Biz Siziz
siz hiç aşkı yaşayıp aşkımmmmm diyemediginiz oldu mu
siz hiç bi sabah uyandgınızda en sevdiginizin haykırışlarını çok uzaklardan duydunuz mu ,sen benim ruh ikizimsin sen bensin diyip çekip gittiniz mi
"Gelecek, sigara içtiğimizde bile bizi yakalar. Ve bazen, bir Pazartesi sabahı gibi kokar." - Woody Allen"
"Gelecek, sigara içtiğimizde bile bizi yakalar. Ve bazen, bir Pazartesi sabahı gibi kokar." - Woody Allen"
siz hiç aşkı yaşayıp aşkımmmmm diyemediginiz oldu mu
siz hiç bi sabah uyandgınızda en sevdiginizin haykırışlarını çok uzaklardan duydunuz mu ,sen benim ruh ikizimsin sen bensin diyip çekip gittiniz mi
Bak Aşk bir duygu yoğunluğudur, mutluluğu, huzuru arayan insan farkında olmadan yüreğinde farklı şeyler hisseder, karşı tarafta bunu hissettiğinde her iki tarafta mutlu olurlar, bunun adı aşktır. Ama bu insanlar birbirlerinden bir şeyler beklerlerse, bu g
Geçmişte gençlerin davranışlarına egemen olan kısıtlayıcı gururun, yaşlılıkta nasıl çözüldüğünü, kaçırılan olanakların nasıl giderilmez bir sızıya yerini bıraktığını küçük bir öykünün dar çerçevesi içinde vurgulamaya çalıştım.
Sigarasından derin bir nefes daha çekti. Sigarası da olmasa ne yapardı?
Sıkıntılı olduğu anlarda en çabuk sarıldığı tek şey oydu. Günde iki, üç paket kadar içiyordu. Arabasını evinin önüne park etti
bi tek biz vardık sokakta o karanlıkta çılgınca çıplak ayaklarımızda asfaltlarda koşuyorduk
farklı yollara ,sanki kaçarcasına sen beni ben seni düşünüyordum sadece koşan bendim ama içim sen
koşan sendin ama için ben
çok kalabalık bir geceydi eglenceli kahkaların çok oldugu
bi gece gülüyorduk kaçamak bakışlarımız dışında
kimsenin görmedigi yerlerde aglıyorduk zamana inat
Bu öyle diğer aşk yazılarına benzemiyor. İçinde biraz ben biraz sen biraz o da yok. Aşk, maşk falan filan... Ya oku işte ya! Ne bakıyosun burayada zaman kaybediyorsun. Gir oku bir an önce. Tamam tamam kızma...
Paragraflar oluşturup birkaç imla hatasını düzelttim
Afiyet olsun...
Kır kahvesinde bekleyen bir aşığın hikâyesi... Her ayın ilk cumartesi günü saat beşte buluştukları özel mekânda, sevdiği kadını bekleyen anlatıcı, geç kalan sevgilisini düşünürken beş yıllık rutinlerini ve bu büyülü mekânı anlatıyor. Ağaçların eşliğinde ulaşılan, doğayla iç içe olan Kamil Usta'nın kahvesinde, su sesi, çiçekler ve paylaşılan anılar
-Böyle şeyi ilk kez yaşıyorum. Çok arkadaşım oldu, konuştum, görüştüm, beni sevdiğini söyleyenler de oldu. Ama hiç kimseye karşı bu kadar yoğun duygu seli hissetmedim. Sabaha kadar seni düşündüm. Sabah seni görebilmek için cama çıktım, görünce çok sevindi
Geminin hareketinden hemen sonra, martıların geri döndüklerini görür Bi../İki kız çocuğunun geminin bulundukları alandaki saç zemini üzerinde zıpladıklarına şahit olur../Bir yandan annelerinin ‘Bu tarafa gelin’ diyerek seslenişini, ve babaları
Bazen gözlerine baktığımda kafasının içine girip, ne düşündüğünü bilmeyi ne kadar istediğimi anlıyor mu acaba?
Ali içerideki kanepeye uzanmıştı... Kalbinde değişik bir sızı vardı. İçin için yanıyordu. Kim bilir, Elif şimdi nasıldır ve ne yapıyordur? Tam o sırada kapı yavaşça açıldı. İçeriye usulca birisi girdi. Bu Eliften başkası değildi Ali'nin kalbi hızla çarpmaya başladı. Nasıl oldu da geldin Elif? diyecek oldu, soramadı. Kelimeler
Benim sevgi anlayışım farklı. Zamanla duygularım olgunlaşır, sevgiyle yoğrulur, sevgi yoğunlaşır aşka dönüşür. Ama şu an için kendi anladığım anlamda bir sevgi ve aşk sözkonusu değil, olamaz da. Sadece sana karşı bir ilgim var, yeterince tanımıyorum, sen
Bir aşkın öyküsü bu;Hayatın savurduğu insanların ,rüzgara karşı durup geriye döndüklerinde yakaladıkları ve oradan devam etmeye çabaladıkları acımasız bir aşk öyküsü.
Veda Tepesi ndeydik, denizin kıyısındaki uçurumun kenarında, büyük zeytinin gölgesindeydik. Sen nasıl gideceğimi sorguluyordun gözlerinle, ben nedenler arıyordum, zamanın akmaması için.
Melisa Kesmez