı televizyon dizisinde abartılı bir eşcinsel karakter ekranlara geldi. Bunun gereği ve anlamı neydi?..
239 
 Anne ve Çocuk Arasındaki Yaşam Köprüsü  (Fuat Türker)

Anne ve çocuğu arasındaki ilk yaşam köprüsü plesentadır; anne bebeğini bu yolla besler. Doğduktan sonra da sütüyle onu doyurur. Anne, çocuğunu bedensel yönden beslediği gibi, ruhsal açıdan eğitmekle de yükümlüdür. Eğitimde ilk aşama ailedir ancak bu süreçte çocuk babadan çok annesiyle bir aradadır. Bu nedenle çocuğun ilk öğretmeni annesidir.
240 
 İsyana ve Şirke Sürükleyen Şarkı Sözleri  (Altuğ Öztürk)

Allah’ı seven ve O’ndan korkan müminler, her koşulda kadere tam olarak teslim olurlar. Dünyada yaşadıkları her zorluğun karşılığını ahirette alacaklarını umarak en güzel ahlakı göstermeye çalışırlar. Ve bunda kararlı davranarak asla isyan etmezler.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31 32 33 34 35 36 37  Sonraki Sayfa




son eklenenler

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.