Tarımcı Türkiyem Benim
Mera demişler hayvancılar yakmış ormanları. Tarla açacağız demişler yakmışlar ormanları
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse görmez, kaybedersen herkes görür." - Franz Kafka"
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazanırsan kimse görmez, kaybedersen herkes görür." - Franz Kafka"
Mera demişler hayvancılar yakmış ormanları. Tarla açacağız demişler yakmışlar ormanları
Biliyor musun seni kendi yerime koyup kendi sorunlarımı çözmeye çalışmaktan da bıktım artık.
Senin bana ne kadar uzak bir kendinin olduğunu düşünsen de bana o kadar yakınsın ki..
YZdurakta sadece bir genç kız vardı. Islak giysilerimden utandım, ondan olabildiğince uzak bir köşede durdum. İçimden söylediğim şarkılar, yavaş yavaş neşeli olmaya başlıyordu ki, kızın ağladığını fark ettim, üzüldüm ama güldüm. Nasıl tarif etsem, hani "buruk gülüş" derler ya işte öyle. Kendi kendime "Al başına, bir gariban âşık
Selim İleri
Romen göçmeni, Alman Yazar Herta Müller'in ilginç bir öyküsü.
Van Gogh’un mutsuzluğunun çevresindekiler tarafından anlaşılamamaktan kaynaklandığı söylenir hep. Melankolisi ve uyumsuzluğu duyduğu yalnızlıktandır . Bunlar hakkında yazılanlar. Şimdi sadece bir günlüğüne bile olsa kendimi onun yerine koyma fırsatı bulmuşken yazılanların ne kadar eksik olduğunu görüyorum. Van Gogh bir açıdan şanslıdır, çünkü gördüklerini tuvale aktarabilir. Resim, onun bir
ben, zaman makinesi araştırma ve geliştirme ünitesinde asistan olarak çalışıyordum. yüzyılı aşkın bir zamandır bu aletin icadıyla alakalı teoriler, araştırmalar yapılmıştı ve biz gelinebilecek son noktaya geldiğimize inanıyorduk.
Buradaki küçük kiraz ağacını yetiştirmek için çok uğraşmıştım.
Koltuğun üzerinde öylece oturmak bile sorgulamayı çağrıştırdı içinde. Sonra düşündü Zehra Hanım; ne vakit bitecekti bu koca göbekli adamın horultusu diye… Ama bu konunun üzerinde çok da durmadı… Aldı eline örgüsünü, uçları sivri uzunca 2 metal değneğin; örgü şişlerinin birbirine çarpış seslerine aldırmadan, sanki dünyanın en önemli sanat
Seher rüzgârı misk kokulu eser. Seherlerde pencerelerini açık tut. Alnına dökülen saçların açıldıkça, o güzel saçlarının kıvrımlarından ciğerlerine gül kokusu yayılır. Sana gelen yolun konaklarında nasıl istirahat edebilirim ki?
insan hayatta kaç kez gerçek sevgiyle karşılaşır?yada kaç kez gerçek sevgiye yaklaşabilir?sevginin, paylaşmanın,aşkın değeri neyle ölçülebilir?yada kim sevdiğini sonsuza kadar bekleyebilir?bitmek tükenmek bilmeyen bir sevginin öyküsü bu...
Bizimle kalanlar "hep mahzun ve güzel kaldılar"...
Yorgundu...Otobüs boştu neredeyse. Yağmur çiseliyordu. Mayıs’tı..
Mahir Ünsal Eriş