"Yazmak, yeniden yazmaktır. — Ernest Hemingway"

Öykü > Bireysel

Kırık Bir Evliliğin İçinden: Esra'nın Hikayesi

Sabahın erken saatlerinde uyanıp boş yatağıyla yüzleşen Esra'nın hikâyesi... Bir zamanlar herkesin imrendiği bir evlilik, şimdi yerini derin bir boşluğa bırakmış. Namaz seccadesinde ne dileyeceğini bile unutan, çocukluğundan beri içinde taşıdığı sessizlikle boğuşan bir kadının içsel yolculuğu. Mutluluğun ardındaki görünmeyen çatlakların dokunaklı portresi.

üzgün

Bir Felsefecinin "Bilen Adam" Olarak Portresi

Bu mevsimde bizim oralarda güneş pırıl pırıl parlar; bulutlar yükseklerde, çok yükseklerde uçuş uçuştur, dans eder; hava iğdelerle, ıtırlarla mis gibi kokar, demeyi ne çok isterdim..
Tabiat benim için artık makinelerin yıkımından kurtulabilmiş, ya da ticaret amacı güden makineleşmiş tarımın yeknesak hâle getirmediği “kırlar”ı seyrederken düşüncelere

üzgün

Sanrı

Dalmışım. Büzüldüğüm yerden doğruluyorum. Gözlerim yaşarmış yine; nedensiz. Ne zamandır oluyor. Sebebini bilmiyorum.
Elimle buğulanmış camı şöyle bir silip dışarıyı izlemeye koyuluyorum. Karşı evin oğlu dışarıda top oynamaya çıktı. Arkadaşları da doluştu sokağın ortasına. Maç yapacaklar. Bir keresinde beni de çağırdılar, ama gitmedim. Önceden hiç konuşmazlardı

olumsuz

Beş Yaş Öznesi

...Ötenazinin hoş görülmediği bir kara parçası üzerinde konuçlandığımızı biliyorum ama bazen, fişi çekmek en iyi karardır...

olumsuz

Piraye (2. Bölüm)

“Sonbahar, hep sonbaharlardı beni yıkan. Neden ben? Neden bu kadar çaresiz? Kendimi kendimle bırakabildiğim tek anımı da siz bozdunuz. Kimsiniz siz?”

karamsar

Çirkin

Tek çirkin bendim onlara göre. Bana bakan kendi çirkinliğini unutuyordu sanki.

olumsuz

Beyaz Düş

Mum alevi ışığında, derin duygularının gelgitleriyle boğuşurken yanına yaklaşan Sevda’nın farkına varmamış, öyle ki elinde tutmuş olduğu kadeh de boşalalı uzun zaman olmuştu. Salona girdiğinde, arkadaşının oturduğu masayı görüp yanına doğru yaklaşan Sevda, ilk bakışta tatsız bir şeylerin yaşandığının farkına varmış ve bu durum karşısında nasıl bir tutum

olumsuz

Buharlaşan Gerçek

Çok kısa boylu-belki bu, onu doktor olmaya itmişti-, kalın çerçeveli gözlüklü-belki hastasıyla göz teması sırasında hissettiklerini gizlemesi içindi-, büyük bir titizlikle düzenlenmiş odası-tüm dağınık yaşayan delilere ne kadar 'akıllı' bir birey olduğunu dolayısıyla onların yaşamını da düzenleyebileceğini göstermek içindi- olan bir laborant vardı karşımda. Ha unutmadan başlangıçta onu

üzgün

Senden Bana Arta Kalan

Ademle Havva’dan kalan ayrılık mıdır,yoksa kaybolan bir yalnızlık mıdır bana senden kalan?Tamamlanmadan dudaklarda kalan bir sözcük müdür bana söylemeye çalıştığın?
Geceyi vagonlara sığdırmak,tüm uykularımı sollamaksa niyetin,başardın solladın uykularımı.Yastığımın altında,baş ucumda biriktirdiğim çocukluktan kalma hayallerimi de götürdün giderken.

olumlu

Düşler Aleminde Bir Düşüm

Sorular sorma sende ferman veren padişahlar gibi bana çünkü ne ben o Sinan’ım nede sen o padişah. Bir nedeni var işte her şeyin. Bir düş bir gülüş, bir umut bin mutluluk.

üzgün

Hakkını Helal Et Anne!

Sen göremezsin saçlarına kurdelalar bağladığın kızının büyüdüğünü. Aynaya her bakışımda duyduğum ıstırabı, gözlerimde hiç düşmeyecekmiş gibi duran hüzün bulutlarının verdiği yükü bilemezsin...
Geceleri karanlıktan, yağmurda şimşekten, uykuda kabustan hala korkarım. İlk günkü gibi muhtacım sana aslında..

üzgün

Bahtiyar ve Gül

Orta boylu,buğday tenli başka bir tabirle kılıksız bir adam oturuyordu çınarın dibinde.Ak sakalında oldukça seyrek siyah teller vardı.Hareketten yoksun,cansız gözleri boş boş uzaklara bakıyordu.Bakışlarında ki karanlıkla uzaklara bakan,bir balıkçıyı andırıyordu.Üzerinde uyumsuz kıyafetler vardı.Yanına yaklaştığımda fotoğraf olduğuna inandığım kağıt parçasını yırtık ceketinin iç cebine koydu.Yanına oturdum,o hareketsiz boş gözlerle

korkutucu

Göktaşı

Aklıma gelen ilk şey;
— Keşke bu öyküyü daha erken bitirseydim ya da hiç yazmasaydım, oldu.

Başa Dön