Adı Ayrılık
Dün seni rüyamda gördüm. Bana gülerek bir şeyler dedin. Ben sana sarıldım .Seni kokladım. Sonra uyandım. Sen yoktun.
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
Dün seni rüyamda gördüm. Bana gülerek bir şeyler dedin. Ben sana sarıldım .Seni kokladım. Sonra uyandım. Sen yoktun.
Aşk ve umutla dolu bir kalbin, sevdiğine kavuşma hayallerini anlatan duygusal bir metin. Rüzgarlı sokaklarda attığı her adımda, iş çıkışlarında, izin günlerinde sevdiğini düşünen bir kalbin özlemini ve bekleyişini şiirsel bir dille aktarıyor.
Her ırmak denizden doğar ve sonunda mutlaka denize kavuşur. Doğum ve ölüm aynı yerdedir. Deniz suyu buharlaşır bulut olur; bulut yağmur olarak yağar; yağmur suları ırmağa dönüşür ve ırmak da denize kavuşur, orada kaybolur gider. Kaybolur gider diyorum, ancak bu kaybolma gerçek kaybolma değildir. Çünkü döngü devam edecek
Akla teslim olmamış, aklı dışlamamış bir sevgi… Rastlamadığı ve rastlamadığın bir güven umudu.
Apaçık, hesapsız kitapsız “Acaba?”lardan uzak sözler…
Konuşulmadan konuşmalar…
Bakmadan bakışmalar…
İzinsiz izinler…
Bu metin, Türkiye'de yabancı göçmenlerin artışı ve toplumsal endişeler üzerine kurgusal bir senaryoyu anlatıyor. Uyarıların dikkate alınmadığı, halkın şikayetlerinin sonuçsuz kaldığı ve zamanla Suriyeli göçmenlerin ülkede güç kazanarak darbe yaptığı distopik bir gelecek tasvir ediliyor. Anlatıcı, bu olayları dedesinden dinlediği bir hatıra olarak aktarırken, göçmenlerin devlet kurumlarına sızması
Akla teslim olmamış, aklı dışlamamış bir sevgi… Rastlamadığı ve rastlamadığın bir güven umudu.
Apaçık, hesapsız kitapsız “Acaba?”lardan uzak sözler…
Konuşulmadan konuşmalar…
Bakmadan bakışmalar…
İzinsiz izinler…
Dünya mıydı bu kadar küçülen yoksa bu koca şehir miydi anlayamadım. İnanamıyordum, günlerdir aradığım adam buradaydı. Benim olduğum yerde.
Telaşıma korkularım eklenmeye başladı. kalkmalıydım hemen harekete geçmeliydim en iyisi bu.
Helin binanın bahçesinde akasya ağaçların altında tek başına oturmuş, ağaçların dallarına konmuş kuş seslerini dinliyordu. Gerçekten kuş seslerini duyuyor muydu bilinmez.
Sevincime ortak tebessümün yaz sıcaklığına dönüşerek, içimi ısıtıyor. Bulutlar dağılıyor, gök kuşağı renk demetini bırakıyor avuçlarıma. Bulutlardan kalan son yağmur damlası düşüyor avuçlarımdan aşağı.
Adında gül sözcüğü tüter gülden ziyade
Her seher kokusundan ilham alır turnalar
Görenler tutkunu ya duyanlar da üftade
Onun adını söyler şarkı diye kurnalar.
Ey aşk, madem ki bana geldin, başım gözüm üstüne, hoş geldin.
Dervişane tabir ile "Haktan ne geldi de biz kabul etmedik." derim, derim de seni kabul ederim.
Hoş geldin sen bana. Ve ne iyi ettin de geldin.
Ben,kaybetmek nedir bilmezdim;ben terk edilen değil daima terk edendim,ben unutulan değil unutandım.Benimle ilgilenmeyecek,bana bakmayacak bir erkek tasavvur edemiyordum. Benim elde etmek için gayret sarf ettiğim bir erkek hiç yoktu.Tabii o hariç…
Sen sevdiğin birinin sesini unutmak nedir, bilir misin? Hayallerinde, rüyalarında bile bir daha onun sesini duyamamak...
Erguvanlar, rengiyle devrana seni anlatacak. Güvercin gerdanlığı demlerde çaylar ayrı bir hazla yudumlanacak. Semaverim, demliğim ve tespihim benimle birlik yollarına bakacak. Hüthütler, güvercinler kumrular gelişini muştulayacak. İklimimde gelişin bayram olacak…
Güneş, alacakaranlığını bırakıp gitmişti. Mars, yüzünün yarısını saklayan Ay’ın peşine düşmüştü. Bu zamanlarda, hep böyle yapar, Ay’a iyice yaklaşırdı. İkisi de göz kırptı, bu garip kuşlara. Onlar da gülerek selamladılar, bu kadim, vuslatsız aşıkları.
Şahıs olarak hedef seçmiyor, sürüp geldiği rotayı kastediyorum. Sosyal güvencenin, amme alacağının
neresinde adalet var. Oy kazanmak adına yok edilen
değerler, emekliler arasındaki ters tepen 40 yıldır,
özellikle Bağ-Kur'da yaşanan eşitsizliği giderecek
intibak yasası nerede? Saygılarımla.
Bazen, bir Nedim gazelinde tebessüm edersin. An gelir Itri’nin tellerinde nağme nağme inlersin. Güzellik seni ihtiva ettiği için mesrur, özetisin sümbülün,lâlenin…/ O yüzden güller lâl,,,,,