"“Deprem değil, bina öldürür; ama biz binayı suçlayacak kadar bile sağlam değiliz.” — Aziz Nesin (kurgusal)"

Öykü

Uzaktan Bakacaktım

Sen bana birazcık bekle dersin,o cümleyi kullandığın anda anlarım göğsümdeki stepne yüreği,benden önce bir sevda uğramıştır limanına ve izlerini taşır iskelen.Sen o izleri silmeye çalışırsın bense sana yardım etmeye.Kabul etmezsin yardım teklifimi,sen etmedikçe uzar gider bekletilmişliğim.

yazı resim

Yandım Selim ve Bıçkın Osman - 3

Ünlü kolbaşı Afet Fatma`nın meşkhanesiydi burası. Ahu dilber iken çengilik yapmış, nice canları aşk ateşi ile kavurmuş ve hatta başka bir söylenceye göre de hislerine karşılık bulamayan birkaç delikanlı kendini asmıştı. Yaşlanıp feri sönmeye başlayınca hususi meşkhanesini kurmuş, gündüzleri musiki ve raks dersleri, akşamları da eğlenceler düzenler olmuştu.

Uykumda Sevemiyorum Seni

Bir tek uykumda sevemiyorum seni,gözümü açar açmaz resmini arıyorum yatağımda,önce alıp göğsüme basıyorum sonra sayısız buseler.Ayaklarım değiyor yere,iki ayağım birden;o an anlıyorum seni daha da sevebilmek daha da yaşatabilmek için hayata direnmişliğimi...Duvardaki saate takılıyor gözlerim;akrep kaçarken yelkovan kovalamakta,her altmış beş dakikada bir buluşmaları.O buluşmadaki hasretle sarılışları,akrebin başının yelkovanın

Mavi Kurt

Zaten bu insanlar da, atalarını arada akıllarına getirirler belki ama uzun uzadıya kafa yormaz, geçmişin bir sis bulutundan öte bir şey olmadığına inanırlardı. Gelecek, kaygı barındırmayan bir kopyaydı. Sadece bir önceki güne ait bir kopya, daha öncesine değil işte. Böyle olunca da, geçmişle gelecek, daraşmalık aralıklarda bir taraftan

Aziz Misafir

Evet biri bekleniyordu,bir şey bekleniyordu.Bu kadar çok bekleniyordu çünkü yanında sevinç getirecekti.O kaldığı sürece hüzün olmayacaktı bütün yapraklar dökülse dahi.Misafir ağırdı.Öyle ya ta günler öncesinden başlamıştı hazırlık.Önce evlerin önü süpürüldü.Hüzün getirdiğine inanılan sararmış yapraklar göz önünden kaldırıldı birer birer.Herkes o kadar neşeliydi ki bütün dertler unutulmuştu.

Dilemma 6. 45

İçsel bir kavga.
İkilem ve tereddüt olarak bireyin zihninde vücut bulmuş bir kavga.
Öyle ki, gündelik ve küçük bir detaymış gibi görünen bu kavga, çoktan Mr. Ticktock'un yaşam konsepti haline gelmiştir.

Erken Final

...
Midem sızlamaya başlıyor. Midemde kocaman bir yara var benim, tıbbi terimlerin açıklayamayacağı ve hatta keşfedemeyeceği kocaman bir yara. Yalnızca olmayan acılar, sancılar çekerken sızlayan bir yara. Kıvranmaya başlayacağımdan korkarak gözlerimi hızla çekiyorum kitaplıktan. Pencereye takılıyorum bu kez. Gördüğüm şey ufak bir pencereden herkesin görebileceği kadar

Başa Dön