"Dil, varlığın evidir. — Martin Heidegger"

Öykü

Yalnızlığın Senfonisi

Cevapsız kalıyor tüm aramalarım. Beni geçmişine gömüp gittin. Son nefesini verirken gözlerinin önünden geçecek film şeridinden bir kare olmama bile şans vermez belki bilinçaltın. Çirkin görünüşlü fotoğraf albümlerinde sararacak suratım.

Tembellik Manifestosu

"Bu manifesto tarafımdan yazılmıştır. Bir tembelin nasıl bir zahmete girip bu kadar düşünerek bu yazıyı kaleme aldığını varın siz düşünün."

yazı resim

Kırık Bir Evliliğin İçinden: Esra'nın Hikayesi

Sabahın erken saatlerinde uyanıp boş yatağıyla yüzleşen Esra'nın hikâyesi... Bir zamanlar herkesin imrendiği bir evlilik, şimdi yerini derin bir boşluğa bırakmış. Namaz seccadesinde ne dileyeceğini bile unutan, çocukluğundan beri içinde taşıdığı sessizlikle boğuşan bir kadının içsel yolculuğu. Mutluluğun ardındaki görünmeyen çatlakların dokunaklı portresi.

Karanlığa Doğru

Tere bulanmış bir mendil gibi kokardı daima Ömer!İnsanı tuza ve aşka davet ediyordu sanki o koku...Yanında olmasını,tenine dokunmasını.....

Elsa…

“Bağlantıyı kes Elsa” dedi. “Bana mı söylediniz Bay Adam?” Adam kızdı. “Burada başka Elsa var mı?” Elsa güldü. “Az önce vardı, yani var sayılırdı. Değil mi Bay Adam? Artık hep buralarda olacak.” dedi. “Evet öyle. Artık hep buralarda olacak, cadı” dedi, yavaşça.

Tokat ve Cüzdan

Yağmurlu bir gündü. Doğa, göz gözü görmez bir sarhoşluk içindeydi. Abdurrahim sabah yatakta bir külçe olmuş, yatıyordu. Kalkıp, yüzünü yıkamak bile içinden gelmiyordu. Üvey ağabeyi Veysi ile aynı odayı paylaşıyorlardı. Aralarında üç yaş vardı.

Acı Dille Yaşanır

Başını kaldırdı kadın, dizlerinin üstünden. Güçsüz ince bileklerinin arasına aldı sonra başını. Yüzünün yarısını kapladı yıpranmış minik elleri. Acı kanatlandı uçtu ağzından. Kapkara yabansı bir hayvan. Yaralı bir çığlık. Zamanı ikiye bölen orta yerinden; bir ağıta başladı

Kan Fışkırıyor…

Her ne kadar dikkat etsem de, bazen ahşap kapının sesine, engel olamazdım.
Gül bahçesindeydim. Güller o kadar canlı ve renkliydiler ki, kıyamadım.

Acıyı Kaldıramayan Yüreklerin Evi

Etrafıma tüm dikkatimle bakıyordum ve o anda yanıma orta yaşlarda,kır saçlı,mavi gözlü bir abi gelip oturdu.Elini omuzuma attı hiç konuşmadan,peşine yüzümü ve saçlarımı okşadı gülerek.O gözlerini ayırmadan beni süzdükçe suç işlemiş ama saklamış ufak bir çocuğun utangaçlığı dolmuştu içime.Ruhların ve boş bakan gözlerin arasında salınımlardaydı yüreğim.Elimdeki su şişesine

Başa Dön