"Edebiyat, gerçeğe eklenen bir yalandır. — Carlos Fuentes"

Öykü

Güneşe...

İşte bende oldum olası bu tarz, karanlık sokaklarda dolaşmaktan keyif alırım. Sadece sizden farklı olarak her geceye hüzünle başlarım. Ve gecenin sonunda kendimi dertlerimden kurtulmuş, hafiflemiş olarak hissederim

Yusuf'u Kuyudan Kim Çıkarır?

Yusuf ki, bakıpta görmediğimiz... Yusuf ki; görüpte, kendi ar gömleğimizi iç fistan diye giydiğimiz için, gözümüzü sızıyla yumduğumuz... Yusuf ki, kuyularda kalabilen, Yusuf ki, kuyuların öz çocuğu... Yusuf ki, kuyulardan çıkmanın yegane vesilesine meftun... Yusuf ki, münacat eden sabr-ı cemil ile... Yusuf ki, su ile yaren... Suya hasret

Şeftali Çiçekleri

Üzerine bir yıldırım düşmesi tehlikesi vardı elbette. Ne kadar yükseklere çıkarırsa kafasını bu olasılık da o ölçüde artıyordu. Sonuçta yıldırımın da bir yerlere düşmesi gerek, öyle değil mi? Buna karşı kimsenin elinden bir şey gelmez, ağacın bile.

Son Mektup

Güzeldin,
Önce bu yanın çekmişti beni kendine, büyülü bir yanı vardı gözlerinin, bakmaktan alıkoyamazdım kendimi. Bilmezdin sana olan zaafımı hayran hayran bakardım sana sen dostça sanırdın.
Saatlerce bıkmadan anlatır doğru dürüst hiçbir kelimeni dinley

Hıdrellez

Zobadın üstünde üken aluminyum bir güğüm, bir kumgan birövde kişikiy kazan bardı. Kişikiy kazanda suvdun işinde birköp cımırtga bardı.
Zoba odadın kirişinde, kapıdın savunda, duvardın tibindeydi. Astında ekigen bir muşamba cayılıydı. Üstü paslangan eski bir zobaydı bu. Aldında fırınının kapağı bardı.
Oda üken bişiy

Başa Dön