Çocuk Kalabilmek
çocukluğunuza yada imrendiğiniz anlarınıza döneceğiniz bir öykü umarım okumaktan keyif alırsınız...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
çocukluğunuza yada imrendiğiniz anlarınıza döneceğiniz bir öykü umarım okumaktan keyif alırsınız...
Akşehir ve Çocukluğuma dair anılarda kalanlar...
Akşehir deresi suskun akar, geçmişin mayıslarından arta kalan son selleriyle, İğdeli Dede’nin güneybatı yönündeki eski kale kalıntısının altındaki Yazıcı Köprüsünde coşarak ve derenin kıyısına inen her sokak boyunca yüksünmeden devşirdiği eski ve mağrur bir tarihin izlerini de yanına katarak…
YZ
Geminin hareketinden hemen sonra, martıların geri döndüklerini görür Bi../İki kız çocuğunun geminin bulundukları alandaki saç zemini üzerinde zıpladıklarına şahit olur../Bir yandan annelerinin ‘Bu tarafa gelin’ diyerek seslenişini, ve babaları
İlber Ortaylı
Öyle güzel öyle güzeldi ki Efes ve doğa ve hayat ve hayallerim…
/Kalkıp mutfağa geçer ve kendine bir limon daha doldurur..Bu arada kesik kesik öksürükleri devam etmektedir..Fakat müziğin sesine karışıp giden bir havada pek duyulmamaktadır..'Al bakalım Güray efendi..N'oldu sen sizinkiler meselesinden bahsediyordun..'/
Veda Tepesi ndeydik, denizin kıyısındaki uçurumun kenarında, büyük zeytinin gölgesindeydik. Sen nasıl gideceğimi sorguluyordun gözlerinle, ben nedenler arıyordum, zamanın akmaması için.
İçme suyumuzu Sucu Emir getiriyor. Cam damacasının kurşun mühürünü özenle söküyor, sonra da Kavacık Menba Suyunu boca ediyor topraktan yapılmış, toprak renkli küpümüzün içine. Ancak gün gelecek, genel naylonlaşmadan Sucu Emir'in damacanaları da paylarını alacak ve yerlerini bu günkü plastik su bidonlarına bırakacaklar, ama daha o zamanlar biz
bir parkta annesini bekleyen, sokak adamının hikayesi...ve sarhoş kusmukları, naraları, işemeleri
gölgesinde beklenen güzel yüzlü aydınlık kadın...anne
Saf güzellikleri zorluyor hayat. Ne yapacaklarını bilemiyorlar ve kimsenin umurunda değiller. Tüm bu acı ve karmaşanın ortasında, serseme dönmüş, yolunu kaybetmiş ve vazgeçmekten başka bir şey düşünemez halde, bir hiç uğruna ölüyorlar, sokaklarda.
Orhan Pamuk