Öykü > Anı
"O Mutlaka Cennet Kapısındaki Melekleri de Neşelendirmiştir. ""
Sürekli konuşuyor ve beni de anılarına çekiyordu. Bir yandan da vitrin camından şekerliğe uzandı. Diğer elinde limon kolonyası vardı. Aslında bilmediğim insandan özellikle şeker alıp yemezdim. Çekinerek reddettim:
Ölüm Arkadaşım
Aralık rüzgarları soğuk,soğuk esiyor.100 tane kaldılar daha 2 gün önce daha 150 tanelerdi.yakında kar yağacak.ilk karla birlikte o gün son yaprakta düşecek .işte o zaman öleceğim şimdi yaptığım sadece ölümü beklemek…
Otogarın Emanetçisi
Şehri, kendimi ve onu “bir” olarak gördüm… Ben o, oldum… O şehir oldu. Ben O’na tutuldum.
Hatalardan Daers Almak
Ulusal ve yerel çeşitli gazetelerde yazdığım makale ve köşe yazılarımdan alıntı.
Yoksulun Gönlü Zengin
Bir poyraz eser ki el ayak şişer, bir kar yağar ki diz boyu.Evimiz aşağı mahallede. İçi yırtık, yıpranmış kitaplarla dolu, örgü çantalarımız omuzumuzda, ayaklarımızda soğukkuyular okula gideriz.
Baraj Yolunun Karşısı
Baraj Yolu iki farklı dünyanın tam ortasında... Bir ekvator. Yolun bu yanı Rıza abinin dünyası öbür yan yavuklusunun. Rıza abim mahalledeki çay bahçesinin sahibi. Daha doğrusu babasından devir aldı, şimdi kendisi işletiyor. Uzun boylu, kalın kaşlı, ela gözlü bir yiğit. Saçlar daim taralı, üst dudakta Ayhan Işık vari
Otobüs
Sıkıntılı bir şubat öğleden sonrası.
Ani bir kararla, kendimi sokağa atmalıyım, diyorum. Çarşıya inmeli, bu arada kütüphaneye de uğramalı diye düşünüyorum. Sırt çantama kütüphaneden kısa bir süre önce aldığım üç kitabı da koyuyorum çıkmadan.
Sevgi Yaşatmak, Aşk Yaşamaktır
sevgi ve aşkı kalkan yapanların sonunu düşünmek bile istemiyorum.
Üç Kafadar
Vira Mavi: Çok az insan gece denize girip de deniz suyunu elleriyle okşayarak oluşan yakamozlara tanık olmuştur. Balıkçıların gece çektiği küreğin etkisiyle yakamozlar oluştuğunu biliyordum. Gece denize bakarken birtakım hareketlerin etkisiyle oluşan yakamozları gözlemlemiştim ama hiç içlerinde olmak aklıma gelmemişti.
Yola Çıktık Bir Kere (2)
Yaz gelince yüklüklere kaldırılan ağır yorganlar gibi gökyüzü de tüm ağırlığını bir sonraki yıl kullanmak üzere kışa bırakmıştı. Gökyüzü açık bulutları ile sere serpe uzanmışlar gibiydi. Onlar da sanki ince bir pikeyi bile kaldıramayacak kadar özgür ve hafif olmak istiyorlardı.
Köyümde Düğün Var (Dı)
"Ve 'Dom!' der davulun
Uzaktan hoş gelen sesi
Ona eşlik eder köyün öbür ucundan duyulan
Zurnanın nefesi
Kedi Deli ve Tren
Zaten kullanım amacı gereği kasvetli, yorgun ve uykulu mekanlardır istasyonlar. Oysa ayrılıklar kadar kavuşmalara da şahittir bu taş duvarlar. Fakat işe hüzün neşeye galip geldiğinden, bir fıçı beyaz boyayı bir bardak siyah gri yapmaya yettiğinden, istasyonlar hep hüzünlüdür. Ağlamalıklı…
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20





