"“İdealizm, insanın sorundan uzaklığıyla doğru orantılı olarak artar.” — John Galsworthy (14 Ağustos 1867 doğumlu)"

Öykü > Anı

nostaljik

Kedi Deli ve Tren

Zaten kullanım amacı gereği kasvetli, yorgun ve uykulu mekanlardır istasyonlar. Oysa ayrılıklar kadar kavuşmalara da şahittir bu taş duvarlar. Fakat işe hüzün neşeye galip geldiğinden, bir fıçı beyaz boyayı bir bardak siyah gri yapmaya yettiğinden, istasyonlar hep hüzünlüdür. Ağlamalıklı…

nostaljik

Ressamın Tualindeymiş Sevdiklerim

Boyalı suratlar sıkışmış fotoğraf albümüme,boyası yüzüyle birlikte akmış suratlar...İlk sayfada ben varım;bir kolum havada bir elim boşluğu sarıyor gibi duruyorum,sanki kendi omzuma elimi atıp kendimi sarmışım yıllar boyunca.

nostaljik

Gözlerimdeki Emanet

Yedi tepeymiş İstanbul evvel zaman içinde. Yürekler de fethedilsin diye belki de her tepesine bir muhteşem Cami yapılmış. Şimdilerde adına gökdelen dedikleri göklere meydan okumaya adanmış heyulalar arasında kaybolsalar da hala yüreklerimizin tepelerindeler.

nostaljik

"Bekle Bizi İstanbul"

Haydarpaşa Garının önünde, iskeleye yakın bir bankta, elinde yarım simit, yanında çantası, siyah paltolu bir kadın oturuyor. Gözlerini denizden ayırmadan İstanbul’u dinliyor. Değil gözlerini kapatmak, kırpmak bile istemiyor. Herşeyi nakşetmeli belleğine , daha epey bir süre bu resimlerle oyalanacak.
“Sanki karnımın üstünden geçiyor vapurlar...Ne çok martı

Baba,Hoşça Kal

"BABA, HOŞÇA KAL" - Bir kadının babasının mezarı başındaki duygusal yüzleşmesi. Solgun çiçekler ve kırık anılar arasında, çocukluğun mutlu bisiklet günlerinden, babasının ihanetine uzanan karmaşık bir ilişkinin izleri. Mezarlıktaki bu karşılaşma, yılların birikmiş acısını, özlemini ve öfkesini taşıyan bir veda ritüeli. Geçmişle hesaplaşmanın ve belki de affetmenin eşiğinde

karamsar

Kardelenler de Üşür

Aşka eşkıya çocukların hayatla hiç örtüşmediği kadar sahici yarınsızlıklarına kırptığım ergen yıldızlardan dökülen sağanaksız pırıltıların, bıyıkları yeni terlemiş acemi çocukluğumun ergenlik sivilceleriyle cebelleşmesinden daha acıydı uzaklardan gelen ölüm haberleri.

karışık

Aşkı Gördün Mü?

Seni senden sormanın güzelliği… Sahilde, dağ başında, vadide…
Seninle yaşamanın, dünyaya kafa tutmanın çekiciliğinin o vahşi güzelliği; vazgeçilmez.
Yakamda gül gibi taşırım seni...

karamsar

Ölümlü, Pek Ölümlü

Deniz seviyesinin bile altındaki bu şehir yazan, çizen, üreten insanlarla olduğu kadar, çalan, çırpan, tüketen insanlarla da doluydu. Bense ölmekten başka yapacak hiçbir şey kalmadığından emindim. Ne var ki bu bilgi o kadar acıydı ki çiğneyip, sindirip, sıçamıyordum kendisini bir türlü. Adeta geviş getirir olmuştum kendi kendimi öldürmek

karışık

Meşe Kokusu

Bir çocuğun duyduğu ağaç sevgisini ve koruma mücadelesini anlatan satırlar

üzgün

Melek (Giriş)

Yağmur melekler için ifşa demektir.Yağmurlu bir günde kızını aldıkları zaman o da ifşa olmuştu.Kızını alanlar kanatlarını kestiler halesini boynuna verdiler ve melek düşmüştü

nostaljik

Arnavut Kaldırımlı Sokak

Deniz kıyısında bir şehir... Her nefes alışta çiğerleriniz iyot kokusuyla dolardı sonuna kadar. Deniz hemen karşıda iki adım attınız mı önünüze dikilir. Ben buradayım der hatırlatır kendini...

nötr

Gece Kontrolü

Evlerimize gitmek için hepimiz ayrı ayrı otobüs duraklarımıza yönelirken bile bunu konuşuyorduk. Bu arada ne kadar dolaştığımızı kestiremiyorum, ama şundan eminim ki; yorgunluktan ölüyordum!

karamsar

Çıtı Çıkmayan Şehir

aslolanın hikâyenin içinden geçmek değil, hikâyenin kendisi olmak olduğunu bilmenin de mutlu olmakla ilgisini unutmamak gerek… hikâyelerimizin herhangi bir yerine öylesine kondurabildiğimiz çocuk gülüşlerindeki masumiyetlerin ya da çıkarsız paylaşımlardaki samimiyetin sayısının çokluğu, hayatlarımızın güzel geçtiğinin işareti sayılmalı… insanın geçmişine yaptığı yolculukların durak yerleri kuşkusuz 'iz' bırakan anılarla ilgili…

olumlu

Bir Bağışın Öyküsü

Ödemiş’te çoğu kimse tarafından bilinmeyen bir leylek vakfının varlığını yıllar önce çıkardığımız Ödemiş Efe dergisinde yayımlamıştık. Bu vakfın amacı, çeşitli yollarla yaralanmış ve uçamayacak durumdaki leyleklerin bakımını üstlenmek ve onları iyileştikten sonra göç yollarına salıvermektir.

olumlu

Yengem

Bugünün çocukları yarının büyükleri olacağına göre onlara anılarımızı öyküleştirmenin gereğine inanarak ...!!!

Başa Dön