"Şiir, sessizliğin yankısıdır. — Pablo Neruda"

Öykü > Anı

karışık

Abdülbaki Gölpınarlı İle Söyleşim

Odaya giren olmamıştı, ama ben bu kaba davranışa neden olan kişiyi tanımak için hızla kapıya yöneldim. Koridorda küçük bir kalabalık ve en önde yeni tayin olmuş albay, ardında ona yağ çeken her devrin adamı müdür yardımcımızı gördüm. Öfkeyle haykırdım:
Ayı olsa şu kapıyı çalmadan önce bir

olumlu

Rakı Bahanesi

Şehrin iyice dışına çıktık. Arabamız toprak yolda, bir çukura gire, bir çukurdan çıka yol alıyor. Yol kötü ama manzara güzel...

nostaljik

Benim Anam

" Senin yanmayan öpülesi ellerin
Duaya açılırdı bizim için
Toprak kokulu yüzünde
Küçük gözlerinde
Sessizliği sevginin "

üzgün

Karanlık Adam

Köşe başında karanlık bir adam belirdi ..
Etraf sessizdi ..
Sokak bomboştu ..
Ve meydan çöplerin etrafındaki kedilere kalmıştı ..
Yağmur sonrası ağaçların yapraklarından süzülen son damlacıklar olanca gürültüsüyle

karamsar

Ölümün Getirdiği Mektup

Bir sabah işe gitmek üzere çıktım evden ve gözgöze geldim kapının önünde postacıyla bir mektup uzattı hasretimi azad ettim o an beyaz zarfın şahitliğinde.Titriyordu ellerim;üstünde adını görünce tuzlu damlalar yakmaya başlamıştı yanaklarımı ve süzüldü zarfın üstüne,heyecanla hemen açtım zarfı.Nasıl da bilmişti gözyaşlarım düşeceği yeri çünkü ölüm gelmişti bir

üzgün

Sesimi Duyan Var mı? (1. Bölüm)

Yer: İzmit. Tarih 17 Ağustos 1997. Saat 03.00
Omuzumda basın çantası varken ve dışarıda bulunduğum bir anda başladı sarsıntı. Depremin ilk fotoğrafı ve enkazda küçük bir kız çocuğu... Adı Merve... "Sesimi duyan var mı?" çığlıkları arasında kayboluverdi her şey...

olumlu

Hamam Sefası

Kurnadan aldığı bir maşrapa kaynar suyu göbek taşına boca edip deriden yapılmış göbek taşı yastıklarını atıyor ortaya ve bize “Yatın!” diyor. Hayatımda ilk defa bu kadar buyurgan bir ses ve tavır ile karşılaşıyorum ve kuzu kuzu bu aldığım emre itaat ediyorum.

olumlu

Cino ve Binalar

Ufacık şeylerden mutlu olanlara ithafen.
(Cino hakkında bilgisi olmayanlara dair açıklama: cino bir çikolata türüdür. Özellikle 90lı yıllarda çocukluğunu yaşayanlar bu çikolatayı iyi hatırlarlar ve çok severeler. En azından benim için öyle.)

olumlu

Ramazanda İftar Çadırları

Ramazanda iftar çadırları ful şekilde bir hizmet veriyor. Önemli buluyorum yapılan hizmeti fakat hala 20. yüzyılda dünyada toprakları ve kaynakları kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri olduğu söylenen Türkiyenin eğer iyi yöneticeler tarafından yönetilmiş olsa idi bir görenek olmasının dışında o iftar çadırları hiç olmaması gereken yerler olacbilecekti.Umudum

üzgün

Emir Allah'ın

Duydu mu Ceylan? Duymadı belli ki, duyduysa bile bunu belli edecek bir damlacık mecali kalmamış. Araba yolun kıvrımından dönüp te kayboluncaya kadar saçları sulara salınmış bir söğüt dalı gibi olduğu yerde kalakalıyor. Kulaklarındaki ses sürekli kendini yenileyerek halka halka bütün yeryüzünü kuşatıyor sanki Emir Allahın.

olumlu

Cunda Adası'nda Bir Kuşluk Vakti

Ağustos’un ilk günleriydi, sevgilimle Ayvalık’ta buluşacaktık, ben İstanbul’dan, o İzmir’den geldi, Ayvalığın merkezinde bir pastanede buluştuk, kahvaltı ettik. Daha önce kararlaştırdığımız gibi Cunda adasına gitmek üzere yola çıktık.

karışık

İki Ruh'un Güncesi - İlk Sayfa

İçimde iki tane ruh yaşıyor. Biri delinin teki: Herkes diyebilir ben deliyim diye. Ama onu tanıyanlar bir daha bu kelimeyi kullanmaktan kaçınabilir. Ve diğer ruh, ben ona Yürek demekle yetiniyorum. Bir yürekten öte o da bir ruh, ama tarzı dolayısı ile bu lakabı taktım ona.

nostaljik

Mihriban

Her sabah besmeleyle kalkıyorum yatağımdan ve hemen ardından dört aydır olduğu üzere günaydın Mihribanım la. Cevap, cevap yok henüz. Ama bir gün olacak inşallah. Ben günaydın Mihribanım diyeceğim ta yüreğimden. Mihriban kınalı parmaklarıyla dokunacak saçlarıma, sabahın hayır olsun sevdiceğim diyecek. Bu sefer kaçırmayacak yosun gözlerini benden. Ben onun

Başa Dön