"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Öykü

Beni Ben Olduğum İçin Sevin

İstiyorum ki ailem, onlara dayandığımda bir kale kadar sert,sağlam ve güçlü ;üzgünken de başımı omzuna koyup ağlayabilecek kadar yumuşak olsun.Sadece dinlediğim değil aynı zaman da beni de dinleyen , anlattıklarıma değer veren , ön yargıyla yaklaşmayan bir ailem olsun.

Piyano Göz Yaşları

“Sessizlik hakim garip bir şekilde bu aralar sarayın avlusuna. Ne yeşilliği ve çeşit çeşit gülleriyle övündüğümüz bahçenin tadı, ne de derin derin ürpertisiyle suyunu bir havuza akıtan heykelin gizemi kalmıştı artık. Sessizliğin içine işlediği bir saray avlusu...sessizliği sizin bedeninize takılı kılan bir umutsuzluk ve umursamazlık. Sessizliği...siz yapan gerçeklik.

yazı resim

Kırık Kol ve Oda R

Bayram telaşıyla dolu bir hastane koridorunda, kırık koluyla yardım arayan orta yaşlı bir kadının çaresizliği ve ona el uzatan anlatıcının hikâyesi. Sağlık sistemindeki aksaklıkları ve insani duyarlılığı yansıtan bu kısa öykü, acil serviste "R Odası" gizemini ve hastane kargaşasında kaybolmuş bir hastanın dramını çarpıcı biçimde aktarıyor.

Beytepe'de Nisan

Bahar ona can veren Nisan yağmurlarıyla kendini iyiden iyiye hissettiriyordu. Pencerenin hemen önünde camı açmış oturduğu saldalyeden dışarıyı seyreden genç te öyle hissediyordu ki camı tamamen açmıştı.

Göçümüz Var

Cumartesi yük kamyonu eski evimizde bize ait ne varsa yükleyip getirdi. Her şeyi mi? Asla! Maddi boyutuyla bize ait olanlar geldi belki ama nerede bizim yaşanmışlıklarımız? Gül yüzlü kızımızın bebekliği nerede kaldı, ilkokula başladığımızda hecelerimiz sinmişti duvarlarımıza, eşim askere gittiğinde bir tek o duvarlar şahitti gözyaşlarımıza. Aynı duvarlar,

Ölümlüler

Adamın biri o günün tanrısı olarak belirlenen bir gize, öldürdüğü sinekleri adayacak. Başkaları ise bu durumu görüp sinsice gülecek ve diyecekler ki “ deli!” . İki hecenin içine sıkışacak şehir dediğimiz metal soysuzluk. İffetli bir dulun ağzından çıkan yalan ile de kendi tanrısına adadığı bir genci ölümlüler listesine

Biz Üç Kardeş

Çocukluğumda; hemen heryerde oyun oynayabilirdik. Tarlada, bahçede, harman yerinde, çeşme başında, derede, ırmakta ( çamaşırhanede), samanlıkta bile...Nerde olursa.

Hepmi Acı Hüzün

düşünmek istemiyorum artık ne hayat ne ölüm üstüne mutluluğu beklemekten bıktım sihirli kutular yok sevdiklerin gince zaman saymaktan başka kalan birşey yok nefes aldıkça uyum

Bu Sonbahar Yazmadı Sana...

…bu sonbahar yazamadı sana. Şifreyi çözemedi… Kış geldi… Sonunda olacağı buydu işte.. Tek satırla özetledi:
\- Bütün beyazların suçlusu sensin!.. Şerefine!..

Şarap Parasına Masallar

Aşkın kaybedeni veya kazananı yoktur. Sonunu biraz daha geciktirip, felekten bir kaç ay daha çalabilirdik. Sen her şey yolunda gittiğinde yaşadıkların sanki çok rutinleşmiş gibi algılıyorsun. İlla kavgalarımız, yersiz inatlaşmalarımız, gereksiz küskünlük

Başa Dön