"Yazarın görevi, görünmeyeni görünür kılmaktır. — James Baldwin"

Öykü

Deborah

O iri, laciver gözleri hiç değişmemişti, yirmi iki yıl sonra, aynı masumiyet, aynı sevgi, aynı şefkat, aynı derinlikte bakıyordu Nüsapel.

Filozof Serkan

Hikayede babasını erken yaşta kaybetmiş ve annesi ile beraber yaşamakta olan Selahattin ile en yakın arkadaşı Serkan'ın başından geçen trajik-komik olay anlatılmaktadır.

yazı resim

Bir Kalkınma Öyküsü

Yıl 1981: 12 Eylül’ün ortalığı tozu dumana kattığı; bir çok devlet memurunun asılsız ispiyonlarla sağa sola savrulduğu acılı günler. Sisli bir Kasım günü hiç beklemediğim kararı duyunca, ister istemez sarsıldım, hıncım bir an öfkeye döndü.

Bir Müzikal Anı

Satış temsilcisi olarak çalıştığım ithal kömür satan firmayı temsilen, geçen yılın haziranında, iç anadoluya dört gün süren bir yolculuk yapmıştım.

Mor Beyaz Çiğdem Tarlaları

Dört mevsim açıp solarken çiğdem çiçekleri,dört mevsimde üç yüz altmış beş gün ne açar ne de solar hasretliğim.Geçer günler;tükenmek bilmeyen,yüreğimi delen asitli özlemin kuraklaştırıp çatlatır topraklarımı ve hayat verecek bir tohumum kalmaz geriye.Yolunu şaşırmış bir arı geçer,son nefesini verir bir kelebek,bir böcek sığınacak gölge arar parelere bölünmüş bedenimde.Gün

On Yaşımızdaydık

Kayıyordu yavaş yavaş ellerimizden bir çocuk henüz on yaşında,bahar tadında yaza bir adım kala.Kürek çekiyordu melekler okyanusa açılan kayıkta üstelik bir de çocuk vardı yanlarında dokuzunu yeni bitirmiş bekliyordu onun kapısında.Şimdi o çocuktan geriye dua edilecek bir mezar bile kalmadı apar topar gömülmüştü hemde kimsenin bilmediği bir yere.O

O'nun Hikayesi

" Bir parçasını yitirmiş gibiydi. Elini yüzüne götürüp alnına dokunmak istedi. Saç tutamlarının arasında gizlenmiş eski bir yara izini arayıp buldu parmakları. Karanlık bir gecenin daha da karanlık sessizliği beyninde çanlar çalmaya başladı. Hıçkırıkl

N'olur Anne,bizde Kurbanlık Alalım

Kurban bayramı gelmekteydi. Komşularımız aldıkları kurbanlıkların sırtlarını ve alınlarını kınalamışlar bahçelerinde, sokakta dolaştırırken biz iki kardeş onlara gipta ile bakıyorduk.
Aklımızdan geçen “acaba babam bizede kurbanlık alacakmı ?” sorusuydu.

Başa Dön